11. Hukuk Dairesi 2023/5038 E. , 2024/6840 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/603 Esas, 2023/606 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/353 E., 2021/23 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar
**11. Hukuk Dairesi 2023/5038 E. , 2024/6840 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/603 Esas, 2023/606 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2018/353 E., 2021/23 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ün müdür olduğu dava dışı Ergazi Yapı Mühendislik İnş. Ltd. Şti ile müvekkili arasında 01.08.2017 tarihinde sözleşme yapıldığını, müvekkilinin, inşaat işleri bedeli olarak işveren müvekkili davalının müdür olduğu yüklenici firmaya 1.034.276,75 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı tarafından bahsi geçen işe ilişkin yapılan bütün ödemeler banka kanalı ile yapıldığını, müvekkili ile davalının müdürü olduğu firma arasında yapılan anlaşma imza altına alınırken davalının teminat senedi istediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıya 07.03.2018 düzenlenme tarihli 04.08.2018 vade tarihli 280.000,00 TL tutarlı teminat senedi verdiğini, müvekkilinin tarafların sözleşme ile imza altına aldığı bedeli hatta daha sonradan ek masrafların da çıkması ile imza altına alınan bedelden çok daha fazlasını davalı tarafın müdür olduğu şirkete ödediğini, dolayısıyla müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davalının ise müvekkilinin ödemelerini bitirmiş olmasına rağmen söz konusu senedi iade etmeye yanaşmadığını, müvekkilinin davalıya bu senetten dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek davacının bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini, bononun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığına senedin teminat senedi olduğuna dair sözleşmede bir ibare bulunmadığını, yapılan işle ilgili müvekkilinin herhangi bir hukuki sorumluluğu veya şahsi sorumluluğu olmamakla birlikte yüklenici şirketin yapımını üstlendiği inşaat işlerinin projeye uygun ve eksiksiz olarak yapıldığının ve davacıya teslim edildiğine dair 09.04.2018 tarihli inşaat teslim tutanağının düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, senedin teminat amacı ile verildiğine dair bir sözleşme hükmü bulunmadığı gibi senette de teminat olarak verildiğine dair bir kaydın bulunmadığı, davacı tarafın takip ve dava konusu senedin teminat senedi verildiğini iddia etmiş olup ispat külfeti kendisine düşen davacının dava konusu senedin teminat senedi olduğunu yazılı delille ispat etmesinin gerektiği, davacının usulüne uygun delillerle dava konusu senedin teminat senedi olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı lehine tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının senedin bedelsiz olduğu iddiasını kesin delillerle kanıtlayamamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı, ne var ki İlk Derece Mahkemesince verilen ve uygulanan bir tedbir bulunmadığından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın ve tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince verilen ve uygulanan bir tedbir bulunmadığından 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığı gerekçesiyle davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının alacağını ihtiyati tedbir dolayısıyla geç alması gereklidir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince 06.08.2018 tensip ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu kararın Kırıkkale 3. İcra Müdürlüğünün 2018/2764. E. sayılı icra takip dosyasında uygulandığı Kırıkkale 3. İcra Müdürlüğünün 27.08.2018 tarihli karar tensip tutanağından anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı alacaklının alacağına kavuşması 27.08.2018-30.01.2019 tarihleri arasında tedbir sebebiyle önlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemecesince bu yön gözetilmeden davalı lehine tazminata hükmedilmemesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. SONUÇ: Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3-b) numaralı bendinde yer alan “Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine” ibaresinin çıkartılarak yerine “2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4 maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si olan 56.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.