4. Hukuk Dairesi 2022/7488 E. , 2022/10655 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ... tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yar…
**4. Hukuk Dairesi 2022/7488 E. , 2022/10655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; ... tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davacı ve davalı taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/5420E - 2021/6079K sayılı bozma ilamında "Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 25/03/2019 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin ... kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek İtiraz Hakem kararı bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin ... kararında hükmedilen vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüne, sair itirazlarının reddi ile ... kararının aynen infazına, buna göre ... kararının 3 numaralı bendinin “Başvuran kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 2019 yılı AAÜT’ye göre 5.100,00 TL davacı yararına vekalet ücretinin davalı ... şirketinden alınarak başvurana verilmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, davalı ve davacı taraf vekilleri temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Bozma ilamından önce ... aşamasında alınan 14/06/2019 tarihli hesap raporunda davacının kazadan kaynaklı maddi zararının 105.708,00 TL olduğu tespit edilmiş, davacı vekili 18/06/2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini bu miktara yükseltmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazının kabulü ile davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun maluliyet raporu ile başvurulmadığından, ../... -2- davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiş ve Dairemizin 05/10/2021 tarih ve 2021/5420E - 2021/6079K sayılı ilamı ile davacının başvuruda sunduğu maluliyet raporunun usulüne uygun karara esas alınabilir nitelikte olduğu belirtilerek ... kararı davacı lehine bozulmuştur. Bozmaya uyan İtiraz Hakem Heyetince, bozma öncesinde alınan 14/06/2019 tarihli aktüer raporu doğrultusunda TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz esasına göre yapılan hesaplama sonucu bulunan zarara göre davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir. Davacı vekili güncel verilere göre ve progresif rant hesaplama tekniği uygulanarak hesabın yapılmasını gerektiğini savunmaktadır. Gerçek zarar miktarı hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Özü itibariyle, varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bununla birlikte ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. İtiraz Hakem Heyetince varılan sonuç ise bu belirlemeye uygun değildir. O halde, yapılacak iş; davacının öğretmen olduğu da gözetilerek hüküm tarihine en yakın tarihteki gelirinin bordrosundan tespiti ile gerçek zararın progresif rant tekniği kullanılarak hesaplanması yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp; sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Açıklanan nedenlerle davacı yararına kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 5.410,19 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 20/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.