11. Hukuk Dairesi 2023/239 E. , 2024/4004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/752 Esas, 2022/1468 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/310 E., 2022/65 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf
**11. Hukuk Dairesi 2023/239 E. , 2024/4004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/752 Esas, 2022/1468 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2019/310 E., 2022/65 K. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; .... adı altında tüm hisselerin tek sahibi... faaliyetine Tokat, Merkez İlçede devam ederken adi ortaklık şeklinde davalı ... ile Tokat İli, Erbaa İlçesi'nde güzellik ve estetik alanında 2013 yılında bir iş yeri açtığını, bu iş yerine Tokat İli'nde 2004 yılından beri faaliyette bulunan Derma Es şirketinin isminin verildiğini, müvekkilinin Derma Es ismini tanınmış hâle getirdiğini belirterek davalının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde aldığı 2016/35608 hizmet numaralı derma es isimli markasının hükümsüzlüğüne, derma es ismini kullanmasının men'ine ve müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, açılan davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı şirketin şuanki sahibinin... olduğunu, şirketin ilk kurucusu olmadığını, şirketin konusu her ne kadar estetik konusunu içerse de, şirketin bu yönden yıllardır pasif durumda olduğunu, şu anda bir spor salonu ve havuz işletmesi olarak daha yeni faaliyete geçmiş olduğunu, davacı şirketin daha önce bir marka tescil talebinin olmadığını, piyasada ve elektronik ortamda aktif olanın müvekkilinin işletmesi olduğunu, davacı şirketin sahibinin ortağı olduğu bir işletmeye marka tescil edilmiş olduğunu, bu nedenle hak iddiasının da yersiz olduğunu, ortaklıktan çıkarken markayı devralıp çıktım demesi gerektiğini, davanın kötü niyetle açıldığını savunarak reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından 2017/41684 başvuru numaralı "derma-es" ibareli tescil başvurusunun, davalı ...'ya ait 2016/35608 tescil sayılı "derma-es" ibareli marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiği, markalar hukukunda kabul olunan öncelik ilkesinin doğal bir sonucu olarak önceden tescil olunan veya tescil başvurusu yapılan bir markanın, kendisi ile aynı veya aynı türdeki bir mal veya hizmetle ilgili olup aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan diğer markalara karşı korunacağı, davacının, 2016/35608 tescil sayılı marka sahibi davalı aleyhine açtığı derma-es isimli markanın kullanılmasının men'i, müdahalenin önlenmesi ile derma-es isimli markanın hükümsüzlüğüne yönelik davada hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ....'nin tüm hisselerinin tek sahibinin... olduğunu, ...'ün ... ile güzellik ve estetik alanında 2013 yılında iş yeri açtığını, iş yerine de 2004 yılından beri faaliyette bulunan Derma Es şirketinin isminin verildiğini, ancak ...'nun müvekkilinin rızası olmadan ve imzası taklit edilerek iş yeri terk evrağı imzaladığını, müvekkilinin Erbaa'da kurmuş olduğu şirketteki adi ortaklıktan kaydının silindiğini, davalının derma es ismini TÜRKPATENT nezdinde hizmet markası olarak tescil ettirdiğini, dosyanın marka patent bilirkişisine tevdi ile rapor alınmadan hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek derma es isminin kullanılmasının men'ine ve müdahalesinin önlenmesine, davalının derma-es isimli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı adına tescilli derma es markasını tanınmış hâle getirdiğini, piyasada fiilen ihsas ettiğini ileri sürerek markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiği, davacının, 14 yıldır güzellik ve estetik faaliyetinde bulunarak derma es ismi ile tanındığını, derma es ismini fiilen ve hukuken ihdas ettiğini, maruf hâle getirdiğini iddia ederek gerçek hak sahipliği iddiasına dayalı olarak marka hükümsüzlüğü davası açtığı, davacı şirketin 2004 yılında ticari faaliyete başladığı, davacı şirket sahibi...'ün şirkete 2007 yılında ortak olduğu, ... ile davalı arasında 2013 ve 2017 yılları arasında Erbaa İlçesi'nde güzellik ve estetik alanında derma es ismi ile adi ortaklık ilişkisi kurulduğu, buna göre davacının şirket ismi olan derma es ismini, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren olduğunu ispat edemediği gibi davalı ile davacı arasında adi ortaklık ilişkisi bulunması nedeniyle derma es isminin davalı tarafından da müşterek kullanım hakkının mevcudiyeti nedeniyle davalının daha önce yaptığı marka başvurusu sonucu TÜRKPATENT nezdinde gerçekleştirdiği marka tescilinden doğan öncelik hakkı karşısında dava konusu markanın hükümsüzlüğü mümkün olamayacağından yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin 14 yıldır güzellik ve estetik alanında aralıksız faaliyette bulunduğunu, Tokat İli'nde derma es ismi ile tanındığını, davacı şirketin tek ortaklı olduğunu, davacı şirketin tek ortağı olan...'ün davalı ile 2013 yılında derma es ismi ile adi ortaklık kurduğunu, ...'ün rızası olmadan iş yeri terk evrağı imzalandığını, adi ortaklıktan çıkarıldığını, davalının kötü niyetli olarak derma es ismini marka olarak tescil ettirdiğini, davacı iddialarının irdelenmediğini, bilirkişi raporu alınmadığını, davacının iddiasının dosyadaki deliller ile sabit olduğunu, tanık beyanlarının açık olduğunu, davacının kendi ihdas ettiği ve meşhur ettiği markayı kullanma hakkı bulunduğunu, davanın reddi kararının ve gerekçesinin doğru olmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının da isabetli olmadığını, adi ortaklık ilişkisi bir an için olsa bile bu durumda adi ortaklardan her birinin muvafakatı ile ancak marka tescili gibi önemli yönetim işinin yapılabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini, markaya tecavüzün men'i istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ile 25 inci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Marka tescilinde nispi ret nedenleri dava tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde düzenlenmiş olup aynı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrasına göre 6 ncı maddedeki nispi ret nedenleri aynı zamanda hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir. Bu durumda, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki, "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." ifadesiyle yerini bulan gerçek hak sahipliğine dayanan nispi ret nedeni aynı zamanda hükümsüzlük nedeni olarak değerlendirilecektir. 2.Somut olayda davacı şirketin 2004 yılında kurulduğu, kurulduğu tarihten beri "Derma Es" ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığı, estetik ve güzellik alanında faaliyette bulunduğu, "Derma Es" ibaresinin ticaret unvanı olarak kullanılmasının aynı zamanda markasal kullanım niteliği taşıdığı, "Derma Es" ibaresini ticaret unvanı olarak estetik ve güzellik alanında 2004 yılından beri kullananın, yani, gerçek hak sahibinin davacı şirket olduğu, davacı şirketin ortağı... ile ortak işletme işleten davalının bu durumu bildiği, buna rağmen dava konusu 2016/35608 tescil sayılı "derma-es" ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiği anlaşılmış olup yukarıda anılan Kanun hükümleri çerçevesinde davanın kabulüne (tüm talepler yönünden) karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış, bu nedenle istinaf başvurusunu reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.