Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5568 E. , 2024/2472 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5568 Karar No : 2024/2472 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bo…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5568 E. , 2024/2472 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5568 Karar No : 2024/2472 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacı tarafından, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle muvazzaf astsubay adaylığı sonlandırılarak, Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Eğitiminden ilişiğinin kesilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : .... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı hakkında, "Muğla'da üniversite öğrenimi gördüğü dönemde FETÖ/PDY bağlantılı öğrenci evinde kaldığının belirtildiği ve kardeşi Y.B. hakkında üniversite döneminde FETÖ/PDY mensupları tarafından kullanılan öğrenci evinde kaldığının belirtildiği, ayrıca FETÖ/PDY'nin 15.07.2016 tarihli darbe girişimi akabinde KHK ile görevine son verildiği" şeklinde bir bilgiye yer verilmesi üzerine davacı hakkında tutulan bilgi notunda belirtilen hususun açığa kavuşturulmasına yönelik olmak üzere 25/05/2021 tarihli ara kararıyla davalı idareden, Emniyet Genel Müdürlüğünden, Muğla İl Emniyet Müdürlüğünden davacı hakkında adli yönden yürütülen herhangi bir ceza soruşturması ya da kovuşturmasının bulunup bulunmadığının sorulduğu, gelen cevaplardan davacı ile ilgili daha önce verilen bilgiden başka herhangi bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunmadığı, davacının Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasadışı ideolojik bir görüşü benimsediği, Kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğu, yasadışı yapılanmalara, terör örgütlerine mensubiyeti, irtibatı, iltisakı bulunduğu bakımından hukuken itibar edilebilir somut bilgi ve belgelerle ispat edilebilir herhangi bir olumsuz tespitin bulunmadığı, kardeşi hakkındaki bilginin ise davacı hakkında olumsuz bir değerlendirmeye karine teşkil etmeyeceği, kaldı ki UYAP Entegrasyon ekranları üzerinden yapılan sorgu ile davacının kardeşi hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasına ilişkin takipsizlik kararının verildiği ve söz konusu kararın 15/03/2018 tarihinde kesinleştiği, bununla birlikte ceza sorumluluğunun şahsiliği ile hiç kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağına ilişkin hukukun evrensel ilkeleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, kardeşi hakkında yukarıda belirtilen tespitlerin davacının güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğunun kabulünü gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, UYAP Entegrasyon ekranları üzerinden yapılan sorgulama neticesinde, bu kararın verildiği tarih itibarıyla davacı hakkında açık ve/veya kapalı soruşturma ve/veya kovuşturma kaydının da bulunmadığı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar dosya kapsamı ile birlikte ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının muvazzaf astsubay adaylığına son verilerek, ilişiğinin kesilmesine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren (14/09/2018) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı kanaatine varılmakla, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının da yerinde görüldüğü, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği açık olduğu gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine; dava konusu işlemin iptalinin, davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçirilmesi sonucunu doğurmadığı, Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının akabinde, davacı hakkında davalı idarece yeniden değerlendirme yapılabileceği, davacının parasal/özlük hakkı yönünden zarara uğrayıp uğramayacağının yeniden değerlendirme sonucunda belli olacağı, dolayısıyla bu aşamada davacının ilgili statüye geçirilmemesi üzerine yoksun kaldığı bir parasal/özlük haktan söz edilmesinin mümkün olmaması karşısında, davacının parasal/özlük hak talebinin ise (bu aşamada) reddi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren (14/09/2018) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına; bu talep yönünden davanın reddine; uyuşmazlıkta, mahkeme tarafından, dava konusu işlemin iptal edilmesi üzerine, davacı lehine duruşmalı olmayan işler için öngörülen 2.040,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, dava dosyasının; ... İdare Mahkemesine, Balıkesir. .... İdare Mahkemesinin "yetki" yönünden ret kararı üzerine geldiği ve anılan mahkemede 20/03/2019 tarihinde davacı vekilinin de katılımıyla duruşmanın gerçekleştirildiği nazara alındığında, davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı olarak takip edilen davalar için belirlenen ücretle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davacının vekalet ücreti yönünden yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Dava konusu işlemin İdare Mahkemesince iptal edildiği, işlemin hukuka aykırılığının tespit edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeniyle mahrum kalınan tüm özlük ve maddi hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; Dava konusu işlemin davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle tesis edildiği, hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini için açılan sınavda başarılı olması üzerine Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimine alınan davacının eğitimi devam ederken hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle muvazzaf astsubay adaylığı sonlandırılarak, eğitimden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hakediş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde; “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almakta iken, 18/10/2018 tarihli ve 7148 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29. maddesiyle söz konusu maddeye 2. fıkra olarak; “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.” hükmü eklenmiş; anılan hüküm Anayasa Mahkemesinin 19/2/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 07/04/2021 günlü, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir." hükmü; "Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 13. maddesinde, "(8) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. " hükmü; "Atıflar" başlıklı 14. maddesinde, "(1) Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu işlem tarihinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, 4045 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmaktadır. Anılan Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile iptal edilmesi üzerine 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemlere yönelik bireysel başvurularda verilen ihlal kararları dikkate alınarak kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuş ve 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. 7315 sayılı Kanun ile Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmiş; kimler hakkında yapılacağı, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağı, hangi mercilerce soruşturma ve araştırma yapılacağı, bu kapsamda Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esasları, kişisel veri güvenliği ile kişisel verilerin saklanma ve silinme süreleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, 4045 sayılı Kanuna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları ile ortaya konulan kanuni düzeyde eksik düzenleme bulunduğu yolundaki gerekçeler göz önüne alınarak, kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun ile yeni yasal düzenleme yapılmak suretiyle bu konudaki eksiklikler giderildiğinden; somut olayda, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacına yönelik olarak 7315 sayılı Kanun ile getirilen çerçevede değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun pek çok kararında (19/06/2023 günlü, E:2022/884, K:2023/1488; 09/02/2023 günlü, E:2022/667, K:2023/211; 23/01/2023 günlü, E:2022/882, K:2023/53 sayılı kararlar) güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kaynaklı uyuşmazlıklarda 7315 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, işin esasına girilerek dava konusu işlemin 7315 sayılı Kanun hükümlerine uygunluğu yönünden bir değerlendirme yapılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu yönüyle değerlendirilmeksizin, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine, davacının parasal/özlük hakkı yönünden zarara uğrayıp uğramayacağının yeniden değerlendirme sonucunda belli olacağı, dolayısıyla bu aşamada davacının ilgili statüye geçirilmemesi üzerine yoksun kaldığı bir parasal/özlük haktan söz edilmesinin mümkün olmaması karşısında, davacının parasal/özlük hak talebinin ise (bu aşamada) reddi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren (14/09/2018) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmın kaldırılmasına; bu talep yönünden davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı uyarınca dava konusu işleme yönelik yeniden yargılama yapılacağından, bu işleme bağlı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden de yeniden bir karar verilmesi gerektiği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K: ... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.