11. Hukuk Dairesi 2012/1017 E. , 2012/3874 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2009 gün ve 2001/177-2009/267 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/09/2011 gün ve 2010/1066-2011/10248 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d…
**11. Hukuk Dairesi 2012/1017 E. , 2012/3874 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2009 gün ve 2001/177-2009/267 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/09/2011 gün ve 2010/1066-2011/10248 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde hesap açtırarak hesaptaki paranın sadece dönemsel olarak işleyen faizlerini almaya başladığını, davalı banka çalışanı ...'nun müvekkiline hesabın üçer aylık dönemler halinde yenilendiğini belirterek müvekkilini kandırmak, genellikle de eksik faiz ödemesi yapmak suretiyle müvekkilinin ana para ve faizden oluşan mevduatını usulsüz işlemlerle zimmetine geçirdiğini, aynı bankanın başka bir şubesinden alması gereken faiz miktarını hesaplattıran müvekkilinin durumdan şüphelenerek ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, yapılan soruşturmada şahsın müvekkili ile birlikte bir kısım banka müşterilerinin hesaplarından usulsüz işlemler ile para çekerek zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini, davalı banka müfettişlerinin soruşturması sonucunda "...'ın hesabında 10.05.2000 tarihinde 6.610.000.000 TL bulunması gerektiği"nin tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.610.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının banka müfettişine “...'nun hesabından para çekmeye yetkili olduğunu” belirterek bankalarından herhangi bir talepte bulunmadığını beyan etmesi üzerine soruşturmanın kapatıldığını, davacının bankadan herhangi bir talepte bulunmayacağına ilişkin beyanı ile dava hakkını yitirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının zimmet suçlamasıyla yargılanan banka çalışanı ...'nun teyzesi olduğu, davacının yeğenini korumak için banka müfettişine yeğeninin hesaptan para çekme yetkisinin bulunduğunu söylemesi ve bankadan herhangi bir talepte bulunmadığını belirtmesinin teknik anlamda bir ibraname veya vazgeçme olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 12.09.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 5,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 15/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.