Ceza Genel Kurulu 2022/32 E. , 2024/143 K. "İçtihat Metni" İTİRAZ İtirazname No : 2016/205914 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 21-92, 89-34 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ..., ... ve .... ... (...) ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'un 37/1 delaletiyle 82/1-a, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis; sanıkların 6316 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 13/2, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 375 TL
**Ceza Genel Kurulu 2022/32 E. , 2024/143 K.** **"İçtihat Metni"** İTİRAZ İtirazname No : 2016/205914 KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 21-92, 89-34 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ..., ... ve .... ... (...) ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'un 37/1 delaletiyle 82/1-a, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis; sanıkların 6316 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 13/2, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 375 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesince 09.03.2010 tarihli ve 89-34 sayılı, karar tarihi itibarıyla nitelikli kasten öldürme suçu açısından hükmedilen ceza miktarları yönünden resen temyize tabi olan hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 08.03.2011 tarih ve 5100-1350 sayı ile; "...A) Sanıklar hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükmün, tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B) Sanıklar hakkında tasarlayarak insan öldürmek suçundan kurulan hükümde; Dosya kapsamına göre, olay günü sanıklar ... ile ...'ın sanık ...'ın aracıyla Erzurum iline sanık ...'a pikap bakmak amacıyla gittikleri, sanık ...'ın akrabası olan ve yanında çalışan ...ile sanık ...'ın inşaat işlerinde taşeronluk yapan maktulün de maktule ait araçla sanık ...’nin beyanına göre Çat ilçesine maktulün aracının kırık kapısına kaynak yaptırmak amacıyla gittikleri, Erzurum ilinden sanık ...'la ayrılan sanık ...'ın sanık ...'yi telefonla arayarak ...ile maktulün Çat ilçesinde olduğunu öğrenmesi üzerine sanık ...'ye kendilerini beklemelerini söylediği ve sanıklar ... ve ... ile sanık ... ve maktulün saat 22.00 sıralarında benzinlikte buluştukları, sanık ...'ın maktulün kullandığı araca bindiği, sanık ...'nin de sanık ...'ın kullandığı araca binerek Karlıova istikametine doğru önde maktulün kullandığı araç arkada da sanık ...'ın kullandığı araçla birlikte Erzurum-Bingöl karayolunda ilerleyerek Çirişli Köyü mevkiine geldikleri ve sanıkların nedeni bilinmeyen bir sebeple ele geçirilemeyen üç ayrı uzun namlulu silahlarla maktule ateş ederek atışlardan bir adeti bitişik atış diğer atışın da yakın atış olacak şekilde otopsi raporunda belirtilen şekilde maktulü öldürdükleri olayda; Öldürme kararının ne zaman alındığı, karar ile suçun işlenmesi arasında tasarlamayı kabule elverişli bir sürenin geçtiği kesin olarak belirlenemediğinden; sanıkların kasten insan öldürmek suçundan 5237 sayılı TCK'nun 81.maddesiyle cezalandırılmaları yerine, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde tasarlayarak insan öldürmek suçundan 5237 sayılı TCK'nun 82/1-a maddesiyle cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesince 10.07.2012 tarih ve 81-187 sayı ile sanıklar ..., ... ve Mehmet ... (...) ...'