Başvuru; mazbut vakfın intifa ve galle fazlasına, intifa hakkına müstahak vakıf evladı olunduğunun tespiti talebiyle açılan davada tespit tarihinin murisin ölüm tarihi yerine mahkemenin karar tarihinden itibaren başlatılması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; mazbut vakfın intifa ve galle fazlasına, intifa hakkına müstahak vakıf evladı olunduğunun tespiti talebiyle açılan davada tespit tarihinin murisin ölüm tarihi yerine mahkemenin karar tarihinden itibaren başlatılması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu 14/2/2012 tarihinde ölen A.R.İ.nin tek erkek evladıdır. Başvurucu 1722 yılında düzenlenen vakfiye ile kurulan ve Mehmet Paşa oğlu Mustafa Paşa Vakfının (Vakıf) vakfedeninin alt soyudur. Söz konusu Vakıf zürri bir vakıftır. Vakfın vakfiyesine göre vakıf kurucusunun kız ve erkek öz evladına, üç batına kadar erkeğe iki, kıza bir şeklinde tahsis edildiği, üç batından sonra mevcut gallenin batın tertibi üzere ve nesil kesilinceye kadar sadece erkek evlada, erkek evladın nesli kesilirse yine aynı batın tertibi üzere kız evlada verilmesi, kız evlatta neslin kesilmesi durumunda mevcut gallenin İskender Paşa Camisi'ne aktarılması ve merhumun diğer vakıflarına ilhak edilmesi şart koşulmuştur. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Vakıf 1/9/1944 tarihinde mazbut vakıflar arasına alınmıştır. Başvurucunun daha önce de vakıf mütevelliliği yapan murisi A.R.İ.nin Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargıtay incelemesinden geçen 5/2/1973 tarihli ilamıyla galle fazlasından yararlanmaya müstahak batn-ı evvel evladı olduğu tespit edilmiştir. Başvurucu, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) 17/4/2013 tarihinde müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti için Vakıflar Genel Müdürlüğüne karşı dava açmıştır. Dava dilekçesinde, vakfiyeye göre babası A.İ.nin vefat tarihinde vakfın ön batında erkek evladı olduğu için 14/2/2012 tarihinden itibaren galle fazlasına ve intifaya müstahak evlat olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 3/6/2014 tarihinde, 1047 hicri tarihli vakfiyeye göre galle fazlasının batın şartı gözetilerek erkek evlada bırakıldığını, başvurucunun evlatlık haklarının başlangıç tarihini babasının ölüm tarihi olan 14/2/2012 olarak tespitini talep etmekte haklı olduğunu gerekçe göstererek davanın kabulüne karar vermiştir. Taraflarca temyiz edilen hüküm, Yargıtay Hukuk Dairesinin 7/5/2015 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle davacının aynı taleple açtığı Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005 tarih ve 2005/31-87 E.K. sayılı dosyası ve bu dosyada yer alan Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973 tarih ve 1973/27-95 E.K. sayılı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş ilamıyla daha önce de vakıf mütevelliliği yapan davacının babası [A.R.İ.]'nun galleye müstehak vakıf evladı olduğuna karar verildiği anlaşıldığından, mahkemenin davacının vakıf evladı olduğu yolundaki tespiti doğrudur. Ancak davaya konu Mustafa Paşa Vakfına ait 1047 H. tarihli vakfiyede gallenin batına kadar kız erkek ayrımı yapılmadan ve batın şartı getirilmeden evlada, batından sonra batın şartı ile öncelikle erkek evlada bırakıldığı gözetildiğinde, her ne kadar babası ölmüşse de babasının vefat etmesinin davacının ön batında olduğu anlamına gelmeyeceğinden, davacıdan önceki batında babası dışında sağ vakıf evladı bulunup bulunmadığının araştırılması zorunludur. Dosya kapsamında bu yönde bir araştırma yapılmadığı görülmüştür. Zira dosya içinde davacının babası sağken aynı taleple açmış olduğu Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005 tarih ve 2005/31E.-87K. sayılı dosyasında mahkemece kabul yönünde verilen 2003 tarihli ilk kararın Dairemizin 2003 tarih ve 2003/7279E.-10197K. sayılı ilamıyla aynı yönde bozulduğu anlaşılmıştır.Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş davacının gidilebildiği kadar üst soylarına ilişkin açıklamalı nüfus kayıtları getirtilip davacıdan önceki batında sağ vakıf evladı olup olmadığının yöntemince araştırılıp oluşacak duruma göre gerektiğinde konunun uzmanı bilirkişiden yeniden rapor alındıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiştir." Bozma kararına uyan Mahkeme, işin esasını incelemiş ve 21/12/2017 tarihinde davayı kabul etmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Mahkememizce Bilirkişi A.E.den 27/3/2017 tarihinde aldırılan raporda; Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 5/2/1973 tarih ve 19673/27 esas, 1973/27 esas, 1973/95 karar sayılı kararıyla dava konusu Vakfın gallesine müstahak Vakıf evladı olduğu tespit olunan ve Davacının babası ile aynı batında yer alan A.İ.nun; Diyarbakır ili, Merkez ilçesi, Nüfus Müdürlüğünce 2004 tarihinde verilmiş olan ve Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/31 esas sayılı dosyası içinde bulunan nüfus kayıt örneğinde, ölüm hanesinin kapalı olduğu görüldüğünden, adı geçenin yaşamadığının belgelendirilmesi ve ön batında başka vakıf evladı olmadığının ispatı halinde; davacı Mehmet Murat İskenderoğlu'nun; Mustafa Paşa Vakfı kurucusunun gallesine müstehak evladı olarak kabul edilebileceğini; davacı Mehmet Murat İskenderoğlu'nun kendinden önceki batında, vakıf evladı olmadığını ispat etmesi halinde; Mehmet Mustafa Paşa Vakfının gelirinden (gallesinden), dava tarihinden itibaren geçerli olmak kaydıyla yararlanma hakkının bulunduğu yönünde rapor vermiştir.27/3/2017 tarihli Bilirkişi raporunda belirtilen A.İ.na ait nüfus kayıtları Sur Nüfus Müdürlüğünden temin edilmiş, Z.Z. ve Z. oğlu 1905 doğumlu A.K.İ.nin 15/9/1985 tarihinde vefat ettiği böylelikle davacının üst batınında yaşayan başka mirasçının bulunmadığı anlaşılmıştır.Toplanan kanıtlara, dosyadan oluşan kanaate, dosyaya sunulan deliller, veraset belgesi ve bilirkişi raporu, nüfus kayıtları ile davacının babası olan A.R.İ.nun 14/2/2012 tarihinde öldüğü ve davacının tek erkek evladı olarak kaldığı bu nedenle vakfın ön batınında tek erkek evladın davacı olduğunu, mahkemeye sunulan 1047 H. Tarihli vakfiye örneğine göre galle fazlası batın şartı gözetilmek kaydıyla erkek evlada, munkariz olması halinde aynı şekilde kız evlada ait olacağının belirtildiğini, vakfın 1944 yılından beri mazbut vakıflar arasında Vakıflar Genel Müdürlüğünce idarece temsil edildiğini, davacının evladlık haklarının başlangıç tarihinin vefat eden babası Reşit İskenderoğlu'nun ölüm tarihi olan 2012 olarak tespitini talep etmekte haklı olduğu ve vakıflar yasasının 7/(Ek fıkra) maddesinde düzenlenen sürenin sınırları içerisinde kaldığı ve davacının davasını ispat ettiği yönündeki rapor mahkememizce de yerinde görülmüş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur." Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 15/10/2018 tarihli kararında mahkeme hükmünü düzelterek onamıştır. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"Yukarıda (2) ve (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle, hükmün 1 numaralı hüküm fıkrasında 'olduğunun' kelimesinden sonra gelen 've ölen babasının ölüm tarihi olan 2012 tarihinden geçerli olmak üzere' ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yine hükmün 3 ve 5 numaralı fıkralarının metinden çıkarılarak yerlerine '3-Davanın niteliği gereği davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına', '5-Davanın niteliği gereği davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına' ibareleri yazılmak suretiyle mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici maddesi yollaması ile HMK'nin maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/ fıkrası) gereğince düzeltilmesine ve DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA..." Karar gerekçesinde 27/9/2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesi gereği galleye hak kazandığını mahkeme ilamıyla ispatlayan vakıf evladına galle fazlası ödeneceğinden ilgili kişinin ilk önce galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine dair mahkemeden karar alması gerektiği ifade edilmiştir. Gerekçede, Yönetmelik'in maddesi gereğince ise vakıf evladı veya ilgililerinin galle fazlasını almaya hak kazandıkları tarihin ilk derece mahkemesinin karar tarihi olduğu belirtilmiştir. 20/2/2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun maddesi (5/6/1935 tarihli ve 2762 sayılı mülga Vakıflar Kanunu'nun maddesi) gereğince galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalarda Vakıflar Genel Müdürlüğünün kanuni hasım olduğu davanın kabulü hâlinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Karar düzeltme talebi Dairenin 21/3/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 6/5/2019 tarihinde öğrendikten sonra 28/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. A. Ulusal Hukuk 5737 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Kanunun uygulanmasında;...Vakıflar: Mazbut, mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıfları,Vakfiye: Mazbut, mülhak ve cemaat vakıflarının malvarlığını, vakıf şartlarını ve vakfedenin isteklerini içeren belgeleri,...Vakıf senedi: Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfların, malvarlığını ve vakıf şartlarını içeren belgeyi,Mazbut vakıf: Bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıfları,Mülhak vakıf: Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıfları,...Galle fazlası: Mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfın hayrat ve akarlarının onarımı ile vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerin ifasından sonra kalan miktarı,...ifade eder." 5737 sayılı Kanun'un maddesine 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un maddesiyle eklenen beşinci fıkra şöyledir:"Mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirlenir. " 5737 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:"Mülhak vakıflarda vakıf yönetimine, mülkiyet ve intifa hakkı iddiasına ait davalarda vakıf yönetimi ile Genel Müdürlük birlikte hasım gösterilir. " Yönetmelik’in maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Vakıf evlatları veya ilgilileri dilekçe ile vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu ve galle fazlası almaya hak kazandığını gösteren mahkeme kararıyla;a) Vakıf evladı veya ilgilisi olduğu mülhak vakıf yöneticisine,b) (Değişik: RG-14/8/2010-27672) Vakfiyesinde galle fazlası ödenmesine ilişkin şart bulunan mazbut vakıflarda, ilgili bölge müdürlüğüne veya Genel Müdürlüğün internet sitesindeki online başvurular kısmında yer alan galle fazlası talep formunun doldurulması şekli ile; Genel Müdürlükçe temsilen yönetilen mülhak vakıflarda ise ilgili bölge müdürlüğüne,başvuru yaparlar. (2) (Mülga:RG-19/1/2013-28533) (3) Vakfiyede batın tertibi veya bunun gibi herhangi bir şart mevcut ise, bu şartın mahkeme kararı ile ispatı gerekir. (4) (Ek:RG-28/2/2018-30346) Vakıf yöneticisi; galleye müstahak vakıf evladında meydana gelen değişiklikleri Ek-25’teki formu doldurarak ilgili bölge müdürlüğüne vermek zorundadırlar.'' Yönetmelik’in maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"(1) Vakıf evladı veya ilgililerinin galle fazlasını almaya hak kazandıkları tarih ilk derece mahkemesi karar tarihi olup, galle fazlasına ilişkin ödeme mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra yapılır....''B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek (1) No.lu Protokol'ün "Mülkiyetin korunması" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."