2. Ceza Dairesi 2024/10524 E. , 2024/21445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1193 E., 2024/1383 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.05.2024 tarihli ve 2024/1193 Esas, 2024/1383 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge
**2. Ceza Dairesi 2024/10524 E. , 2024/21445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1193 E., 2024/1383 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 13.05.2024 tarihli ve 2024/1193 Esas, 2024/1383 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2021/252 Esas, 2021/512 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/455 Esas, 2023/333 Karar sayılı kararı ile, sanığın dava konusu suçun işlendiği saate ilişkin net bir beyanda bulunmaması dikkate alınarak, dava konusu olay nedeni ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında açılan kamu davasının Bursa 1. Çocuk Mahkemesinin 2021/321 Esas sayılı dosyasında yürütülmekte olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın savcılıkta alınan savunmasında, olay günü gecesi, arkadaşları olan yaşı büyük şüpheli ... ve diğer suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte, gece sokakta dolaşırken saat 00.30 civarında, suça konu aracı sokakta park hâlinde gördüklerini, gezmek için bu aracı çalmaya karar verdiklerini, aracın kapısını suça sürüklenen çocuk ...'ın eliyle zorlayarak kapıyı yamultarak açtığını ardından aracı düz kontak ile ...'nin çalıştırdığını savunması karşısında; öncelikle her iki dosyanın birleştirilmesi, birleştirme imkanı yoksa ilgili dava dosyasının onaylı örneğinin dosya arasına alınması suretiyle, suçun işlendiği zaman dilimi tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, sanığın başka suçtan cezaevinde bulunduğu, hükmün açıklandığı duruşmada ailesine sorduğunda zararı giderdiklerini söylediklerini beyan ettiği anlaşılmakla, şikayetçi yeniden dinlenilerek zararının karşılanıp karşılanmadığı tespit edilip, zararın karşılanmış olması halinde, şikâyetçiye kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat edip etmediği sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın Suriye vatandaşı olduğunun anlaşılması, bu aşamada Suriye'ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de; soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, oluşturularak dosya içerisine de konulacak parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanıkların Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliğinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması hâlinde ise bu kez sanığın fotoğraflarının karara yapıştırılması ve alınan parmak izlerinin de karara eklenmesi suretiyle hükümlülüklerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi uyarınca sanığın gözaltında kaldığı tarihin ve sürenin gerekçeli karar başlığında yazılmaması, gerekçesi ile 5271 Sayılı CMK’nın 280/1-e,f maddeleri gereğince hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.02.2023 tarihli ve 2022/455 Esas, 2023/333 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2024 tarihli ve 2023/209 Esas, 2024/56 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.