ın kasten öldürme suçundan TCK’nın 81/1, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba ilişkin karar tarihi itibarıyla hükmedilen ceza miktarları yönünden resen temyize tabi olan hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyası inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 27.11.2013 tarih ve 3707-6981 sayı ile; "...Sanıklar ve müdafiilerince Dairemizin 08.03.2011 günlü bozma kararından sonra aşağıda sayılan hususlarda yeni delillerin ortaya çıktığının savunulması karşısında, 1) Maktule yapılan atışların mesafelerinin tayini için, tüm dosyanın emanetteki giysilerle birlikte Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek, atış mesafesi tayini ile ilgili önceki raporlarda tespit edilen hususların doğru olup olmadığının sorulması, 2) Maktulün ölümüyle sonuçlanan olayın PKK terör örgütünce güvenlik güçlerine düzenlenmek istenen saldırı sırasında gerçekleştirildiğine ve olayın adı geçen örgüt tarafından üstlenildiğine dair iddialarla ilgili olarak, a) Olaya ilişkin Erzurum ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen başka soruşturmaların bulunup bulunmadığı araştırılarak, bulunuyor ise ilgili dosyaların incelenmesi ve bu kapsamda yargılama konusu olaya dair ifadesi bulunan şahısların tespiti halinde beyanlarının alınması, b) Olayın PKK terör örgütü tarafından hangi yayın organları vasıtasıyla üstlenildiğinin ve bu yayın organlarının PKK terör örgütünün kontrolünde olup olmadığının tespiti, c) Olay yerinde ele geçen kovanların, olaydan sonraki başka suçlarda kullanılan silahlardan atılan kovanlarla uyumlu olup olmadığının ilgili birimlerden sorulmak suretiyle araştırılması, 3) Olay tarihinde, olay yeri ve civarında güvenlik güçlerinin herhangi bir faaliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti, 4) Sanıkların beyanlarında geçen telefon görüşmelerinin tespiti, Gerektiği gözetilerek, sayılan hususların araştırılmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi 24.06.2016 tarih ve 21-92 sayı ile; önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetlerine karar vermiş, karar tarihi itibarıyla hükmedilen ceza miktarları itibarıyla yönünden resen temyize tabi hükümlere yönelik olarak sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesince 09.06.2011 tarih ve 3018-10247 sayı ile onanmasına karar verilmiştir II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 23.09.2021 tarih ve 20594 sayı ile; "...Hiçbir görgü tanığının bulunmadığı olayda, el svaplarındaki atış artıklarına ilişkin Jandarma ve Emniyet Kriminal ekspertiz raporları arasında çelişki mevcut olması, bitişik atış yapılması durumunda kullanılan silahların niteliği itibarıyla vücutta mermi çekirdeği veya gömleğinin kalmayacağı halde maktulün vücudundan mermi gömleği çıkartılmış olması ve Adli Tıp Kurumunun svaplar ve atış mesafesi konusundaki yazıları karşısında, atış artıkları ve atış mesafesine ilişkin olarak olay ertesinde alınan ekspertiz raporlarının da hükme esas alınabilecek kesinlikte bulunmadıkları anlaşılmıştır. Bu durumda hükme esas alınabilecek nitelikteki kesin deliller ve bu deliller ile doğrulanan ve aksi de kanıtlanamayan sanık savunmaları nazara alınarak maddi olayın ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; Sanıkların Çat ilçesinden Karlıova istikametine doğru yola çıktıkları, maktulün idaresindeki minibüs ile sağ koltukta sanık ... ... oturduğu halde önde, sanıklar ... ve ...'nin de ...’ın kullandığı pikapla arkadan seyrederken saat 22.00 sıralarında, Çat İlçesi Çirişli Köyü mevkiinde yolun sağ tarafından maktulün bulunduğu minibüse uzun namlulu silahlarla ateş edilmesi sonucunda maktulün minibüsünün sağ tarafında 14 adet mermi giriş deliği oluştuğu, maktulün başının sağ tarafından sağ kolundan birer adet sırtından iki adet ve sol kol dirsek bölgesinden bir adet mermi girişine maruz kaldığı, sol dirseğinin üst tarafındaki yarasının bitişik atış, sırtındaki ve sağ kolundaki yaraların yakın atış mesafesinden yapıldığının tespit edildiği, maktulün sağ tarafında oturan sanık ... ...'ın sol kolunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, maktulün arabasının arka tarafına 4 adet mermi isabet ettiği, aynı zamanda maktulün oturduğu şoför koltuğunda arkadan öne doğru mermi giriş deliğinin bulunduğu, maktulün minibüsünün ön tekerlerinin patladığı ve ateşleme yerinden geri geriye giderek yolun sol tarafında şarampole doğru çıktığı ancak toprak zeminde sağa doğru yan yatmak üzereyken durduğu, olay yerinde yolun sağ tarafında ateşlemenin yapıldığı belirtilen yerde ve tepelik alanda 70 metre mesafede 14 adet kaleşnikof mermisi, 170 metre mesafede 92 adet bixi silahı kovanı ve 5 adet mermisi, 115 metre mesafede 28 adet M16 tüfeği mermisi kovanın bulunduğunun tespit edildiği, olaydan sonra yapılan svap incelemelerinde maktul ve sanıklardan alınan svaplarda atış artığının bulunduğunun tespit edildiği, sanık ... ...'ın kolundaki yaralanmanın ise ateşli silah yaralanması olduğu, ancak kıyafetindeki izin yakın atış mı uzak atış mı oduğunun, hatta mermi aksi ispatlanamayan savunmasına göre yoldan geçen bir kamyoncunun yardımıyla Karlıova İlçesine doğru giderken diğer sanıkları görünce onlarla Karlıova Devlet Hastanesine gittiği, sanık ...'ın kullandığı pikapta mermi izi bulunmadığının anlaşıldığı, otobüs sürücüsü olan Tanık ...'ın yoldan çıkan minibüsü fark ederek maktulü otobüsüne aldığı ve yolda 112 ve 156 ihbar hatlarını aradığı, yoldaki petrol İstasyonunda bekleyen ambulansa maktulü teslim ettiği, 18/03/2011 tarihinde Bingöl'de meydana gelen çatışmada öldürülen teröristlerden elde edilen silahlardan birisinin maktulün vurulduğu olay yerinde elde edilen kovanları ateşleyen silah olduğu, maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak öldüğü hususlarının sabit olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından sanıklar ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin varlığı kanıtlanamamış olup, öldürme suçunu hangi nedenle ve ne şekilde işledikleri hususunda kendi anlatımları dışında bir beyan veya delil de elde edilememiş olup, mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Maktulün ateşli silah yaralanması sonucunda ölmüş olması gerçeği karşısında suçun sebebinin tespit edilememesinin bir önemi bulunmamakta ise de, maddi olayın ne şekilde gerçekleştiği ve sanıkların eyleme ne şekilde iştirak ettikleri hususlarının hiç bir şüphe kalmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiği aksi durumda şüpheden sanık yararlanır kuralı gereğince beraatlerine karar verilmesi gerektiği halde, atılı suçu işlediklerine dair aleyhlerine cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilemeyen sanıkların, soyut ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayan yetersiz gerekçe ile kasten öldürme ve 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçlarından mahkûmiyetlerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, Yüksek Dairece de bu yönde bozma kararı tesisi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sanıkların kasten öldürme ve 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçlarından mahkûmiyetlerine ilişkin yerel mahkeme kararlarının onanmasına dair Yüksek Daire kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması