T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/353 - 2026/569 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/353 KARAR NO : 2026/569 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.12.2025 NUMARASI : 2024/402 Esas DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- VEKİLİ : Av. DAV…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/353 - 2026/569 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/353 KARAR NO : 2026/569 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.12.2025 NUMARASI : 2024/402 Esas DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 2- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 23/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/402 Esas sayılı dosyası ile verilen 09.12.2025 günlü ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: TALEP: Davacı vekili 24.10.2025 günlü talep dilekçesi ile; Davacı ... yönünden sigorta şirketinin yaptığı ödeme hariç 4.282,305,14 TL destek zararı hesaplandığını, davalıların kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğunu, davacının davasındaki haklılığının ortaya çıktığını, TBK'nın 2918 Sayılı Kanun ve TTK gereğince destek tazminatı alacağı yönünden haksız fiil tarihinden itibaren alacağın muaccel olduğunu, borçluların mal kaçırma ve gizleme uğraşında bulunduklarını belirterek davalı gerçek kişiler yönünden 4.282,305,14 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 09.12.2025 GÜNLÜ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu olayda bilirkişi tarafından alınan raporlarla davalıların kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, müvekkilinin bakiye alacağının olduğunun tespit edildiğini, desteklik tazminatı alacağının haksız fiil tarihinden itibaren muaccel hale geldiğini, davalıların mal kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu, mahkemece davacının maddi tazminat talebinin tamamen karşılanmış olabileceği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yine müvekkillerinin manevi tazminat taleplerinin de mevcut olduğunu, ihtiyati hacizde aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatının tazmini ve davalılar adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir. Mahkemece 09.12.2025 günlü ara karar ile davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekilinin maddi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz isteminin değerlendirilmesinde; 2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir. İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. Davacılar vekili her ne kadar desteklik tazminatı alacağının haksız fiil tarihinden itibaren muaccel hale geldiğini, davalıların mal kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu, bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, Yargılama sırasında davacı ile Sigortacı arasında sulh gerçekleşmiş olup, limiti aşan kısım için davaya devam edildiği anlaşılmıştır. 08/10/2025 tarihli hesap bilirkişi raporunda, müteveffa ...'nın geliri yönünden, biri asgari ücret, diğeri talep ve tanık beyanları esas alınarak aylık 60.000,00 TL olmak üzere iki ayrı hesaplama yapılmış, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre, karşılanmamış zarar bulunmadığı, aylık 60.000,00 TL gelir üzerinden yapılan hesaplamaya göre ise, poliçe limiti (1.800.000,00 TL) düşüldükten sonra karşılanmamış zararın 4.282.305,14 TL olduğu belirtilmiştir. ...'nın maddi tazminat talebi bu tutar üzerinden ıslah edilmiş ise de; eldeki dosyaya baktığımızda müteveffanın ücret bordrolarının dosya arasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece 09.12.2025 günlü celsede desteğin kaza tarihinde çalıştığı şirketten ücret bordrolarının istenmesine, yan ödemeler dahil aylık net gelirinin sorulmasına, ayrıca Adana bölgesinde kaynakçı ustalarının ortalama gelirinin araştırılarak tespit edilecek gelire göre davacı ...'nın destek zararının tamamen karşılanmış olma ihtimali bulunduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davacılar vekilinin maddi tazminat yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacılar vekilinin manevi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davacılar vekili her ne kadar müvekkillerinin manevi tazminat taleplerinin de mevcut olduğunu, ihtiyati hacizde aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, HMK 26.maddesi hükmüne göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Açılan bir davada hakim istenilenden fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır. Eldeki dosyaya baktığımızda davacılar vekili tarafından sunulan 24.10.2025 günlü dilekçe incelendiğinde, sadece 4.282.305,00 TL maddi tazminat yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi yönünde talepte bulunulduğu, manevi tazminat istemi yönünden ihtiyati haciz talebinin bulunmadığı, buna göre mahkemece HMK'nın 26. Maddesine uygun şekilde davacıların talebi ile bağlı kalınarak sadece maddi tazminat için ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davacılar vekilinin manevi tazminat yönünden de ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/402 Esas sayılı dosyası ile verilen 09.12.2025 günlü ara kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının ve 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-f. maddesi gereğince; KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.23.02.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır