1. Hukuk Dairesi 2008/7580 E. , 2008/10484 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, ortak miras bırakan babası ...’nın 689 ve 2965 parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dai…
**1. Hukuk Dairesi 2008/7580 E. , 2008/10484 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ, TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Davacı, ortak miras bırakan babası ...’nın 689 ve 2965 parsel sayılı taşınmazlarını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini ileri sürerek, payı oranında iptal ve tescil isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “....davacıya tescil davası açmak konusunda önel verilmesi açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken....” gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak muvazaa olgusunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 2965 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan tarafından 14.07.1980 tarihli akitle davalıya satış suretiyle temlik edildiği, murisin temlik tarihinde varlıklı bir kişi olup satma ihtiyacının davalının da alım gücünün bulunmadığı akitte gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında açık fark olduğu, esasen taraflar ile tanık beyanlarından da devrin bedel karşılığı olmadığı sonucuna varılmaktadır. Nevar ki, davalı miras bırakanın temlik sırasında denkleştirme amacı taşıdığını savunmuş, ancak mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.