12. Ceza Dairesi 2013/11013 E. , 2013/31257 K. Mahkemesi : Fatih 3. Asliye (İstanbul 42. Asliye) Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 75/1. maddeleri ile TCK'nın 62, 53/1-2, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; Kültür Bakanlığı adına ...'nü temsilen Hazine vek…
**12. Ceza Dairesi 2013/11013 E. , 2013/31257 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Fatih 3. Asliye (İstanbul 42. Asliye) Ceza Mahkemesi Suç : 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 75/1. maddeleri ile TCK'nın 62, 53/1-2, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; Kültür Bakanlığı adına ...'nü temsilen Hazine vekilince davaya katılma talebinde bulunulduğu ve anılan talebe atfen şikayetçinin katılan olarak kabulüne karar verildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. 1-Sanık ... ile ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Kolluk kuvvetlerince, sanıkların içinde bulundukları ... şüphe üzerine durdurularak, içerisinde yapılan arama sonucu suça konu korunması gerekli kültür varlıklarının ele geçirildiği, Sanık ... olay günü alınan ilk beyanında; araçta bulunan eserlerin kendisine ait olmadığını, bir buçuk yıldır tanıdığı sanık ...'ın kendisine, Düzce ilinde Yığılca köyünden bir şahsın elinde eser olduğunu söylediğini, kendisininde sanık ... ile giderek bu eserlere baktığını, daha sonra sanık ...'ın bu eserleri alarak İstanbul'a götürmelerini söylemesi üzerine, kendisinin de kiralamış olduğu ... plakalı ... ile sanık ...'ın tanıdığı, ancak kendisinin tanımadığı şahıslar tarafından aracına yüklenen eserleri sanık ... ile birlikte İstanbul'a getirdiklerini, bu eserlerin kime ve ne kadara satılacağını bilmediğini, Sanık ... ...'i de İstanbul da bilmediği bir adresten aldıklarını ve beraber Fatih ilçesine gittiklerini, buluşacakları şahıs ile sanık ...'ın irtibat kurduğunu beyan ettiği; Sanık ...'ın ise soruşturma aşamasında olay günü alınan ilk beyanında; suça konu eserlerin sanık ...'a ait olduğunu, bu eserlerin kimden ve nasıl alındığın bilmediğini, 04.02.2010 tarihinde sanık ...'ın kendisini telefonla arayarak elinde tarihi mermer ve kırık parça bulunduğunu, Düzce iline gelmesi gerektiğini söylemesi üzerine Düzce iline gittiğini, kendisinin sevk ve idaresindeki ... ile eserleri İstanbul iline getirdiklerini, şoförlük aşamasında herhangi bir para konuşmadıklarını, sanık ...'ın kendisine belli bir miktar vereceğini söylediğini, eserlerin kime ve ne kadara satılacağını bilmediğini, araçta bulunan sanık ... ...'i de iki yıldır tanıdığını bu sanığıda Pendik - Kurtköyden aldıklarını ve sanık ... ...'in bu eserlerden bilgisi olduğunu, Fatih ilçesi Millet caddesi üzerinde ... Pastanesi'ne giderek buluşacakları şahsa eserleri göstereceklerini beyan ettiğini, her ne kadar sanıklar çelişkili beyanlarda bulunmuş iseler de her iki sanığın anlatımlarına göre; adı geçen sanıkların Düzce ilinden ele geçirdikleri ve İstanbul ilinden satımı konusunda anlaştıkları eserleri fikir ve eylem birliği içerisinden Düzce ilinden İstanbul iline birlikte götürdükleri, sanıklar ... ve ...'ın Fatih ilçesinde oturan ve kim olduğu dosya kapsamından anlaşılmayan kişi yada kişiler ile kültür varlıklarının satımı konusunda telefon ile anlaştıkları, beyanlara göre Fatih İlçesindeki ... Pastanesi'nin önünde buluşacakları, olaydan haberdar olup diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinden olan ve İstanbul İlinde ikamet eden sanık ... ...'i de araçlarına alarak olası alıcılarla görüşmek üzere yolda seyir halinde oldukları sırada kolluk kuvvetlerince yakalandıkları dikkata alındığında, suça konu eserlerin niteliği ve ticarete konu edileceğini bilen sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde söz konusu eserleri ticari amaç ile satışa arz ettikleri ve eylemlerinin bu haliyle tamamlandığı gözetildiğinde, tebliğnamedeki sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığını belirten görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; a-Sanıklar hakkında tayin edilen 600 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL den hesaplanması sırasında 12.000 TL yerine 1200 TL olarak ve yine bu cezadan TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 10.000 TL yerine hesap hatası yapılarak sonuçta 1000 TL olarak eksik ceza tayini, b-Adli para cezasının hesaplanması sırasında TCK'nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, c-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre 1100 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1000 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmolunması, Kanuna aykırı olup, sanıklar ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm bölümünün 1. paragrafındaki “1200 TL “ ibaresinin “12000 TL” olarak, 2. paragrafındaki “1000 TL” ibaresinin “10000 TL” olarak değiştirilmesi; hükmün 2. paragrafındaki “günlüğü” ibaresinden önce “TCK'nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi; hükmün vekalet ücretine ilişkin paragrafındaki “1000 TL “ ibaresinin “1100 TL” olarak değiştirilmesi ve hükümdeki usul ve Kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 2-Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; Sanık ...'ın İstanbul ilinde satışa konu edilecek kültür varlıklarının niteliğini bilerek ve satılır ise para kazanmak düşüncesi ile eyleme iştirak ettiği, ancak satılacak kişinin kendisi tarafından bilinmemesi ve diğer sanıkların bu konudaki eylemlerinden haberdar olmaması karşısında sanıklar ... ile ...'ı buluşma yerine götürmek üzere giderken yolda yakalanmaktan ibaret eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeksizin sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması; Kabul ve uygulamaya göre de; a-Sanıklar hakkında tayin edilen 600 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL den hesaplanması sırasında 12.000 TL yerine 1200 TL olarak ve yine bu cezadan TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken 10.000 TL yerine hesap hatası yapılarak sonuçta 1000 TL olarak eksik ceza tayini, b-Adli para cezasının hesaplanması sırasında TCK'nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, c-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre 1100 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1000 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmolunması, Kanuna aykırı olup, sanık ... ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA; 27.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.