10. Hukuk Dairesi 2025/1369 E. , 2026/834 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2140 E., 2022/2663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/486 E., 2022/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırla…
10. Hukuk Dairesi 2025/1369 E. , 2026/834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2140 E., 2022/2663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/486 E., 2022/126 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 06.12.2007 tarihinde ... sürücü ... sevk ve idaresindeki 41... plakalı araç ile davalı ... ...'a iş yerinde ve işini yapar iken çarparak onun ömür boyu sakat kalacak şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, kaza neticesinde sorumlular hakkında Gebze 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/566 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını ve davalılardan ...'a mahkumiyet verildiğini, işbu davada alınan 03.07.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre iş bu kazada çekici sürücüsü ... asli kusurlu, .... Şirketi 1. derecede asli kusurlu, ... ... San. A.Ş.'de 3. derecede asli kusurlu sayıldığını, davalılardan ... Sigorta Şirketi, ... Sigorta ünvanı ile 41... plakalı aracı ... poliçe no.lu poliçe ile trafik sigortası ile sigortaladığını, diğer davalı ... ise aynı aracı 2...6 5 no.lu poliçe ile kasko sigortası ile sigortalandığını, davalılardan ...’ın 41... plakalı aracın maliki ve işleteni olduğu için onun hakkında da dava açıldığını, davacıya ... ... ve ... Hastanesinden verilen 02.02.20 11... no.lu özürlü sağlık kurulu raporuna göre %40 oranında sürekli özürlü raporu verildiğini, davacının gelirinin SGK kayıtlarında belli olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 2.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 125.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan, 75.000 TL manevi tazminatın ... ... San. A.Ş.'den, sigorta şirketlerinden ise poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekilince, 29.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi dilekçesi ile maddi tazminat talebi 90.911,53 TL olarak artırılmıştır. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu kazaya karışan 41... plakalı vasıtaya ilişkin olarak davalı şirket nezdinde 16.06.2007 - 16.06.2008 başlangıç ve bitiş tarihli 2...6 5-4 no.lu kasko sigorta poliçesi bulunmakta olduğunu (Ek/1 poliçe) bu poliçede yer alan İMMS (ihtiyari mali mesuliyet sigortası) teminatı ise ancak olay tarihi itibarıyla cari olan ZMMS poliçesi teminatı limitinin bittiği yerden yani ZMMS limitlerini aşan bir zararın varlığı halinde devreye girebileceğini ve poliçe limitiyle sınırlı kalacak nitelikte olduğunu, iş bu dava ile talep edilen tutarın ZMMS poliçesi ile verilen teminat hadlerinin altında kaldığı düşünüldüğünde (ZMMS poliçe teminat limiti kaza başına 80.000 TL olduğunu) davalı şirketin sorumluluğunu gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, sorumluluğu doğan aracın öncelikle trafik sigortasına başvurulmasının esas olduğunu, ilgili talebin trafik sigortası limitlerini aşması halinde, ancak o takdirde aşan kısım için ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına başvuruda bulunulabileceğini, beyan etmiştir. Davalı ...Ş. cevap dilekçesinde, kaza nedeniyle davalının herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, rücu talebini içeren ve delil listesinde yer aldığı bildirilen hiçbir belge dava dilekçesi ile taraflarına tebliğ edilmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış zararların giderilmesi esasına dayalı olduğunda davacının meslekte kazanma güç kayıp oranı ve sigorta gelirlerine hak kazanıp kazanamayacağı hususunun SGK mevzuatına göre belirlenmesi gerektiğini, bu konunun ön mesele yapılmasını ve davacının Kuruma müracaatının sonucunun beklenmesini, Kurumun alacağı kararlara karşı itiraz haklarını saklı tutulmasını talep ettiğini, olay nedeniyle SGK’nın açtığı rücu davacı Gebze 2. İş Mahkemesinin 2009/1022 E. 2011/826 K. İlamı ile karara bağlandığındı, karara yüksek mahkemece onanarak kesinleştiğini, verilen kusur oranını kabul etmemekle birlikte bu davada Mahkeme davalı