10. Hukuk Dairesi 2024/9026 E. , 2024/12881 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/587 E., 2024/88 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk D…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9026 E. , 2024/12881 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/587 E., 2024/88 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ereğli Abdurrahim İlkokulunda 2006 yılının Eylül ayıda okulların açılması ile okulda temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, aralıksız olarak 2013 yılının Nisan ayına kadar çalıştığını, asgari ücret ile çalışan müvekkilinin hakları ödenmeden işten çıkarıldığını, okula özürlü personel verilmesi üzerine okul müdürünün işten 2 kişinin çıkacağını söylediğini, işten çıkarıldıktan 1 hafta sonra haklarının ödeneceğinin söylenmesi üzerine okula giden müvekkili ve eşine bir kağıt imzalatılmak istenmesi üzerine imzadan imtina eden müvekkili ve eşini odaya kilitlendiğini, eşinin kavga çıkarmasından korkan müvekkilinin okumadan bu kağıdı imzalamak zorunda kaldığını, son 6 sene ana okulu hazırlık kısmında çalışan müvekkilinin yaz aylarında işe çağrıldığını, müdür ve diğer personele yemek ve çay yaptığını, büro ve temizlik işlerinde çalıştığını, maaşı düzenli ödenmeyen müvekkilinin çalışmalarının da eksik gösterildiğini, davayı, kıdem, ihbar, izin ve maaş alacağı için belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, keza müvekkilinin 2006 yılı Eylül ayından 2013 yılı Nisan ayına kadar sürekli çalışmasına rağmen sigortasının eksik gösterildiğini belirterek, işçilik alacağının akdin feshinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, 2006 yılından itibaren 2013 yılı Nisan ayına kadar Nisan ayı dahil sürekli çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş işçi alacağına yönelik davası tefrik edilmiştir. II. CEVAP Davalı Bakanlık vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; okula hizmet satın almak ve sosyal güvenlik primi ödemek okul aile birliğinin görev ve yetkisinde olduğunu, okul aile birliğinin husumet ehliyetinin bulunduğuna dair Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararını ibraz ettiklerini, bu konuda herhangi bir tasarrufu bulunmayan Milli Eğitim Bakanlığının hasım mevkiinden çıkarılmasını talep ettiklerini, davacının 16.04.2013 tarihli ibranameyi zorla imzaladığının iddia edildiğini, bunun doğru olmadığının tanık beyanları ile ortaya çıkacağını, davacının 15.06.2010 tarihli dilekçesinde 13.01.2010-15.06.2010 arasında çalıştığını ve haklarını aldığını ve işten ayrılmak istediğini beyan ettiğini, bu beyanın nazara alınmasını talep ettiklerini beyanla, davanın usul yönünden reddine, bunun kabul görmemesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 30.12.2008 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiğini ve 15.04.2013 tarihine kadar çalışmalarının bildirildiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkilinin feri müdahil olduğunu bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli ve 2019/141 E., 2021/383 K. sayılı kararı ile "1-Davacı vekili tarafından açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile Bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan 13.04.2021 havale tarihli raporda, bilirkişinin belirttiği şekilde, davacı ...'nın davalı Abdurrahim İlköğretim Okulunda ...'ya bildirilen çalışma süreleri dışlanarak; 08.09.2008-30.09.2008 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 23 gün, 01.03.2009-12.06.2009 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 51 gün, 24.09.2009-30.09.2009 dönemindi bildirilmeyen hizmetinin 7 gün, 01.03.2010-18.06.2010 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 53 gün, 20.09.2010-30.09.2010 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 11 gün, 01.03.2011-17.06.2011 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 81 gün, 17.09.2011-30.09.2011 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 12 gün, 01.03.2012-08.06.2012 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 58 gün, 19.09.2012-30.09.2012 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 12 gün olmak üzere toplam 850 gün çalıştığının ve çalıştığı bu sürelerin Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin tespit isteminin reddine, bilirkişi raporunun karar ekinden sayılmasına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Bakanlık vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemce verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanları dikkate alınarak rapor hazırlandığını bu doğrultuda hüküm kurulduğunu, raporun eksik hatalı ve usulsüz olduğunu belirterek, kısmen kabul kararının kaldırılmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerin mevzuta uygun olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik, hatalı ve usule aykırı olduğunu belirterek, kararın kurum lehine kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2023 gün, 2021/1734 E. - 2023/459 K. sayılı kararı ile "...Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, davacının 30.12.2008-15.04.2013 tarihleri arasında çalışmaların kısmi olarak çoğunlukla ayda 15 gün olmak üzere Öğretmen Abdurrahim İlköğretim Okulu Müdürlüğünden bildirildiği anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından, davacının davalı okulda tam gün süre ile hizmetli olarak çalıştığı sabit olup, Mahkemece hüküm fıkrasında davacının hangi tarih arasında kaç gün eksik günü olduğunu ayrı ayrı yazarak toplam 850 eksik bildirildiğini belirtmiş ise de hükümde yazılan tarihler arasındaki gün toplamının 850 gün olmadığı, bu hatanın Mahkemece bilirkişi raporunu hatalı değerlendirerek eksik diğer günleri hüküm fıkrasında belirtmemesinden kaynaklandığı, istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenlerine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine " karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 11.09.2023 gün, 2023/6454 E., 2023/7963 K. kararında; "... somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplama yapılmış, birinci seçenekte, davacının tanık anlatımlarına göre okul kapandıktan bir hafta sonra çalışmayı bıraktığı, okul açılmadan bir hafta önce çalışmaya başladığı kabul edilerek, kuruma bildirilen hizmet süreleri de dışlanmak suretiyle tespit edilecek eksik gün sayısı tablo halinde gösterilmiş ve bu durumda davacının 913 gün hizmetinin bildirilmediğinin kabulünün gerekeceği ifade edilmiştir. Raporda yer alan ikinci seçenekte ise, davacının sadece okulların açıldığı ve kapandığı tarih aralığı ile sınırlı çalıştığı kabul edilirse " ilk tabloda belirtilen diğer dönemler aynı kalmak kaydıyla " ve "ilk tabloda belirtilen diğer dönemlerde değişiklik yapılmaksızın" sadece (\*) işareti konulan dönemlerin raporda belirtilen şekilde değiştirilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu durumda tespiti gereken hizmet süresinin 850 gün olacağı ifade edilmiştir. İlk Derece Mahkemesi bilirkişi raporunun ikinci seçeneğini esas alarak hüküm kurmuştur, ancak mahkemenin bilirkişi raporunu hatalı değerlendirmesinden dolayı hüküm bölümünde davacının toplam 850 gün çalıştığının tespitine karar verildiği belirtildiği halde hükümde gösterilen tarih aralıklarında prim ödeme gün sayısı toplamının 308 gün olduğu görülmektedir. Bu haliyle hükmün infazının şüphe ve tereddüt uyandıracağı, HMK 297 nci madde hükmüne aykırı olduğu anlaşıldığından" sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 1- Davanın kısmen kabulü ile Bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan 13.04.2021 havale tarihli raporda, bilirkişinin belirttiği şekilde, davacı ...'nın davalı Abdurrahim İlköğretim Okulunda ...'ya bildirilen çalışma süreleri dışlanarak; 08.09.2008-30.09.2008 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 23 gün, 01.10.2008-30.11.2008 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 60 gün, 01.12.2008-31.12.2008dönemindi bildirilmeyen hizmetinin 28 gün, 01.01.2009-23.01.2009 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 08 gün, 09.02.2009-28.02.2009 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 05 gün, 01.03.2009-12.06.2009 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 51 gün, 24.09.2009-30.09.2009 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 07 gün, 01.10.2009-31.12.2009 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 75 gün, 01.01.2010-22.01.2010 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 07 gün, 08.02.2010-28.02.2010 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 06 gün, 01.03.2010-18.06.2010 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 53 gün, 20.09.1010-30.09.2010 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 11 gün, 01.10.2010-31.12.2010 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 73 gün, 01.01.2011-18.01.2011 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 03 gün, 14.02.2011-28.02.2011 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 15 gün, 01.03.2011-17.06.2011 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 81 gün, 19.09.2011-30.09.2011 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 12 gün, 01.10.2011-31.12.2011 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 90 gün, 01.01.2012-20.01.2012 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 02 gün, 06.02.2012-29.02.2012 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 09 gün, 01.03.2012-08.06.2012 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 58 gün, 17.09.2012-30.09.2012 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 12 gün, 01.10.2012-31.12.2012 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 75 gün, 01.01.2013-25.01.2013 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 10 gün, 11.02.2012-28.02.2013 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 18 gün, 01.03.2013-30.04.2013 döneminde bildirilmeyen hizmetinin 28 gün, olmak üzere toplam 820 gün çalıştığının ve çalıştığı bu sürelerin Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin tespit isteminin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, verilen hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, verilen hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu beyanla, davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ve davalı ile fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf ve temyiz edilen ilk kararda 08.09.2008-30.09.2012 tarihleri yönünden hizmet tespitine yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmediği göz önünde bulundurulmaksızın bu defa bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde Mahkemece 08.09.2008-30.04.2013 tarihlerinde çalışıldığına ilişkin tespit kararı verilerek önceki karardan daha fazlasına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca 2008/12. ay yönünden 15 gün bildirimi bulunan davacı hakkında 28 gün hizmet tespiti yapılarak ayda 30 gün süreyi aşacak şekilde karar verilmesi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.