T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/416 - 2026/411 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/416 KARAR NO : 2026/411 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/465 E. - 2023/354 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikr…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/416 - 2026/411 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/416 KARAR NO : 2026/411 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2022/465 E. - 2023/354 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/07/2023 tarih ve 2022/465 E. - 2023/354 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şahsın 2021/02533 sayılı "..." ibareli 07. ve 30.sınıfları kapsayan marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirilen itirazın dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, taraf markaları arasında BMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin “...” markasını 2005 yılından bu yana kullandığını, önceki tarihli markalarından kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğunu, aynı markanın dava dıyı ... A.Ş tarafından da kullanıldığını, bu şirketin müvekkilinin çatı şirketi olduğunu, anılan şirketler arasında bağlantı bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmışlık kazandığını, dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmak maksadıyla yapıldığını, müvekkili aleyhine haksız rekabete neden olacağını ileri sürerek, 2022-M-11399 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davaya konu edilen marka başvurusu ile ret kararına gerekçe olarak gösterilen marka arasında, tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yanın, işlem dosyasında dayanak tuttuğu tek marka olan 2005/19953 sayılı markası ile ilgili olarak, davalı tarafça SMK m.19/2 uyarınca ileri sürülen kullanmama def’ine karşı davacının sunduğu https://...com linkinden alınma bir adet ekran görüntüsü, tarih bilgisi ihtiva etmeyen web sitesi ekran görüntüleri, 100’e yakın 2017 – 2021 yılları aralığına ait, davacı firma tarafından kesilmiş fatura örneği (fatura içeriklerinde “davacı yanın "Şekil+..." ibaresinin markasal kullanıma konu ettiği hususunda mutlak bir bilgi ediniminin mümkün olmadığı, faturalarda bu görsel yer almadığı gibi fatura içeriklerine konu ürün açıklamalarında da “...” markasının açıkça yer almadığı, çok sayıda farklı ürün ve ürün açıklamasının yer aldığı faturalarda “...” şeklinde kodlanmış ürünler olduğu görülmekte ise de faturaların büyük bir bölümünde bu kodlama yer almadığı gibi yer alan faturalarda da anılan kısaltmanın doğrudan “...” markasına yönelik olup olmadığının da mutlak olarak anlaşılabilir bulunmadığı)gibi delillerden, markasının kullanıldığı konusunda tereddütsüz bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, anılan markanın işlem dosyası bakımından SMK m.6/1 kapsamında ileri sürülen itirazlar yönünden dikkate alınmasının, SMK m.19/2 düzenlemesi uyarınca mümkün olamayacağı gerekçesiyle, YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." markalarının hem kendisi hem de grup şirketi olan ... Paz.İç ve Dış Tic. A.Ş.adına kayıtlı tescilli markalar ile 2005 yılından bu yana fiilen kullanılarak yurt içinde ve yurt dışında tanınmış hale getirildiğini, müvekkilinin "..." markası üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu, 2005/19953 sayılı itiraza mesnet markaları ile emtia ve işaret benzerliğinin gerçekleştiğini, sundukları delillerin markaların aralıksız ve ciddi kullanımını ispata elverişli olduğunu, davalının müvekkilinin markalarının tanınırlığından faydalanmak için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının, ilgili sektörün en tanınmış markalarından biri olan müvekkilinin markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, dava konusu marka tescil edilmemişse de işbu davanın açılmasına müvekkili tarafından sebebiyet verilmediğinden aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli marka ile davacının marka işlem dosyasında itiraza mesnet tek markası olan 2005/19953 sayılı "..." ibareli marka arasında işaret ve emtia benzerliği gerçekleşmiş ise de, davalı Kurum nezdindeki işlem dosyasında davalının kullanım ispatı talebine konu olan söz konusu markanın SMK'nın 19/2. maddesi kapsamında ciddi kullanımının ispatlanamadığı, zira sunulan delillerin ilgili hizmetlerin kullanıldığı yeri, zamanı ve kullanım biçimini göstermediği, açıklanan nedenle davacının tescil tarihi itibariyle kullanım ispatına konu itiraza mesnet markasının SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca yapılacak iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, bu nedenle iptali istenen YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında yazılı şekilde karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.