21. Hukuk Dairesi 2012/8107 E. , 2013/12355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16/10/2007 - 01/04/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gere
**21. Hukuk Dairesi 2012/8107 E. , 2013/12355 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16/10/2007 - 01/04/2008 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Dava, davacının 16.10.2007 tarihinden 01.04.2008 tarihine kadar davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 01.04.2008 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının bildirgedeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine yapılan imza incelemesinde imzanın davacının eli ürünü çıktığı, davalı işyerinin 01.06.2005 tarihinden itibaren kanun kapsamında bulunduğu, davacının hizmet cetvelinden 01.04.2008-01.04.2009 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davalının cevap dilekçesinde davacının 01.04.2008 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını, öncesinde davalı ile davacı arasındaki ilişkinin tellallık ilişkisi olduğunu beyan ettiği, dinlenen tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının işe giriş bildirgesinde imzasının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Halbuki, davacı daha önceki bir tarihte çalışmaya başlamasına rağmen sonradan hizmetinin bildirilmeye başlanması her zaman mümkündür. Eylemli çalışmanın varlığı halinde işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olması önemli değildir. Davalı vekilinin de davacı ile davalı arasında bildirimden önceki dönemde tellallık ilişkisi olduğunu beyan etmiş olması karşısında mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verildiği açık olup karar usul ve yasaya aykırıdır. Yapılacak iş, davacının yemek verdiği işyerlerini ve komşu işyerlerini araştırıp tespit etmek, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak ve gerçek çalışma olgusu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.