Başvurucu, bir siyasi etkinlikte söylediği sözlerin Başbakana hakaret içerdiği iddiasıyla aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmesinin düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, bir siyasi etkinlikte söylediği sözlerin Başbakana hakaret içerdiği iddiasıyla aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmesinin düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 24/6/2013 tarihinde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 19/12/2013 tarihinde yapılan toplantıda kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 23/12/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı görüşünü 24/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 25/2/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını 31/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Barış ve Demokrasi Partisi Şırnak milletvekilidir. Başvurucu, 11/12/2010 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren Yeni Kıbrıs Partisinin Lefkoşa’da düzenlediği etkinlikte bir konuşma yapmıştır. Başvurucunun bu konuşmada sarf ettiği bazı sözlerinin eleştiri ve hoşgörü sınırlarını aştığı ve hakaret teşkil ettiği iddia edilerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından başvurucu aleyhine 15/12/2010 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde manevi tazminat davası açılmıştır. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi 29/3/2011 tarihli kararında, davanın kısmen kabulüne ve 000 TL manevi tazminatın başvurucudan tahsiline karar vermiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/11/2012 tarihli ilamıyla ilk derece mahkemesinin kararı onanmıştır. Karar düzeltme istemi üzerine, Yargıtay Hukuk Dairesi 10/4/2013 tarihli ilamında karar düzeltmeye konu bölümün 300 TL'den az olması nedeniyle karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle karar düzeltme dilekçesinin reddine karar vermiştir. Karar, başvurucuya 23/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. B. İlgili Hukuk 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin (III) numaralı fıkrası şöyledir:“ Yargıtayın aşağıdaki kararları hakkında karar düzeltmesi yoluna gidilemez.1 - Miktar veya değeri altımilyar liradan (dava tarihinde 300 TL) az olan davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar 2 - 8 inci maddede gösterilen davalara ait hükümlerin onanması veya bozulmasına ilişkin kararlar (8 inci maddenin II numaralı fıkrasının 6 nolu bendindeki davalar, bu fıkranın (1) numaralı bendindeki hüküm saklı kalmak koşuluyla; kira sözleşmesine dayanan tahliye ve akdin feshi davaları ile bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davalar ve Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan davalar hariç),3 - Görevsizlik, yetkisizlik, hakimin reddi, dava veya karşılık davanın açılmamış sayılması, davaların birleştirilmesi ve merci belirtilmesi kararları,4 - Hakemlerin verdiği hükümlerin ve bu Kanunun tahkim hükümlerine göre mahkemece verilecek kararların onanmasına veya bozulmasına ilişkin kararlar.”