3. Hukuk Dairesi 2016/5569 E. , 2016/9888 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde tarafların 1992 yılında evlendiklerini,
**3. Hukuk Dairesi 2016/5569 E. , 2016/9888 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde tarafların 1992 yılında evlendiklerini, müşterek çocuklarının olmadığını, davalının, davacıya ilgisiz davrandığını, evlilik birliğinin gerektirdiği görevleri yerine getirmediğini, ... Aile Mahkemesinin ... sayılı dosyasında davacı aleyhine açtığı boşanma davasının reddedildiğini belirterek , aylık 2.000 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen nafakaları ödeme gücünün olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir . Mahkemece; tarafların fiilen ayrı yaşadıkları, davalının açtığı boşanma davasının reddedildiği, .... Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davacı için aylık 400 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, ancak kararın kesinleşmesi sebebiyle nafakanın kalktığı anlaşıldığından, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının, davalının maddi desteğine ihtiyacı bulunması ve daha önce hükmedilen nafaka tarihinden itibaren geçen süre , davalının hastalıkları dikkate alınarak, davacı için aylık 450 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4721 sayılı MK.nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilir. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. ./.. -2- Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dinlenen tanık beyanlarından davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılmış; davacı kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; Türk Medeni Kanunu'nda eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacakları hükme bağlanmıştır. Bu bağlamda tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin "ekonomik güçleri" ile müşterek yaşam sırasında davalının eşine sağlamış olduğu yaşama düzeyi dikkate alınmalıdır. Mahkemece; yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ile; davacının ev hanımı olup gelirinin bulunmadığı, kardeşinin yanında kaldığı, üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkulunun bulunmadığı, davalının ise ... kadrosundan emekli olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; mahkemece, davalı eşin kolluk araştırması yaptırılmamıştır; ayrıca davalının gelir durumunun tespitine yönelik hükme esas alınan belgede davalıya yapılan tüm sosyal hakları içermemektedir. Bu itibarla, davalının ortalama aylık kazancının ve sosyal haklarının tespitine yönelik ilgili birimlere müzekkere yazılması gerekirken; davalının sosyo – ekonomik durumu tam olarak tespit edilmeksizin eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir . Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş; davalının sosyal ve ekonomik durumu yeterince araştırılarak, hasıl olacak sonuca göre ...nun 4.maddesi uyarınca hakkaniyet ilkesi de gözetilerek, davacı kadının ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda nafaka takdiri yoluna gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir . SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...