12. Ceza Dairesi 2023/5108 E. , 2024/2456 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/393 E., 2023/101 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki te…
**12. Ceza Dairesi 2023/5108 E. , 2024/2456 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/393 E., 2023/101 K. KATILANLAR : ..., ..., ..., ... SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2020/2161 Esas, 2022/5030 Karar sayılı ilâmıyla, bozma ilamı ekli duruşma davetiyesi tebliğine rağmen duruşmaya gelmeyen sanığın bozmaya karşı beyanının alınmayarak savunma hakkının kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4 maddesi delaletiyle 50/1-a, 52/4, 53/6 maddeleri uyarınca 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde etken davranışının bulunmadığına ve katılanlar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, katılanlar vekilinin temyiz isteği, sanığa hükmedilen ceza miktarının orantılılık ilkesine aykırı olduğuna, önceki bozma kapsamında olmayan hükmün kalan kısımlarının kesinleştiğinden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesinin uygulanmasının hukuka uygun olmadığına ve bir günlük takdir edilen ücretin miktarına yetersiz hükmedildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık idaresindeki otomobille, meskun mahal dışı, 5.40 metre genişliğinde, iki yönlü, asfalt kuru zeminli, far ışığı altında görüşü açık yolda, önündeki kamyonu sollamak istediği sırada karşı yönden gelmekte olan ve farları yanmayan sürücü ...'nın yönetimindeki motosiklete çarptığı ve sonrasında sanık ile aynı yönde arka tarafında seyretmekte olan sürücü...un yönetimindeki otomobil ile sanığın aracının çarpıştığı, motorsiklet sürücüsü ...'nın öldüğü ve motorsiklette yolcu olarak bulunan ...'nın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda, mahkemece sanığın sollama esnasında solladığı kamyon ile mesafesini gereğinden fazla açtığı, seyir mesafesini ve hızını tehlike anında derhal hız kesip yavaşlayarak sağ şerit içerisine geçecek şekilde ayarlamayarak tali kusurlu şekilde olaya sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve 2018/12-98 esas, 2021/527 karar sayılı kararında vurgulandığı üzere; davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması, taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmesi, ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı belirlenmesinin ve katılanlara sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün bulunmaması, avukatlık ücretinin temyiz aşaması da dahil kesin hüküm elde edilinceye kadar yapılan işin karşılığı olması, her ne kadar Tarife'nin 14/1. fıkrasında katılan yararına avukatlık ücretine hükmedileceği düzenlenmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 164/son fıkrasında yer alan "Dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir." ve Tarife'nin 3. maddesindeki "Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti..." şeklindeki düzenlemeler göz önüne alındığında karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğunun kabul edilmesi, yine bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacak olup katılan sayısının tek başına ücretin belirlenmesinde kriter kabul edilmemesi hususları gözetildiğinde, kendilerini aynı vekille temsil ettiren katılanlar lehine mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilerek, avukatlık ücretinin, Avukatlık Kanunu'nun 169.maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3.maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 3, 4 ve 5.fıkralarının çıkartılarak, son fıkra olarak ''Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamada kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine 17.400 TL maktu vekalet ücretinin sanık ... Toplaoğlu'ndan alınarak katılanlara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.