gerektiği,” görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 22.11.2021 tarih ve 11355-14283 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar; 1- Kasten öldürme eyleminin sanıklar tarafından mı yoksa PKK silahlı terör örgütü mensuplarınca mı gerçekleştirildiğinin, 2- PKK silahlı terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmediğinin kabulü hâlinde sanıkların kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları bakımından hukuki durumlarının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca düzenlenen 14.06.2005 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; olay yerine saat 02.00 sıralarında hareket edildiği, olay yerinin Çat İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince emniyet altına alındığı, havanın aydınlanmasına müteakip olay yerinin incelenmesine geçildiği, olay yerinde Çat-Karlıova karayolu üzerinde yola 3,5 metre mesafede şarampole girmiş ön kısmı Karlıova istikametinde, ön iki lastiği patlak üzerinde mermi giriş delikleri bulunan farları açık kontak anahtarı üzerinde el freni çekik ....... plakalı beyaz renkli minibüsün olduğu, minibüste yapılan incelemede; minibüsün sağ yan bölümünde değişik bölgelerde 14 adet mermi giriş deliği, arka bölümünde 4 adet mermi giriş deliği, aracın sağ ön kapı kelebek camının, sağ yan kapı (açılabilir kapı) soldaki camının, hemen yanındaki camın, arka sağ üst camın şoför mahalli kapısı camının kırık olduğu, sağ ön koltuk üzerinde kan lekeleri ve koltuğun sırt kısmının sol üst köşesinde içeriden dışarıya doğru bir adet mermi giriş deliğinin bulunduğu, sağ yan kapı önünde yerde siyah poşet içerisinde 4 adet dolu 1 adet delinmiş (muhtemel mermi çekirdeği ile) 5 adet Efes Pilsen marka kutu biranın olduğu, minibüsün Karlıova istikametine 35 metre mesafede yol üzerinde cam parçalarının dağınık bir şekilde bulunduğu, cam parçalarına yine Karlıova istikametine doğru 62 metre mesafede yol üzerinde 6 adet deforme olmuş metal parçası ve nüve parçası olduğunun görüldüğü, yolun kuzeybatı istikametinde (sağındaki) Ahmedin Komu deresini geçtikten sonra karayoluna 70 metre mesafede ve yola göre 3 metre yüksekliğinde, 14 adet 7,62 mm çapında kalashnikov marka silah mermileri, karayoluna 115 metre mesafede ve yola göre 7 metre yükseklikte 92 adet 7,62 mm çapında biksi adı verilen silaha ait kovan ile yine bu silaha ait 5 adet 7,62 mm çapında biksi fişeği, karayoluna 175 metre mesafede ve yola göre 15 metre yükseklikte 28 adet 5,56 mm çapında kovanın bulunduğu, olay sırasında maktulün kullandığı minibüsün 25-30 metre mesafe arkasından gelen sanık ...'ın kullandığı 06 ... ... plakalı Nissan marka pikap araç üzerinde yapılan incelemede ise herhangi bir mermi giriş deliğine ya da başkaca bir ize rastlanmadığı, pikabın sağ tarafında arka tekerleğin üst bölgelerindeki saç kaporta kısımlarında sadece taş sıçramalarından kaynaklı küçük boya kalkmalarına rastlandığı, bu izlerin kesinlikle mermi izi olmadığı, Çat Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 14.06.2005 tarihli ölü muayene ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 14.06.2005 tarihli adli muayene ve otopsi tutanaklarına göre; maktulün kafasında frontal sağ tarafta 8x5 cm'lik çevresinde yanık izi ve vurma halkası olan kemik doku kaybının olduğu, beyin dokusunun göründüğü, muhtemel av tüfeği giriş deliği, sırtta sol kürek kemiği üzerinde 3x3 cm çaplı çevresinde yanık izi olan muhtemel av tüfeği giriş deliği, bu yaranın 1 cm üzerinde ve 1 cm altında 1x0,5 cm'lik iki adet müstakil yara, üstte tariflenen yaranın 5 cm üzerinde 2x2 cm'lik yanık alanı olan 0,5x0,5 cm'lik muhtemel av tüfeği giriş deliği, sağ dirsek dış kısımda etrafında 0,5 cm'lik yanık alanı olan 0,5x0,5 cm'lik muhtemel av tüfeği giriş deliği, sağ ön kol 1/3 orta dış kısımda Çat Cumhuriyet Savcılığının ölü muayene tutanağında belirttiği deri altından mermi çekirdeğini çıkartma amacıyla açılmış 2 cm'lik kesi haricinde herhangi bir darp cebir, kesici delici alet yarası, boğma, boğulma gibi bulgulara rastlanmadığı, dışarıdan tariflenen yaranın 5. interkostal aralıktan sol göğüs boşluğuna girdiği, sol akciğer orta lob ve kalbin sol ventrikül arka yüzünde yaralanmaya sebep olduğu, sol diyafram üzerinde kanamalı alanlar olduğu, buradan biri deforme diğeri ise forme iki adet muhtemel ateşli silah av tüfeği saçma tanesinin çıkarıldığı, maktulün beyin ve iç organ hasarına bağlı iç ve dış kanama sonucu öldüğü, Çat Sulh Ceza Mahkemesince 20.06.2005 tarihli ve 64 değişik iş sayılı kararı ile; olay yerinde keşif yapıldığı, keşfe katılan bilirkişi...tarafından hazırlanan 29.06.2005 tarihli bilirkişi raporunda; mermi kovanlarının olduğu yerlerin yola 70-145-170 metre mesafelerde olduğu, olayın gerçekleştiği yolun Bingöl istikametine tehlikeli çıkış eğimli olduğu, olay yeri fotoğraflarının dosya arasına alındığı, Dosya arasında bulunan olay yeri fotoğrafları, teknik fotoğrafçı ..... tarafından hazırlanan fotoğraf baskı tutanağına göre; 23 No.lu fotoğrafta maktulün sol kolunun dirseğinin üst tarafındaki mermi giriş deliğinde kolunda yanık izi oluştuğu, yaranın etrafının siyah yanık içerdiği, maktulün kullandığı ...... plakalı Ford Transit marka minibüsün yoldan dışarıya çıktığı, yolun sol tarafından şarampole çıkarak topraklı alanda hafif yamaca yaslanmış şekilde durduğu, minibüsün ön tekerlerinin patlak olduğu, sağ kelebek camının ve sağ taraftaki diğer camlarının kırık olduğu, yine soldan ortadaki camda kırık olduğu, sağ tarafta mermi izlerinin bulunduğu, ayrıca arka camında da kırık olduğu, yine soldan ortadaki camda kırık olduğu, olay yerindeki mermi kovanlarının bulunduğu yerin ham toprak olduğu, kovanların dağılmış vaziyette olduğu, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 22.06.2005 tarihli ve 622 sayılı ekspertiz raporuna göre; olay yerinden elde edilen 7,62x54 mm çap ve tipindeki 92 adet kovanın tek bir ateşli silahla atılmış olduğu, 7,62x39 mm çap ve tipindeki 14 adet kovanın tek bir ateşli silahla atılmış olduğu, 5,56x45 mm çap ve tipindeki 28 adet kovanın tek bir silahtan atılmış olduğu, kovan ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak nitelikli silahlara haiz olduğu, 7,62 mm çapında iki adet olay yerinden ve bir adeti de maktulün vücudundan çıkan toplam 3 adet mermi çekirdeği gömleğinin aşırı deformasyona uğraması nedeni ile olay yerinden elde edilen kovanlar arasında birebir karşılaştırma yapılamadığı, suçta kullanılan silahlar ve kovanların laboratuvarın arşivinde kayıtlı bulunan diğer silahlar ve kovanlarla benzerlik göstermediği bilgilerine yer verildiği, inceleme konusu 7,62x54 mm çap ve tipinde kapsülleri üzerinde ateşleme iğnesi darbe izi bulunan beş (5) adet fişek, 7,62x54 mm çap ve tipinde 92 adet kovan, 7,62x39 mm çap ve tipinde 14 adet kovan, 5,56x45 mm çap ve tipinde 28 adet kovan, 7,62 mm çapında bir adedi maktulün vücudundan çıktığı belirtilen toplam üç adet mermi çekirdeği gömleği, teşhis özelliği bulunmayan ve maktulün vücudundan çıktığı belirtilen bir adet mermi çekirdeği parçası, teşhis özelliği bulunmayan 7,62 mm çapındaki fişeklere ait üç adet mermi çekirdeği gömleği parçası, bir adedinin maktulün vücudundan çıktığı belirtilen ve teşhis özelliği bulunmayan toplam dokuz adet nüvenin silahı tespit edilemeyen olaylar arşivi Kod No. 971 sırasında geçici olarak alıkonulduğu, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 25.07.2005 tarihli ve 1471 sayılı ekspertiz raporunda; olay sırasında sanık ...'