4. Hukuk Dairesi 2011/528 E. , 2012/3248 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 02/10/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazır…
**4. Hukuk Dairesi 2011/528 E. , 2012/3248 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 02/10/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince , a)Asıl dava haksız şikayet, birleşen dava haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz olunmuştur. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle, davalı ...'in, müvekkili aleyhine ... Baro Başkanlığına,Cumhuriyet Savcılığına dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, Asliye Ceza Mahkemesinde müvekkili aleyhine dava açıldığını, açılan davada müvekkilinin beraat ettiğini, psikolojisinin bozulduğunu, manevi yönden yıprandığını,belirterek 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Davacı 24/01/2008 günlü oturumda manevi tazminat isteminin davalı ... tarafından tehdit edilmesi ve haksız yere şikayet edilmesi sebebine dayandığını bildirmiş ise de davalı vekili aynı günlü oturumda dava dilekçesinde tehdit eylemi nedeniyle istek bulunmadığını belirterek iddianın genişletilmesini kabul etmediğini beyan etmiştir.Bu durumda asıl davanın sadece haksız şikayet yönünden değerlendirilmesi gerekir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir. Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine