3. Hukuk Dairesi 2015/3147 E. , 2016/6837 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kendisine ait b…
**3. Hukuk Dairesi 2015/3147 E. , 2016/6837 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kendisine ait bulunan... Fabrikasında krom cevherinden ferrokrom üretimi yaptığını, bu üretim sırasında oldukça büyük miktarda elektrik enerjisi tüketimi yapıldığını, Belediye Gelirleri Kanununun 37.maddesinde perakende satış hizmet bedelinin ... payının hesabında dikkate alınmasının gerektiğinin açık olduğunun, davalı tarafından tahsil edilen elektrik faturalarının incelenmesi neticesinde 2011 yılı Nisan ayından Kasım ayına kadar müvekkili şirkete gönderilen ve bedeli de tahsil edilen 20 adet elektrik faturasında perakende satış hizmet bedelinin ... payının hesabında dikkate alındığını belirterek, müvekkili şirketten fazladan tahsil edilmiş bulunan 10.565,64 TL. nin kesintinin yapıldığı 12/12/2011 tarihinden itibaren değişken oranlarda işleyen ticari avans faizi (bugün itibarıyla % 17,75) ile birlikte tahsilini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; elektrik faturalarında yer alan ... payının hiç bir şekilde müvekkilinin kasasına girmediğini, ... kurumuna aktarıldığını, müvekkilinden kararını uygulamama imkanının olmadığını, bu nedenle davada husumetin ... ve ya yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkilinden söz konusu bedellerle ilgili açılan davalarda pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 23. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacı, faturanın kendisine tebliğinden itibaren faturanın içeriğine itirazını müvekkili şirkete bildirmediğini, davacının dava konusu faturaları yasal süresi içerisinde müvekkiline iade etmediğini, fatura içeriklerinin karşı tarafça kabul edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir . Uyuşmazlık; elektrik faturasına yansıtılan perakende satış hizmet bedelinin ... payının hesabında dikkate alınması nedeniyle fazla tahsil edilen bedelin iadesi taleplidir Hükme esas alınan bilirkişi raporunda;... uygulaması ile ilgili kararının uygulanması sonucu vergi matrahının tespitinde, sayaç okuma bedeli hariç perakende satış bedeli ilave olunarak yer almasına karşılık kayıp-kaçak bedelinin yer almaması ve gerçekte Belediye Vergileri Kanununa göre, elektrik enerjisi satış bedelinin matrahı oluşturması, elektrik enerjisi satış bedeli içinde kayıp-kaçak bedelinin de yer alması gerektiği karşısında, davacı tarafın dava konusu faturalarla ilgili fazladan bir... ödemesinin söz konusu olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir . Mahkemece; ilgi bilirkişi raporu ve Elektrik Piyasası Kanununun 12. maddesinde, .'nun bu tür işlemlerine karşı ...'a iptal davası açılabileceği; bu düzenlemeye göre, .'nun dava konusu tahsilatlara ilişkin düzenleyici işlemi iptal ettirilmeksizin davalıdan talepte bulunma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir . ... payının ne olduğunun ve mevzuatta nasıl düzenlendiğinin izah edilmesinde fayda vardır. Şöyle ki; ... payı 3093 sayılı ... Kanunun ve 09/07/2008 tarihli 5784 sayılı yasanın 11. maddesi ile elektrik bedeli üzerinden hesaplanıp ...'nin hesabına aktarılan bir bedeldir. Elektrik faturalarında ise %2 ... payı olarak ifade edilmektedir. İlk olarak 1984 yılında çıkarılmış olan 3093 sayılı ... Kanununun 4/c maddesinde yer almıştır. Bu maddeye göre; “... ve Bu Kurum dışında kanunla elektrik üretimi ve iletimi tesisleri kurmaya ve işletmeye dağıtım ve ticaretini yapmaya yetkili kılınan diğer kurum ve kuruluşlar, tüketilen enerjinin miktarının birim bedeli ile çarpımından elde edilecek meblağın %3,5 oranı tutarındaki payı...-Televizyon Kurumuna intikal ettirirler” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede, tüketici kavramına değinilmemiş, sadece tüketilen ibaresi kullanılmıştır. Elektriğin kim tarafından tüketildiğine bakılmaksızın, elektrik tüketilen her durumda ... payı ödeme yükümlülüğü getirilmiştir. Kanunun bu maddesi 06/07/1999 tarihinde 4397 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve tüketici ibaresi ilk defa kullanılmaya başlanmıştır. Maddenin 1999 yılındaki değişik hâline göre; “....ile bu kuruluşların dışındaki kanunla elektrik üretimi ve iletimi tesisleri kurmaya ve işletmeye, dağıtım ve ticaretini yapmaya yetkili kılınan diğer kurum, kuruluş ve işletmeler nihaî tüketiciye satılan enerjiden elde edilen gayri safi satış hasılatının (katma değer vergisi hariç, tüm fon, vergi ve paylar dâhil) %2 oranı tutarındaki payı ... Kurumuna intikal ettirirler. 09/07/2008 tarihinde (5784 sayılı Kanunun 11. maddesiyle eklenen) yapılan değişiklikte ise; “Nihaî tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmetlerine ilişkin bedeller hariç olmak üzere, elektrik enerjisi satış bedelinin yüzde ikisi tutarındaki payı (Katma Değer Vergisi, diğer vergiler, fon ve paylar ile benzeri kesintiler hariç) faturalarında ayrıca gösterir ve bu kapsamdaki bedelleri . Kurumuna intikal ettirirler” hükmüne yer verilmiştir. Bu tarihten sonrada nihaî tüketicinin elektrik faturalarında %2 ... payı görülmeye başlanmıştır. %2 ... payının hangi bedel üzerinden alınacağı hususunda yani hesaplanmasında hangi bedellerin matraha dahîl edilmesi gerektiği yönünde de bir kısım hukukî uyuşmazlıklar olmuştur. 01/02/2011 tarihinde aldığı 3065 sayılı Kurul kararı ile; “09/07/2008 tarihli ve 5784 sayılı Kanun ile 04/12/1984 tarihli ve 3093 sayılı ... Gelirleri Kanununun 4. maddesinin (c) bendinde yapılan düzenleme ve 28/12/2010 tarihli ve 2999 sayılı Kurul kararı uyarınca, nihaî tüketiciye elektrik enerjisi satışı yapan lisans sahibi tüzel kişiler tarafından, iletim, dağıtım, sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmeti bedelleri hariç olmak üzere, net enerji ve sayaç okuma dışındaki hizmet bedelleri toplamının ... payının hesaplanmasında dikkate alınması gerektiği” hükmü getirilmiştir. Dairemizin istikrar kazanmış uygulaması, kayıp-kaçak, dağıtım, iletim, sayaç okuma ve perakende satış bedellerinin abonelerden tahsil edilemeyeceği yönündedir. Aslının alınmamasına karar verilen bir bedelin (somut olayda, perakende satış hizmeti bedeli) %2 ... payının hesaplanmasında nazara alınması (matraha dahil edilmesi) mümkün değildir. Hâl böyle olunca; mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar ile, , dosyanın önceki bilirkişiler dışında elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendis bilirkişiye (üçlü) tevdii ile; bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.