11. Hukuk Dairesi 2009/1008 E. , 2010/3631 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.11.2007 tarih ve 2006/66 - 2007/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı avukatları ..., ..., ...ile davalı asil ve avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bu…
**11. Hukuk Dairesi 2009/1008 E. , 2010/3631 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.11.2007 tarih ve 2006/66 - 2007/485 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2010 gününde davacı avukatları ..., ..., ...ile davalı asil ve avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, özelleştirme kapsamındaki % 49,29 oranındaki Erdemir T.A.Ş. hisselerinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın yaptığı açık ihalede en yüksek fiyatı veren davacı OYAK'a 2.960.000.000 USD bedel üzerinden ihale edildiğini, ihalenin kazanılmasının ardından davacı tarafından ihale şartnamesine uygun olarak Erdemir T.A.Ş. Hisselerini devralmak üzere Ataer A.Ş. adıyla bir şirket kurulduğunu ve yine ihale şartnamesi gereğince Erdemir T.A.Ş. hisselerini satın alacak Ataer A.Ş.'ne ortak olması için Lüksemburg Hukuku'na göre kurulmuş Arcelo S.A. Şirketi ile ön mutabakat sağlandığını, tüm kamuoyu tarafından bilinen vakıalara karşın Türkiye genelinde yayınlanmakta olan "Star Borsacı" adlı dergide 08.01.2006 tarihinde davalı ... tarafından "Ereğli'de Çağrı Olacak mı?" başlıklı yazıda ve yine aynı derginin 29.01.2006 tarihli sayısında yayınlanan "Mittal, Arcelor'u alırsa Erdemir Yabancıya Geçer" yazı içeriğinde, 19.01.2006 tarihinde CNBC-E adlı televizyon kanalında "Piyasa Kanalı" adlı programda "Erdemir'de Çağrı Yükümlülüğü Değerlendiriliyor" konusundaki söyleşiye konuk olarak katılmak suretiyle davalının gerçeğe aykırı ve mesnetsiz olarak açıklamalar yapılarak, halka açık bir şirket olan Erdemir T.A.Ş.'nin borsada işlem gören hisselerinin değerini etkilediğini, davalının bu şekilde yatırımcıları ve davacı OYAK'ı maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını, davalının gerçekle bağdaşmayan, mesnetsiz, aynı zamanda haksız rekabet teşkil eden yazı ve açıklamalarının davacının kişilik haklarını ve ticari itibarını ağır şekilde zedelediğini ileri sürerek, ıslah yolu ile haksız rekabetin tespit ve men'ine, 5.000.000.-YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin yazmış olduğu yazıların tamamının küçük yatırımcıların hak ve yararlarının korunması amacına dayanmakta olup, yatırımcılara haklarını ve haklarını kullanma yollarını açıklamaya çalışan yazılar olduğunu, müvekkilinin dava konusu açıklamalarının hiç birisinin asılsız ve mesnetsiz olmadığını, bu açıklamaların davacının ticari itibarını ve saygınlığını zedeleyen açıklama olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı beyanlarının, haberin verilişi bakımından gerekli olan değerlendirme ölçüsünü aştığı, davacının ticari itibarını zarar verici bir seviyeye ulaştığı, davacının ihale bedelini ödeme bakımından mali kudreti bulunmadığını gösterir bir delil de sunulmadığı, TTK'nun 56 ve 57. maddelerine göre başkasının mali iktidarı hakkında hakikate aykırı malumat vermenin de haksız rekabet olduğu, davalının beyan ve açıklamalarının, basın özgürlüğü sınırlarını aşan davacı şirketin mali durumunu, ticari itibarını ve saygınlığını zedeleyici, yanıltıcı ve küçük düşürücü, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, manevi tazminatın koşullarının oluştuğu, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna varılarak, haksız rekabetin tespit ve men'ine, takdiren 4.000 YTL manevi tazminatın 19.01.2006 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel medya bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. Dava konusu olayda davacı, davalı ...'in 08.01.2006 tarihli “Star Borsacı” adlı dergide “Ereğli'de çağrı olacak mı?” başlıklı yazıda davacının mali durumu hakkında yanıltıcı bilgi verildiğini iddia etmiştir. Star Borsacı adlı derginin 08.01.2006 tarihli sayısında davalı ““Ancak hayat hiçbir zaman beklendiği gibi gerçekleşmiyor. Oyak çok doğal olarak 3 milyar dolara varan toplam satış bedeli için ancak 1.6 milyar dolarlık satınalım finansmanı (accuisition financing) adıyla kredi sağlayabildi. Ödemenin rahat yapılabilmesi ve geleceğe yönelik kolaylıklar bakımından Oyak sonunda dünyanın en büyük demir çelik şirketlerinden biri olan Arcelor ile ortaklık kurmaya karar verdi.” biçiminde anlatımlara yer vermiştir. Mahkemece, dava konusu edilen yazının bütünü dikkate alındığında, “ kredi sağlayabildi” ifadesinin, “davacının ticari itibarının 3 milyar dolarlık kredi teminine yeterli olmadığı” ifadesi olarak yorumlanamayacağı gözetilerek, davanın tümü ile reddedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.