11. Hukuk Dairesi 2011/7260 E. , 2012/14081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/08/2010 tarih ve 2009/172-2010/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/7260 E. , 2012/14081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/08/2010 tarih ve 2009/172-2010/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, davalılar ... ve ... dava dışı Ana Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin % 50'şer oranında hissedarı iken aralarında anlaşamamaları, davalı ...'ın ortaklıktan ayrılmak istemesi, ancak şirketin en az iki ortağının bulunmasının gerekmesi nedenleriyle ...'ün 16.08.2005 günü 1/100 hissesini kendisine, 49/100 hisesini ise 50/100 hisse sahibi davalı ...'e sattığını, davalılar devrin geçici olduğunu, kısa bir süre sonra kendisine satılan hissenin geri alınacağı ve keyfiyetin pay defterine işlenmeyeceğini söylemiş iseler de ortaklığının 13.05.2008 tarihinde ticaret sicilinde ilan edildiğini öğrendiğini, devrin pay defterine işlenmesine ilişkin karar altındaki imzanın tarafından atılmadığını, kararın dayanağı olan tescil ve ilan işleminin da hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, 20.05.2005 tarih ve 2005/1 sayılı karar ile bu sahte işlem dayanarak yapılan tescil ve ilan işleminin iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sicil Memurluğu vekili, yasa çerçevesinde işlem yapıldığını savunmuştur. Davalı ..., hisselerin geri alınmak üzere satıldığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalılardan ..., olayın davalı ...'la alakası bulunmadığını, ...'ın tüm payını satmak istemesi üzerine davacıya 1 hisseyi onun üzerine almayı, daha sona bir ortak bulacağını ve davacının da hissesini bu kişiye devredeceğini teklif ettiğini, davacının hissesini bu şekilde satın aldığını, ancak daha sonra ortak bulamadığını, davaya konu kararı kendisinin imzaladığını, davacının ise imzalamadığını beyan etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, muvazaalı satıştan söz eden davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı, TTK'nun 520. maddesinde sayılan koşullardan noter satışı ve paydaşların ¾ çoğunluğunun muvafakatı şartlarının gerçekleştiği, davalı ...'in tek başına muvafakati % 100 olacağından iptali istenen ortaklar kurulu kararında davacının imzasının bulunmamasının kararı geçersiz hale getirmeyeceği, söz konusu kararla keyfiyetin pay defterine işlenmesine karar verildiği, defter sunulmamış ise de bunun devrin pay defterine işlenmediğini göstermeyeceği, sonradan işlenmesinin dahi mümkün olduğu, pay satışının geçerli kabul edileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Emredici mahiyetteki mülga 6762 sayılı TTK'nun 520. maddesi uyarınca geçerli bir pay devrinden sözedilebilmesi için imzası noterce tasdik ettirilmiş yazılı bir devir sözleşmesi, bu devrin şirkete bildirilerek pay defterine işlenmesi, ortaklardan en az dörtte üçünün devre muvafakat etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması şarttır. Maddede sözü edilen bu üç işlemin bir arada bulunması gerekmekte olup davacı tarafça bunun gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, pay defterinde kayıt bulunmadığı ispatlanmış olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.