4. Hukuk Dairesi 2010/965 E. , 2010/13460 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Elektrik Dağ. A.Ş aleyhine 24/04/2008 gününde verilen dilekçe ile elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 06/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili …
**4. Hukuk Dairesi 2010/965 E. , 2010/13460 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Elektrik Dağ. A.Ş aleyhine 24/04/2008 gününde verilen dilekçe ile elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 06/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a)Davacılar, balkondan aşağıya televizyon kablosu sarkıtan küçük ... ... ...'nun elektrik çarpması nedeniyle vücudunda yanıklar oluşacak, sağ kolunun bir bölümü ile sol ayağının bir parmağının kesilmesine yol açacak biçimde yaralandığını belirterek, davalının maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir. Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacılardan ... ... ...'nun sürekli iş göremezlik zararı, olay gününden başlayarak hesaplanmıştır. Olay günü on yaşında olan adı geçen, o yaşta eylemli olarak çalışıp gelir elde edemeyeceğinden, yerel mahkemece benimsenen 21.05.2009 günlü bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi, zararın başlama tarihi yönünden uygun görülmemiştir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacı ... ... ...'nun sürekli iş göremezlik zararının küçüğün çalışma yaşı olan on sekiz yaşını tamamlamasından sonraki dönem için hesaplanması gerekirken, yerinde olmayan bilirkişi raporuna göre yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b) Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Olayın gelişim biçimi ve günü, tarafların kusur oranları, ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan ... ... ... yararına takdir edilen 75.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Yerel mahkemece adı geçen davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; davacıların tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.