Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ belgelerin saklanma hükmüne göre, müvekkiline ait ---- yılını dolduran, ticari defterler, bilançolar, finansal tablolar, yıllık faaliyet raporları ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerinin, alınan ticari mektuplarının, gönderilen ticari mektupların suretlerinin ve muhasebe evraklarının imha edilmesi aşamasında şirket ortak pay defterinin de sehven imha edildiğini, bu nedenle şirket p
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketinin, İstanbul olan şirket merkezinin 01.08.2017 tarihli 2017/03 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Marmaris'e taşındığını, yeni adresin süresi içerisinde tescil ve ilan edildiğini, şirket merkezinin "... ... Cad. No:... .... ..../..." adresinden "... Mah. ... Cad. No:.. ,.../ ..." adresine taşınması esnasında şirketin tüm belgeleri ile birlikte ticari defterlerinin de Marmaris'e aktarıldığını, yapılan incelemelerde "Pay Defteri"nin şirket merkezinde bulunmadığının görüldüğünü, bunun üzerine taraflarınca araştırmalara başlandığını, pay defterinin kapsamlı bir şekilde arandığını, ancak söz konusu deftere yapılan bütün araştırmalara rağmen ulaşılamadığını, 22.02.2017 tarihinde henüz şirket merkezinin taşınmadan evvel iş yeri tamircilerinden olan şahısların iş yerine girerek hırsızlık yapıldığının iddia edildiğini ve buna ilişkin 24.02.2017 tarihinde Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne şikayette bulunulduğunu, o dönem için çalınan eşyaların yedek oto parçaları vs zannedilmişse de, ilerleyen zamanlarda yaşanan hadise sırasında pay defterinin de o dönem çalınan eşyalar arasında olabileceğinin de kuvvetle muhtemel olduğunu, yapılan bütün araştırmaların sonuçsuz kalması üzerine, şirketin hukuki sorumluluğun önlenmesi ve ticaret hayatını sağlıkla sürdürebilmesi adına süre kaybı yaşanmadan derhal zayi olan Pay Defterinin tespiti ve taraflarına zayi belgesi verilmesi talebiyle işbu davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, ancak müvekkili şirketin elinde olmayan sebeplerle bu defterlerin kaybolduğunu ve ulaşılmasının mümkün dahi olmadığını, 15 günlük hak düşürücü sürenin başlaması belgelerin ziyaanın kesin biçimde öğrenilmesinden ve tespit edilmesinden sonra olduğunu, müvekkili şirket tarafından bu durumun öğrenildikten sonra defterlerin bulunabilmesi amacıyla gerekli araştırmaların yapıldığını ancak sonuç alınamadığını belirterek müvekkili şirkete ait pay defterinin müvekkili şirketin iradesi haricinde ve kusuru olmaksızın tüm özen ve dikkat borcunu yerine getirmesine rağmen kaybolması nedeniyle ziyaanın tespitine ve taraflarına TTK 82/7 uyarınca zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.