ın üzerinde bulunan pantolon ve gömleğin incelenmesinde; giysiler üzerinde bulunan mevcut yırtık ve kesikler etrafında atış artıklarına rastlanmadığının, delik etrafında atış artıklarının bulunmamasının deliğin mermi deliği olması halinde bunun atışın uzak atış mesafesinden yapıldığının veya deliğin mermi çıkış deliği olduğunun ya da deliğin mermi deliği olmadığını göstereceğinin belirtildiği, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 15.06.2005 tarihli ve 205 sayılı ekspertiz raporunda; maktulün sağ, sol el içi ve üstü ile kafa bölgesinde bulunan yara etrafından alınan svapların incelenmesinde; maktulün sağ el içi ve üstü svaplarında atış artıklarına rastlandığının, sol el içi, üstü ve kafa etrafından alınan svaplarda atış artığı görülmediğinin bildirildiği, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 16.06.2005 tarihli ve 207 sayılı ekspertiz raporunda; sanıkların ve maktule ait el svaplarının atomik absorpsiyon spektrofotometre cihazı kullanılarak yapılan analizlerinde; sanıklar ..., ... ve maktulün sağ ve sol el içi ile el üstü svaplarında ve sanık ...'a ait sağ el içi ile el üstü svaplarında atış artığının tespit edildiğinin belirtildiği, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 22.06.2005 tarihli ve 211 sayılı ekspertiz raporunda; maktule ait 1 adet kemerli kot pantolon, 1 adet mont, 1 adet atlet ve 1 adet gömleğin atış mesafesinin tayini amacı ile yapılan incelemede; maktulün montunda 5 adet delik bulunduğunun, montun arka tarafında yaka dikişinin 19 cm aşağısında sol kol dikişine 16 cm mesafede 6,5x5 cm ebadındaki delik etrafında atış artıklarının tespit edildiğinin ve deliğin mermi çekirdeği giriş deliği olduğunun, atış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre atışın bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğunun, montun sağ kolunda kol dikişinin 25 cm aşağısında kol yan dikişine 5 cm mesafede 2x1 cm ebadındaki delik etrafında atış artıklarının tespit edildiğinin ve deliğin mermi çekirdeği giriş deliği olduğunun ve atış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre atışın yakın atış mesafesinden yapılmış olduğunun, diğer 3 adet deliğin atış mesafesinin tayini hususunda herhangi bir kanaat belirtilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiği, Çat Jandarma Komutanlığının 14.06.2005 tarihli tutanağına göre; olay sonrası göçer olarak hayvan otlatan çadır sahipleriyle görüşüldüğünde etrafta yabancı kimseyi görmediklerini beyan ettikleri, Çat Jandarma Komutanlığının 15.07.2005 tarihli üst yazında özetle; maktulün Çat ilçesinde ne iş yaptığının belirlenemediği, olay sonrasında Has Bingöl firması şoförü tanık ...'