9. Hukuk Dairesi 2025/9540 E. , 2026/796 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1584 E., 2025/1769 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2024/313 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlan…
9. Hukuk Dairesi 2025/9540 E. , 2026/796 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1584 E., 2025/1769 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2024/313 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 06.12.2001-30.04.2018 tarihleri arasında bölge müdürü olarak çalıştığını, davacının çalıştığı uzun süre boyunca Şirketin büyümesi ve bugünlere gelmesinde çok emekleri olduğunu, işini layıkıyla yapan, herkes tarafından sevilen ve takdir edilen bir çalışan olmasına rağmen Şirket üst yöneticisi Ş.A. tarafından defalarca hakaret ve küfürlere maruz bırakılarak ve kovularak iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının 6.300,00 TL net ücretle çalıştığını, 2.050,00 TL’sinin bankadan, 4.250,00 TL'sinin elden ödendiğini, davacının Şirket merkezinin izni olmadan işçi alma ve çıkarma yetkisinin olmadığını, günlük çalışma, hafta tatili, fazla çalışma ile izin durumlarının diğer herhangi bir çalışandan farksız olduğunu, davacının haftada 6 gün 09.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının çalışma sürelerine ek olarak 2 saat fazla çalışma yaptığını, şube açılışlarında da birkaç gün gece-gündüz çalışma kavramı ile kendisini sınırlamadan özveri ile fazla çalışma yaparak çalıştığını, davacıya aylık ücretine ek olarak servis, günde bir öğün yemek ve aylık 75,00 TL bireysel emeklilik sistemi katkı payı verildiğini, 01.01.2008 tarihinden bu yana asgari geçim indiriminin verilmediğini, dinî bayramlarda 1 gün hariç diğer tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, ancak kendisine bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, 16 yıllık çalışmasında yıllık izinleri kullanmadığı ve karşılığının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının Şirket yöneticileri ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının sorumluluğunda olduğu ... şubesinin 19.04.2018 tarihinde Şirket yöneticisi tarafından ziyareti sırasında manav bölümünde bazı olumsuzlukların tespiti üzerine sözlü olarak uyarılarak davacıdan yazılı savunma istendiğini ve davacıdan yazılı savunma alındığını, davacının ... Noterliğinin 02.05.2018 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile 30.04.2018 tarihinde haksız olarak işten çıkartıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, yıllık ücretli izin ve diğer alacaklarının tarafına ödenmesini bildirdiğini, müvekkilinin davacıya gönderdiği ... Noterliğinin 09.05.2018 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinde, işten çıkartılmanın söz konusu olmadığı belirtilerek davacıya görevine devam etmek üzere sorumluluğu altındaki şubede hazır bulunmasının ihbar edildiğini, davacının ihbarnameye rağmen işbaşı yapmadığından ... Noterliğinin 16.05 2018 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile 14.05.2018 tarihi itibarıyla iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/11-(g) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının 2011 yılının 6. ayına kadar müdür, sonrasında ise bölge müdürü olarak görev yaptığını, işveren vekili pozisyonunda olduğunu, davacının ücretinin net 1.900,00 TL+228,32 asgari geçim indirimi toplam 2.128,32 TL net olarak bankadan ödendiğini, davalı işyerinde çalışma süresinin 9 saat olduğunu, 1 saat yemek ve 15'er dakikadan günde 2 defa toplam yarım saat çay, ibadet, sigara vb. özel ihtiyaçlar için dinlenme molası olduğunu, davacının istediği zaman hafta tatili gününü değiştirme hak ve yetkisinin bulunduğunu, davacının dinî ve millî bayramlarda çalışmama/çalışacak ise hangi gün çalışacağını belirleme yetkisi olduğunu, çalıştığı dönemlerde yıllık ücretli izin alacağının ödendiği veya izin kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği, bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı ve dinî bayramların 1. günü hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalar ve davacının dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli kararıyla; davacının bölge müdürü olarak çalıştığı, dinlenen tanıkların görevleri göz önüne alındığında davacının çalışma şekline dair beyanlarının davacının çalışma sürelerinin tespitine tam olarak elverişli olmadığı, Mahkemece davacının tanık listesinde bulunan diğer tanıklarının da dinlenerek davacının çalıştığı gün ve saatlerin belirlenerek gerekirse bu hususta bilirkişiden ek rapor da alınarak davacının fazla çalışma ücreti alacağı bulunup bulunmadığı yönünden davanın esasına ilişkin tüm deliler toplanarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları üzerine aldırılan bilirkişi ek raporu doğrultusunda, davacının haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davacının hizmet süresi ve ücret miktarı kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan ve ihbar süresi tanınmadan feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunduğu yönündeki kabulün dosya kapsamına uygun olduğu, fesih, dava ve ıslah tarihlerine göre feshe bağlı olan alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramadığı, yine belirsiz alacak davası şeklinde açılan fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebi yönünden davaya karşı ileri sürülen zamanaşımı def'inin gözetilerek hesaplama yapıldığı, dosya kapsamına göre davacının kendi çalışma saatlerini belirleyen üst düzey yönetici konumunda olmadığı, karara esas alınan davacının çalışma gün ve saat kabulünün dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı ve bir kısım ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı hususunun tanık beyanları ile kanıtlanmış olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, elden ödeme olmadığını, 2. Davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini, davacıya işe dönmesi için çekilen ihtara rağmen işe başlamadığından devamsızlık nedeniyle haklı nedenle iş sözleşmesinin feshedildiğini, 3. Davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, fazla çalışma alacağının reddi gerektiğini, 4. Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma olmadığını, 5. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücreti, iş sözleşmesinin feshi ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. İşçinin fazla çalışma ve tatil alacaklarından indirim yapılması konusunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Fazla çalışma ve tatil alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması hâlinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosyadaki delillerin durumu ve niteliğine göre yapılması gerekli uygun bir indirimdir. Ancak fazla çalışma ve tatil alacaklarının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline, işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma ücreti miktarına göre takdir edilmelidir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli kararıyla, davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki miktar dikkate alınarak fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır. Davacı vekili ıslah dilekçesinde fazla çalışma alacağı yönünden 1/3 indirim yapılarak ıslah ettiğini beyan etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi ek raporunda hesaplanan miktardan herhangi bir indirim yapılmaksızın karar verildiği görülmektedir. Hüküm davalı tarafça istinaf ve temyiz edildiğine göre, usuli kazanılmış hak gözetilmek suretiyle ve ispatın tanık beyanlarına dayalı olması nedeniyle, davacı vekilince ıslah dilekçesinde uygulandığı belirtilen 1/3 indirim oranı dikkate alınmalı ve bilirkişi ek raporunda hesaplanan fazla çalışma alacağından 1/3 oranında indirim uygulanarak hüküm kurulmalıdır. Bu yön göz önünde bulundurulmadan, yazılı şekilde fazla çalışma alacağının indirim yapılmadan hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.