8. Ceza Dairesi 2023/2592 E. , 2023/8066 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/358 E., 2022/819 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön …
**8. Ceza Dairesi 2023/2592 E. , 2023/8066 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/358 E., 2022/819 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2016 tarihli iddianamesiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır. 2. Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2015 tarihli kararı ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.04.2021 tarihli ilamı ile basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerin değerlendirilmesi yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak ve sanığın bozma kararından sonrasında basit yargılama usulüne itirazı üzerine açık yargılamaya devam olunarak sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından belirlenen yükümlülüklere uymaması nedeniyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği ve iki gün içerisinde teslim olması gerektiği hususu ihtar edilmesine karşın en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayarak firar suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesinin sekizinci fıkrası ''Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…) ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.'' şeklindeki düzenleme dikkate alınarak yapılan incelemede, Tüm dava dosyası kapsamı, sanığın denetim planına uymamakta ısrar etmesi nedeniyle Kocaeli İnfaz Hakimliğinin 10.02.2016 tarihli kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı ile iki gün içerisinde en yakın cumhuriyet başsavcılığına teslim olunması gerektiği aksi halde 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesi gereği işlem yapılacağı ihtarı ve sanığın bozma kararının ardından basit yargılama usulüne itirazı üzerine açık yargılamaya devam olunarak sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmediğinden mahkeme uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi.