2. Hukuk Dairesi 2025/7057 E. , 2026/2171 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1342 E., 2025/1855 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından boşanma davasının kabulü, karşı dava talepleri yönünden karar verilmemesi, kusur belirlemesi, kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi, çocuk için takdir edi…
2. Hukuk Dairesi 2025/7057 E. , 2026/2171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1342 E., 2025/1855 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından boşanma davasının kabulü, karşı dava talepleri yönünden karar verilmemesi, kusur belirlemesi, kadının reddedilen yoksulluk nafakası talebi, çocuk için takdir edilen nafaka miktarı, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat, kadının reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı erkek tarafından davalı kadına karşı evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın vekili tarafından yukarıda belirtildiği şekilde temyiz talebinde bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince kadına yüklenen ve gerçekleşen kusurların yanında yapılan yargılama, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarına göre erkeğin de kadına sürekli fiziksel şiddet uyguladığı, en son ayrılığın da erkeğin kadına fiziksel şiddet uygulaması ile başladığı, bu nedenle erkeğe, kadına fiziksel şiddet uygulama vakıasının kusur olarak yüklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. O halde gerçekleşen bu kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tarafların eşit derecede kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu kadının tam kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre daha az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Hal böyleyken İlk Derece Mahkemesince kadının tam kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre erkek yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. 4.Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Toplanan delillerden; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda kusuru daha ağır olmayan davalı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki "hakkaniyet ilkesi" de dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi gereğince uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ile erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası talebi ile erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.