Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, Haksız rekabetin men’ini, Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçla
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Avusturya da buluna dava dışı şirketin ürettiği medikal ürünlerin Türkiye distribütörü olduğunu beyan eden davalı ile müvekkil arasında 10/07/2011 tarihli Distribütörlük sözleşmesi akdedilerek müvekkiline Türkiye çapında tek satıcı yetkisi verildiğini, sözleşme süresinin 3 yıl olduğunu, sözleşmenin en az 3 yıl süreceği hususunda müvekkilinde gerekli güvenin oluşturulduğunu, müvekkilinin bu kapsamda ak dolunan işin en iyi şekilde yapılması için derhal gerekli ticari girişimlerde bulunarak işin gerektirdiği araç gereç ve donanımı insan istihdamını ve tanıtım faaliyetlerini süreklilik arz eder biçimde hayata geçirdiğini, bölge sayının 2 den 7 ye çıkardığını, teminat amaçlı olarak davalıya 3 adet çek teslim edildiğini, ticari ilişkinin devamı sırasında 29/3/2012 tarihinde bir taahhütname’nin akdedildiğini, bu tarihten sonra davalının davranışlarını değiştirmeye başladığını, davalı yanın müvekkiline ürün tedarikinde zaafiyet oluşturduğunu, ürün sağlama edimini müvekkiline zarar verecek şekilde ifadan kaçındığını, müvekkilinin fiili satışlarının engellenmeye çalışıldığını, bu aşamada müvekkilince davalıya noter kanalıyla 27.11.2012 ve 07.12.2012 tarihlerinde gerekli bildirimlerde bulunulduğunu, sözleşme konusu ürünleri münhasıran kendi çabasıyla bugünkü anlamında piyasa ve bölgeye tanıtan, edimlerini usulünce ve giderek fedakarca ifa eden, davalının bir temerrüt bildirimine muhatap olmamış ve şirketinin faaliyetini tamamen sözleşmedeki ürünlerin satışı-tanıtılmasını has eden bu amaçla kapsamlı eğitim, personel, tanıtım ve teçhizat yatırımı yapan, ürünler ile ilgili gümrük bedellerini dahi ödeyen, pazarlama faaliyetlerinin sürdürülmesi yolunda müstabel fuarlara katılım içinde anlaşmalar yapan, ve bunlarla sınırlı olmaksızın yatırım- harcalamalar gerçekleştiren müvekkilinin bölgede önemli bir müşteri portföyörü satış kabiliyeti, tanınırlık ve marka değeri elde ettiğini, ancak davalının sözleşmenin haksız feshi için senaryo oluşturmaya çalıştığını bu hususun 21.12.2012 tarihinde yine noter kanalı ile davalıya bildirildiğini, davalının ... Noterliğinin 24/12/2012 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiğini, davalının fesih için ileri sürdüğü sebeplerin haksız ve yersiz olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, davalı yanın hukuka aykırı davranışları nedeniyle zarara uğradıklarından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000TL fiili zarar, 400.000TL yoksun kalının kar ve 100.000TL portföy tazminatı olmak üzere 1.000.000.-TL maddi tazminat ve 100.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Avusturya da bulunan ... GMBH şirketi ile müvekkili şirket arasında 07.02.2016 tarihinde dağıtım sözleşmesi, 10.05.2007 tarihinde ise münhasırlık anlaşması akdedildiğini ve bu anlaşmaya istinaden müvekkili ile davacı arasında 10.07.2011 tarihinde tek satıcılık (distribütörlük) sözleşmesi imzalandığını, tek satıcılık sözleşmesinde satıcının en önemli ve asli yükümlülüğünün sözleşmeyle belirlenen miktarda ürünü kendi nam ve hesabına satın alma ve ürünlerin sürümünü arttırmak için gerekli faaliyetlerde bulunma borcudur ki bu yükümlülüğün sözleşme süresince devam eden sürekli nitelikte bir borç ilişkisi olduğu, mali yönden bağımsız olan tek satıcının kendi sermayesini koyarak sözleşme konusu malların satışı ile ilgili tüm rizipoyu üstlendiğini, dolayısıyla tek satıcının acenteden ve bu anlamda komisyoncudan farklı olduğunu, davacı yanın sözleşmeyle kararlaştırılan süre ve miktardaki ürün satışını gerçekleştiremediğini, sözleşme hükümlerine uygun hareket etmediğini, ticari ahlaka uymayan başka davranışlarda bulunduğunu, üretici firma ile temasa geçerek müvekkilinin elinden ürünlerin yetkisini almaya çalıştığını, davacının ürünlere herhangi bir marka değeri de katmadığını fahiş fiyatlandırmalar ile ürün aleyhine durum oluşturduğunu, davacının yeni müşteri portföyü oluşturmadığını, taraflar arasındaki sözleşme imzalandıktan sonra davacı yanın müvekkilinin önceki satışlarından daha küçük satış gerçekleştirdiğini, ayrıca davacının sözleşmeye konu vitagil adlı ürünün birebir aynı yazı karakteri ve logosu ile yasaya aykırı başka bir ilaç için patent müracaatı yaptığının tespit edildiğini, ve kendisine bu durumun ihtar edildiğini ve davacı yanın Eylül 2012'de yapmış olduğu siparişlerin Türkiye'ye getirilmesine rağmen bedelini ödeyerek müvekkilinden satın almadığını, taraflar arasında o güne kadar uygulanan usulün dışında taleplerde bulunduğunu ve müvekkilin ekonomik zorluk yaşadığı kanısını uyandırmaya çalıştığını, sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle davacının müvekkiline vaki 53.087,37.-TL borcu olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur. Birleşen ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı Avusturya'da bulunan ... GMBH şirketi arasında münhasırlık sözleşmesi ve müvekkilinin gösterdiği başarılar neticesinde Azerbeycan, İran, Irak bölgelerinde vitaglukan ve vitagil satış hakkı veren sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin Türkiye pazarına sıfır noktasından giren ... ürünlerinin Türkiye pazarında tanıtım ve dağıtımını yapmak suretiyle bir marka değeri ve müşteri portföyü oluşturduğunu, büyük bir başarı grafiği yakaladığını, akabinde 2011 yılında kurulan davalı firmanın müvekkili şirket ile ürün satışı yapmaya talip olduğunu, davalı ... ile müvekkili arasında 10.07.2011 tarihinde tek satıcılık sözleşmesinin imzalandığını, ancak davacının sözleşmeye uygun hareket etmediği gibi sözleşmede kararlaştırılan satış rakamlarını yakalayamadığını, yeni müşteri oluşturamadığını, bilahare süreç içinde müvekkili ile üretici ... firması arasındaki ilişkiyi bozmaya yönelik davranışlar içine girdiğini ve üretici firma ile görüşmeler yaptığını, müvekkilinin üretici firmadan temin ettiği son sipariş ürünlerini teslim almaktan kaçındığını, ürün bedelini ödemediğini, sözleşmenin de müvekkilince haklı nedenlerle feshedildiğini, ancak fesihten sonra davacının hukuka aykırı davranışlarına devam ettiğini ve bu yönde ... 'te bir otelde üretici firmaya ait ürünler ile ilgili seminer düzenlemeye kalktığını ve Cumhuriyet Başsavcılığına gerekli suç duyurusunda bulunulduğunu, akabinde üretici firmanın distribütörlük ve münhasırlık sözleşmesini feshettiğini ve bilahare davalı ... ile ... arasında ürünlerin satışına ilişkin sözleşme yapıldığının öğrenildiğini, davalının bu davranışlarının TTK 54-55 maddeleri gereğince haksız rekabet olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet nedeniyle zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.