11. Hukuk Dairesi 2016/7562 E. , 2018/2636 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.11.2015 tarih ve 2014/207-2015/985 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2016/7562 E. , 2018/2636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.11.2015 tarih ve 2014/207-2015/985 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili müvekkili ...'nın diğer müvekkili ... Yemek Şti.'nin %50 hissesini davalının eşi ...'dan satış protokolü ile aldığını, satış protokolünde şirketin eski piyasa, banka ve vergi dairesi borçlarının ödenme yükümlüğünün davacıya bırakıldığını, bu borçların ödenmesi amacıyla teminat olarak müvekkili ...'nın icra takibine konu senetleri davalıya verildiğini, satış protokolünde belirtilen tüm borcun müvekkilleri tarafından ödendiğini, teminat senetlerinin iadesinin gerektiğini, buna rağmen senetlerin iade edilmeyerek icra takibine konu edildiğini, senetlerin tamamında malen kaydının bulunduğunu, satış protokolünde satış bedelinin 150.0000,00 TL, nakit ve 120.000,00 TL cari ödeme olmak üzere toplam 270.000,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından toplam 351.457,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca şirket borçlarından gelen icra ödemelerinin de ödenmeye devam edildiğini, müvekkilinin senetler dolayısıyla borçlu değil alacaklı duruma geldiğini ileri sürerek müvekkillerinin söz konusu icra takiplerine konu yapılan senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, müvekkilleri aleyhine yapılan icra takiplerinin iptaline, davalının kötü niyetli olması dolayısıyla %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin eşi....'ın ... Yemek Bilg. Öz. Sağ. Tem. Taş. İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'deki hisselerini almak isteyen davacı ... ile varılan mutabakat gereğince adı geçenin hisselerinin davacıya devri ile bir kısım şirket borçlarının tasfiyesi amacıyla taraflar arasında 28/12/2012 tarihinde protokol akdedildiğini, protokol hükümlerine göre davacılardan ...'ın hisse devir bedeli olarak 150.0000,00 TL ile ... Şti.'nin 28/12/2012 tarihine kadar doğmuş bulunan 3 kişilere olan 120.000,00 TL borcu ödenmeyi kabul ve taahhüt edildiğini, protokol hükümleri doğrultusunda müvekkilinin hisselerinin ...'ya satılıp devrettiğini, davacı ... tarafında hisse bedelinin nakden ödenmeyeceğinin beyan edilmesi üzerine her biri 15.000,00 TL olmak üzere 10 ayrı bono ile toplam 150.000,00 TL'lik bono verildiğini, protokole ek olarak düzenlenen 03/01/2013 tarihli ek protokol ile demirbaşlar ve vade farkı yönünde çeşitli vadelerde 7 ayrı bono ile toplam 40.000,00 TL'nin ödenmesinin kararlaştırıldığını, dava dilekçesinde dava konusu yapılan senetlerden 4 adedinin hisse devri için verilen 15.000,00 TL'lik senetler olup diğer 3 senedin demirbaşlar yönünden ek protokol ile verilen toplam 21.000,00 TL bedelli senetler olduğunu, senetlerin şirket hisse devri ve demirbaşlara karşılık verilmesi sebebiyle malen kaydı düşüldüğünü, senetlerin teminat olarak verildiği yönündeki davacı iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafça protokol doğrultusunda yapılan toplam ödeme miktarını 142.610,22 TL olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. -/- Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ... 8. İcra Müdürlüğünün 2013/9773 Esas - 2013/6444 - 2013/7739 Esas - 2013/6537 Esas sayılı dosyalarında takip konusu edilen 7 adet senedin teminat senedi olduğuna yönelik iddianın davacı tarafça usulüne uygun yazılı deliller ile kanıtlanamadığı, senetlerin taraf defterlerinde kayıtlı olmaması hususunun kambiyo senedi niteliğindeki senetlerin hükümden düşürülmesine sebep olamayacağı, senetlerin teminat senedi olduğuna yönelik davacı tarafça yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, taraflar arasında düzenlenen hisse devir protokolü kapsamında verilen bonolardan bir kısmının icra takibine konu edilmesi üzerine davacının borçlu olmadığının tespiti davasıdır. Dosya kapsamından taraflar arasında, davalının kefil olduğu hisse devrinden başka bir akdi ilişki bulunmadığı anlaşılmaktadır. Devir protokolü uyarınca devir bedeli 150.000 TL'ye karşılık 10 adet 15.000 TL'lik, daha sonraki tarihte de vade farkı ve demirbaşlar için toplam 40.000 TL tutarında 7 adet bono tanzim edildiği ihtilafsızdır. Davacı dava konusu ve icra takibine konu olan 7 adet bonodan bir kısmının devir bedeli için verilmiş olan bonolardan olup bunların teminatı amaçlı verildiği ve borcun ödendiği gerekçesiyle de teminat senetlerinden borçlu olmadığı iddiasında bulunmuş ve hatta dosya kapsamındaki beyanlarında taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında fazla ödemesi de bulunduğunu bu nedenle de alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda taraflar arasındaki ilişkinin tümüyle değerlendirilerek protokol hükümleri ve verilen bonolarla, yapılan ödemeler nazara alınarak davacının yaptığı ödemelerden bonolardan mahsubu gereken miktar olup olmadığı varsa ne miktar olduğu belirlenerek buna göre menfi tespit talebinin değerlendirilmesi ve ilişkinin tümüyle irdelenerek sonuca varılması gerekirken sırf teminat senedi beyanına dayalı olarak yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.