11. Hukuk Dairesi 2009/3831 E. , 2010/9743 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/317-2008/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3831 E. , 2010/9743 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/317-2008/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait konutun davalı tarafından hırsızlık rizikolarına karşı teminat altına alındığını, 26.01.2007 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan zararın davalı tarafından karşılanmadığını ileri sürerek, 8.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, konutun 30 günden fazla boş bırakılması nedeniyle rizikonun teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, konutun 30 günden fazla boş bırakıldığı savunmasının somut bir delile dayanmadığı, dolayısıyla rizikonun teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.741,47 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, konut sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere somut olayda, davacı taraf, davalıya hırsızlık rizikolarına karşı teminat altına alınan konutta meydana gelen hırsızlık nedeniyle zararın tazminini talep etmiş, davalı ise, konutun 30 günden fazla boş bırakılması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının bu savunmasının soyut olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davalı taraf konutun 30 günden fazla boş bırakıldığı iddiasını, davacının da imzasının bulunduğu ve kendi beyanına göre düzenlendiği anlaşılan 26.1.2007 tarihli Aktepe Polis Karakol tutanağına dayandırmaktadır. Zira bu tutanakta, davaya konu konutta meydana gelen hırsızlık olayının 10.12.2006 ile 26.1.2007 tarihleri arasında meydana geldiği belirtilmektedir. Mahkemece, davalının savunmasını dayandırdığı bu belge değerlendirilmeden karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, davalının savunmasını dayandırdığı 26.1.2007 tarihli anılan karakolda görevli polisler tarafından düzenlenen tutanağın değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.