TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2021/500 Esas 2024/291 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/08/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yolu…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1313 Esas 2025/1800 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1313 KARAR NO : 2025/1800 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2021/500 Esas 2024/291 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/08/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 2013/639 Esas sayılı dosyası ile davacı ... tarafından 16.07.2005 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasında vefat eden ... yönünden destekten yoksun kalındığı iddiasına dayalı olarak dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda; ... yönünden 290.554,19-TL maddi tazminat ve 20.000,00-TL manevi tazminatın, ... yönünden 4.705,61-TL maddi tazminat ve 20.000,00-TL manevi tazminatın, ... yönünden 15.000,00-TL manevi tazminatın, ... yönünden 15.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verildiğini, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin 2019/2414 Esas 2019/2560 Karar sayılı ve 18.12.2019 tarihli kararı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, davacı şirket tarafından Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün 2019/17198 sayılı icra dosyasına toplam 248.700,02-TL ödendiği, davacı şirket ile davalı ... arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi öncesinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle davalı ...'ın İHDS 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince söz konusu zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Antalya 4. İş Mahkemesi'nin 2013/639 Esas, 2019/247 Karar sayılı ve 17.06.2019 tarihli kararı uyarınca davacı şirket tarafından ödenen 248.700,02 TL'nin ödeme tarihi olan 22.01.2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, Antalya 4. İş Mahkemesi kararının henüz kesinleşmediğini, devre esas bilanço düzenlenmesi ile her türlü borç ve alacak işlemleri kesinleştiğinden, davanın kabulü yönünde karar verildiği takdirde davalı ...'ın mükerrer ödeme yapacağını, ... A.Ş. ortaklığı olan ... Elektrik A.Ş, Özelleştirme Yüksek Planlama Kurulunun 22.04.2004 tarih 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını, ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihale sonucunda şirketin %100 hissesinin 28.01.2009 tarihinde ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Tarafından devralındığını, İHDS hükümleri kapsamında sorumluluğun davacı şirkete ait olduğunu, bilanço düzenlemeleri çerçevesinde bilançoda gösterilen kalemler dışında kalan diğer kalemlerin dağıtım şirketinin bilançosunda bırakıldığını, işçilerin üçüncü kişi kapsamında sayılmayacağı, davalı şirketin icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Antalya 4 İş Mahkemesinin 2013/639 esas 2019/247 karar sayılı; dava dışı 3.kişi konumunda olan ... tarafından davalı ... Elektrik şirketininde aralarında olduğu davalılara karşı 16/07/2005 tarihinde asıl işveren ve alt işveren konumundaki şirketler nezdinde ... Antalya'da ...'a ait elektrik kablolarının değişimi işinde işçi olarak çalışmakta iken elektrik akımına kapılarak geçirdiği iş kazasında vefat eden ...'nun yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, verilen kararın kesinleştiği, davacı şirket tarafından icra dosyası kapsamında 23/01/2020 tarihinde 248.700,02 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, dava konusu olayın 24/07/2016 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde ...'ın yürütttüğü elektrik dağıtım faaliyetinden kaynaklandığı, belirtilen nedenlerle İHDS hükümleri gereği davalının yapılan ödemelerden ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, 248.700,02 TL'nin ödeme tarihi olan 23/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ödediğini iddia ettiği tutarı rücuya esas davadaki diğer davalılara rücu edip etmediğinin araştırılmadığını, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun kusur dağılım oranlarının dikkate alınmadığını, gerekçeli kararın eksik inceleme sonucu tesis edildiğini, dava konusu alacağın sözleşmenin 7.maddesi kapsamına girmediğini, dilekçelerde yeralan bilanço düzenlemelerine ilişkin açıklamaların değerlendirilmediğini, verilen kararın şirket açısından sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, talep edilen alacağın hisselerinin tamamının ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirildiğini, devre esas bilanço kayıtlarında yer aldığını, müvekkili tarafından tekrar ödeme yapılmasının mükerrer ödemeye yol açacağını, hisse satış sözleşmesi, ihale şartnamesi, İHDS hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ödenen bedelin tamamını ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte talep edemeyeceğini, ödeme döneminde müvekkiline ihbar yapılmadığından icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, ilam sonrası faiz, icra takibi ve buna ilişkin giderler kısmına ilişkin ilamın takibe konu edilmesinde davacı kusurlu olduğundan müvekkiline rücuun mümkün olmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilemeyeceğini, müvekkili kurum aleyhine hükmedilen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinde de hatalar olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Antalya 4. İş Mahkemesi'nden 2013/639 esas sayılı, Afyonkarahisar İcra Dairesi'nden 2019/17198 esas sayılı dosyası, bilirkişi rapoları vs deliller dosya içerisinde mevcuttur. Antalya 4 İş Mahkemesinin 2013/639 esas 2019/247 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı 3.kişi konumunda olan ... tarafından davalı ... Elektrik şirketininde aralarında olduğu davalılara karşı 16/07/2005 tarihinde asıl işveren ve alt işveren konumundaki şirketler nezdinde ... Antalya'da ...'a ait elektrik kablolarının değişimi işinde işçi olarak çalışmakta iken elektrik akımına kapılarak geçirdiği iş kazasında vefat eden ...'nun yakınları tarafından açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiği, davacı şirket tarafından icra dosyası kapsamında 23/01/2020 tarihinde 248.700,02 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. 11/02/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; İHIDS hükümleri ve dosyaya sunulan mahkeme ve Yargıtay kararlarının dava konusu olaya uygulanması yönündeki nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere, davacı ...'ın davalı şirketten talep edebileceği miktarın ) 295.880,48-TL olarak hesaplandığı, davadaki talebin 248.700,02-TL olduğu, ödemenin 23.01.2020 tarihinde yapıldığı bildirilmiştir. 10/11/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; İHDS hükümleri ve dosyaya sunulan mahkeme ve Yargıtay kararlarının dava konusu olaya uygulanması yönündeki nihai takdir mahkemeye ait olmak üzere, davacı ...'ın davalı şirketten talep edebileceği miktarın 364.699,73-TL olarak hesaplandığı, davadaki talebin 248.700,02-TL olduğu, ödemenin 23.01.2020 tarihinde yapıldığı, davacı ... EDAŞ'ın kuruluş tarihi olan 01.03.2005 tarihinden sonra davalı kurumdan ayrı tüzel kişiliğe sahip faaliyetlerini yürütüldüğünün kabul edilmesi halinde, nihai takdir ve değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere, 16.07.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle ödenen tazminatlardan davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunmayacağı bildirilmiştir. Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Antalya 4. İş Mahkemesindeki davanın davacıları olan ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır. Hal böyle olunca, mahkemece davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin tamamını davalıdan talep edebileceği, davacı yanın talebi de gözetilerek ödenen miktarın davalıdan tahsiline hükmedilmesi isabetlidir. Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 16.988,69 TL harçtan peşin alınan 4.247,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.741,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, + 3-Davalı istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -