2. Hukuk Dairesi 2025/7361 E. , 2026/1811 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/438 E., 2025/1722 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ile miktarları, velâyet, çocuk lehine kabul edilen nafakalar yönünden temyiz ed…
2. Hukuk Dairesi 2025/7361 E. , 2026/1811 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/438 E., 2025/1722 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, boşanma davasının kabulü, kadın lehine kabul edilen tazminatlar ile miktarları, velâyet, çocuk lehine kabul edilen nafakalar yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince dinlenmesinden vazgeçilmesine rağmen dinlenen tanık ...'in beyanlarının esasen hükme esas alınmadığının anlaşılmasına göre davalı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına, çocuk yararına aylık 5.000,00 TL iştirak nafakası ile kadın yararına 40.000,00 TL maddî, 40.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Kararın davalı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar erkek vekilince yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olması yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olması gerekir (TMK md. 174/2). Boşanmaya sebep olan olaylar bu nitelikte değilse manevî tazminata hükmedilemez. Her ne kadar davalı erkeğe " cinsel şiddet uyguladığı" vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de dosyanın yapılan incelemesinden bu kusura ilişkin tanık beyanlarının yer ve zaman unsuru içermeyen soyut beyan ve izahlardan ibaret olup, iddiayı ispata elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle bu vakıa erkeğe kusur olarak yüklenemez. O halde davalı erkeğin "kadın ve müşterek çocuğa karşı ilgisiz olduğu, aynı ev içinde ev arkadaşlığı yaptıkları, kadının aile terapistine gitmek istediği ancak erkeğin bunu olumsuz karşıladığı, erkeğin çocuk pedagoga giderken çocukla da hiç ilgilenmediği, bu davranışları ile kadına duygusal ve psikolojik şiddet uyguladığı, en son davalının ilgisiz davranışlarından dolayı kadının müşterek çocukla birlikte evden ayrılmasına neden olduğu'' kusurları dışında bir kusurunun varlığı ispat edilememiştir. Bu hale göre de boşanmaya sebep olan olaylarda erkek tam kusurlu ise de davalı erkeğin boşanmaya neden olan bu kusurlu davranışları kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Öyleyse, davacı kadının manevî tazminat talebinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ve kusur tespiti ile kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen manevî tazminat yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3. Davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.