asil işverenin %10 oranında kusurlu olduğunu kabul ettiğini, davalının makul ölçü kriterine uyan tüm tedbirleri aldığını, beyan etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, hadiseye sebep olduğu ileri sürülen 41... plakalı araç davalı şirkete ... ... no.lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sigorta olup, ancak ve ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının maluliyet oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine gönderilmesin talep ettiğini, 2918 Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır” şeklinde düzenlendiğini, 27.08.2011 tarihli resmi gazetede yayımlanan Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde ise “trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşların sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (...) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır” şeklinde düzenleme bulunduğunu, bu düzenlemede tedavinin gerektirdiği zararların SGK tarafından karşılanacağının belirtildiğini, ayrıca geçici iş göremezlik ödeneği 5510 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereği istirahatleri süresince SGK tarafından sigortalılara ödendiğini, kanun hükümler gereği, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderleri taleplerinin borçlusu ve muhatabı ... olduğunu, meydana gelen trafik kazası iş kazası niteliğinde olduğunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21. maddesi gereği “İş kazası…üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir” hükmü haiz olduğunu, beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince "Davanın kısmen kabulü ile 1.Maddi tazminat olarak; -26.345,74 TL'nin kaza tarihi olan 06.12.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sanayi A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine. -43.909,57 TL maddi tazminat talebi hakkında davalılar ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, -... Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine, -.... San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, -Maddi tazminat asıl alacak miktarı olan 43.909,57 TL'nin kaza tarihi olan 06.12.2007 ile dava tarihi olan 12.07.2013 tarihleri arası işlemiş yasal faiz tutarı olan 22.141,25 TL nin davalılar ... ve ... dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebinin reddine, 2.Manevi Tazminat olarak; -Davalı ...Ş. yönünden davanın reddine, -Davalı ...yönünden davanın reddine, -Davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. Yönünden davanın açılmamış sayılmasına, -Davalılar ... ve ... yönünden; 12.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.12.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, 3.Davalı ... Sanayi A.Ş. yönünden; 7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.12.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Sanayi A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... San.A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...runda ile davalı asıl işveren (... A.Ş.) ile kazalının hizmet akdiyle bağlı çalıştığı alt işveren müessesesinin (...ve .... ...Sanayi ve ... Ltd. Şti.) müştereken toplam %30 oranında kusurlu oldukları, ( bu kusurun % 10 ' nun davalı işveren ... A.Ş.' den geriye kalan % 20' kusurun alt işveren ...ve .... .... Sanayi ve ... Ltd Şti'den kaynaklandığı veya bunların ayrı ayrı kusurları olduğu), 41... plakalı aracın sürücüsü davalı ...' ın % 50 oranın da kusurlu olduğu, 41... plakalı araç sahibi davalı ...' ın kusursuz olduğu, sürücü ...'ın işvereni davalı .... .... Sanayi ... Ltd Şti'nin kusursuz olduğu, davalı ...Ş.' nin kusursuz olduğu, davalı ...Ş.' nin kusursuz olduğu, kazalı ...'ın % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davalı ...Ş. kendilerine izafe edilen kusur oranına itiraz etmiştir. Somut olayda, sigortalı ile davalı işverenin kusur durumlarının tespiti için alınan kusur bilirkişi raporunun ehil ve konusunda uzman bilirkişiler tarafından tanzim edildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin raporun kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gibi dosya kapsamına, delil durumuna ve somut olayın meydana geliş şekline de uygun olduğu, davalıya izafe edilen kusur oranının tarafların somut olaydaki yükümlülükleri ile de örtüştüğü ve kusur oranının hakkaniyete uygun olarak tasnif edildiği, bilirkişi raporunun tarafların görev ve sorumlulukları ile kusur oranlarının belirlenmesi açısından dosya kapsamı ile örtüştüğü, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin 02.08.2016 havale tarihli rapora itibar edilerek karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Hesap bilirkişi ...tarafından düzenlenen 18.04.2018 havale tarihli bilirkişi ek raporu ile davalı asıl işveren ... A.Ş. ile dava dışı alt işveren ...'in müştereken toplam %30 oranında, kazalı işçinin %20, sürücü ...'ın ise %50 oranında kusurlu oldukları, toplam zarar miktarının 87.819,15 TL olduğu ile davalı ...'ın kusuruna denk gelen tutarın 43.909,57 TL, davalı ...Ş. ile ...şirketinin müşterek %30 kusuruna denk gelen tutarın 26.345,74 TL olduğunu, ibraname kapsamında faiz yönünden asıl alacak olan 43.909,57 TL'nin kaza tarihi olan 06.12.2007 ile dava tarihi olan 12.07.2013 tarihleri arası avans faizinin 46.962,52 TL olduğu, sonuç olarak; %30 müşterek kusurlu davalı asıl işveren ... Şirketi ile dava dışı alt işveren ..., şirketin müşterek kusurlarına denk gelen 26.345,74 TL ile olay tarihinden işleyecek faizi ile ... Sigorta A.Ş. sigortalısı 41... plakalı araç sahibi ... (araç sahibi işleten olarak kusura dayanmayan sorumluluğu bulunan) ile araç sürücüsü ..., araç sürücüsünün %50 kusuruna denk gelen 43.909,57 TL'nin kaza tarihi olan 06.12.2007 ile dava tarihi olan 12.07.2013 arası avans faizi miktarı 46.962,52 TL faiz ile sorumlu olacağı yönünde tespit ve hesaplamalarda bulunulduğu görülmüştür. Davalı ... Sanayi A.Ş. davanın müşterek müteselsil sorumluluk esasıyla açılmadığı belirtilmesine rağmen dava dışı alt işverenin %20 kusur payına tekabül eden tazminattan da asıl işverenin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuş ise de kazalı davacının ... A.Ş. firmasına ait limanda ...ve .... ...Sanayi ve ... Ltd. Şti. firmasına hizmet akdiyle bağlı olarak çalışmakta olduğu esnada iş kazası geçirdiği, davalı asıl işveren (... A.Ş.) ile kazalının hizmet akdiyle bağlı çalıştığı alt işveren müessesesinin (...ve .... ...Sanayi ve ... Ltd. Şti.) müştereken sorumlu oldukları toplam %30 oranında kusuruna denk gelen tutarın 26.345,74 TL'den sorumlu tutulmasında hata bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı, diğer davalılar ve sigorta şirketleri yararına reddedilen manevi tazminatı alacağı bakımından ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesine itiraz etmiştir. Dairemizce yapılan incelemede; ... A.Ş., ... ve ... yararına takdir olunan vekalet ücretinin bu davalılara yöneltilen manevi tazminat davasının kısmen reddedilmiş olması sebebiyle, sigorta şirketleri yararına takdir edilen vekalet ücretinin ise sigorta şirketlerinin poliçelerinde manevi tazminattan sorumlu olmadıklarının anlaşılması sebebiyle reddedildiği belirlenmiştir. Birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmelidir. Dolayısıyla diğer davalılar ile sigorta şirketleri hakkındaki manevi tazminat isteminin reddi farklı hukuki sebeplere dayanmakta olduğundan, sigorta şirketleri ile diğer davalılar bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesinde isabetsizlik yoksa da aynı sebepten kaynaklanan red nedeniyle sigorta şirketleri yararına tek vekalet ücreti takdir edilmesi yerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Açıklanan nedenle davacının bu yöndeki itirazı haklı bulunmakla ret sebebi ortak olan davalılar ... Sigorta A.Ş. ile davalı ...Ş. lehine tek vekalet ücretine karar vermek gerekmiştir. Davacı hükmolunan manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüş ise de manevi zarar adı ile talep edilecek ve Mahkemece hükmedilecek manevi tazminat tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu ilkeler ışığında, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, maluliyet oranı ve olay tarihi dikkate alındığında davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarında hata bulunmamaktadır...." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.