Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11213 E. , 2024/5851 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11213 Karar No : 2024/5851 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11213 E. , 2024/5851 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11213 Karar No : 2024/5851 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan hakların ve ilkelerin ihlal edildiği, darbe girişimiyle hiçbir ilgisinin olmadığı, OHAL döneminde de Anayasa'nın yürürlükte olduğu, dava konusu işlemin dayanağı KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle yok hükmünde olduğu, OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, yürütme ve yasama organlarının kişileri yargılama ve suçlu ilan edip cezalandırma yetkisi olmadığı, aksi uygulamanın fonksiyon gaspına yol açacağı, olağanüstü halin gerekli kılmadığı konuların Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile düzenlenemeyeceği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Öte yandan, bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararında yer alan; "... Tanık M.İ. Talimat Mahkemesince usule uygun olarak alınan beyanında; "Ben Tatvan ilçesine 2011 yılında gittiğimde yapının sivil kanadına dahil olduğumda sanık ile tanıştım, kendisi de öğretmendir, mütevelli konumundaydı, sohbetlere katılırdı. Sınıf öğretmeniydi, ben yapı içerisinde mahrem yapıya geçene kadar sanık ile aynı evi paylaştık, bildiğim kadarıyla sanık mahrem yapının içerisine geçmedi, ben 2013 eylül ayında mahrem yapının içerisine tam olarak girmiştim. Benim görev yaptığım okulda, N.Y. isimli şahıs mahrem yapı içerisindeydi, benim sivil kanattan bu yapı içerisinde olduğumu biliyordu ancak ben onu bilmiyordum, sonrasında en mahrem yapıya alınınca ban "Tüm aboneliklerini ve bağlantılarını kes ve evi dahil değiştireceksin, eski sivil yapıdaki kişilerle de görüşmeyeceksin." diye söylediğinden ben ... ile eskisi gibi görüşmeme kararı aldım ama yine de Tatvan küçük yer olduğundan çarşıda pazarda karşılaştığımız oluyordu, sivil yapıdayken kaldığımız evde F.O., M.K., ..., Z.Ş., Z.İ. isimli kişiler vardı, daha sonrasında duyduğum kadarıyla katalog evliliği yapmadığını, zaman zaman sohbetlere gittiğini duyuyordum, mahrem yapıya geçtikten sonra sivil yapıyla bağlantımı kesmiştim..." şeklindeki tanık beyanı dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında peşin olarak yatırılan harç mahsup edildikten sonra varsa kalan ve tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.