3. Ceza Dairesi 2022/7686 E. , 2024/984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/530 E., 2021/941K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin biri
**3. Ceza Dairesi 2022/7686 E. , 2024/984 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/530 E., 2021/941K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2018/31 Esas, 2020/152 sayılı Kararı ile sanık hakkında ''devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme'' suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/530 Esas, 2021/941 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1- Kararın usule ve kanuna aykırı olduğuna, 2- HTS kayıtlarındaki ses analizine ilişkin tevsi tahkikat taleplerinin reddedilerek eksik inceleme sonucu karar verildiğine, 3- Teşhis işlemlerinin usule ve hukuka aykırı olduğuna, hükme esas alınamayacağına, 4- Sanığın atılı suçları işlemediğine ve mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, 5- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin ''devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme'' suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Sanık hakkında müşteki ... D.'ye yönelik temadi aşamasındaki ''yağma, mala zarar verme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma'' eylemlerine müştekinin getirildiği yerde silahlı şekilde beklemek suretiyle katıldığı kabul edilmesine rağmen yazılı şekilde beraat hükümleri verilmesi; birleşen iddianameye konu Silopi ve Cizre ilçelerinde farklı tarihlerde meydana gelen molotoflu, mayınlı, roketatarlı eylemlere katıldığı kabul edilmesine rağmen meydana gelen ölüm ve yaralanma sayısı kadar ''öldürme ve öldürmeye teşebbüs etme'' suçlarından iştirakinin niteliğine göre hukuki durumunun ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde bir kez ''öldürmeye teşebbüs etme'' suçundan hüküm kurulması; ayrıca sanığın kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçunu ''tasarlayarak'' işlemesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca da cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın sübutu kabul olunan Silopi ve Cizre İlçelerinde meydana gelen hendek olaylarında silahlı faaliyet gösterdiği, silahlı nöbet tuttuğu, güvenlik güçlerine yönelik molotoflu, roketatarlı, mayınlı eylemlere katıldığı şeklinde tezahür eden eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenerek, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların vasfı tayin edildiği, savunmaların inandırıcı gerekçelerle reddedildiği, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında ''devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs etme'' suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.12.2021 tarihli ve 2021/530 Esas, 2021/941 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.