ın maktulü olay yerinden alarak Çat'a getirdiği, olaydan sonra olayın terörist gruplar tarafından gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için çalışma yapıldığı ancak o tarihte bölgede herhangi bir terörist faaliyetinin bulunmadığının ve namus meselesine ilişkin olayında yaşanmadığının belirtildiği, Çat Jandarma Komutanlığının ivedi koduyla İl Jandarma Komutanlığına çektiği 8242 sayılı mesaj formunda; olayın il komutanlığına bildirilerek arazi araması yapılması için izin istendiğinin ve bu iznin verilmesinden sonra çekilen 8305 kodlu mesajda 14.06.2005 tarihinde saat 20.00 sıralarında Çirişli köyünde meydana gelen öldürme olayı ile ilgili olarak arazi taramasına başlanıldığının, 15.06.2006 tarihinde saat 20.00 sıralarında vukuatsız olarak dönüldüğünün, olay yerinde PKK/KONGRE-GEL terör örgütüne ait iz ve emareye rastlanmadığının bildirildiği, Turkcell A.Ş.'nin 17.11.2005 tarihli yazısı ve eklerinde sanıkların ve maktulün arama kayıtlarının gönderildiği ve dosya arasına alındığı, Sanık ... hakkında Karlıova Devlet Hastanesince düzenlenen 13.06.2005 tarihli raporda; sanığın sol kolunun dirseğinin üst tarafında 3x1 cm ebadında ateşli silah yaralanması sonucu oluştuğu düşünülen kesi bulunduğunun, ortopedi açısından tedavisinin yapılması için Bingöl Devlet Hastanesine sevkinin uygun olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen 20.01.2006 tarihli raporda; sanık ... ...'ın implat çıkarma ameliyatı olduğunun, sol kolunda kemik kırığı bulunduğunun tespit edildiği, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen 24.04.2006 tarihli raporda; sanık ... ...'ın sol ön kolunda ateşli silah yaralanmasına ve sol radial sinir felcine maruz kaldığının, ortopedik tedavisine devam edildiğinin bildirildiği, 19.12.2005 tarihli tutanağa göre; 13.06.2005 tarihinde Komutanlıklarınca Çat ilçesi, Çimenözü köyü ve civarında operasyon faaliyetinin yapıldığı, Çirişli Mevkiinde öldürülen maktulün kullandığı araçla veya bu araca benzer bir aracın operasyon faaliyetinde kullanılmadığı, kullanılan araçların tamamen İlçe Jandarma Komutanlığı envanterinde bulunan askerî araçlar olduğu, 13.06.2005 tarihinde Çirişli mevkiinde meydana gelen olayın operasyon dönüşünde Karlıova Jandarma Komutanlığınca yapılan muhaberede öğrenildiği, Olay yerinde mahkemece 08.05.2009 tarihinde keşif yapıldığı, keşif sonrası bilirkişi polis memuru ....ın dosyaya sunduğu 18.05.2009 tarihli rapora göre; olay yerinin Erzurum ili, Çat ilçesi, Çat-Karlıova kara yolunun Çirişli köyü Çirişli mevkii olduğu, olay yerinin çevresinin dağlık alan olduğu ve herhangi bir yerleşim yerinin bulunmadığı, olay yerinde aydınlatma lambalarının olmadığı, keşif tarihi itibarıyla olay yerinde yol yapım çalışmalarının yapıldığı, yolun Çat istikametine doğru eğilimli olduğu, maktulün minibüsünün Karlıova istikameti olduğu, olay günü sanıkların silahla ateş edildiklerini iddia ettikleri yer ile maktulün minibüsünün bulunduğu yer arasının yaklaşık 180 metre olduğu, minibüsün bulunduğu yer ile ateş edilen yer arasında herhangi bir engelin bulunmadığı, görüşün açık olduğu, ateş edildiği iddia edilen yerin tepe olduğu ve tepeden Çat-Karlıova kara yolunun ve yolda seyir eden araçların rahatlıkla görülebileceği, olayın gece karanlığında olması münasebetiyle araç farlarından araçların görülebileceği, olayda kullanılan silahların uzun namlulu ve uzun menzilli tam otomatik silahlar olması sebebiyle bu mesafeden bahse konu araçların vurulabileceği, maktule ait 49 ....07... plaka sayılı minibüsün olay sırasında durduğu iddia edilen yer ile kontrolsüz bir şekilde geri gelerek sol şerit banketinde durduğu yerin arasının yaklaşık 80 metre olduğu ve aracın geri geri kontrolsüz bir şekilde yolun eğimli oluşu nedeniyle el freninin çekik olmaması ve aracın viteste bulunmaması hâlinde gidebileceği, olay sırasında maktul ve sanık ... ...'ın içerisinde bulundukları 49 .... 07... plaka sayılı aracın arkasından çok yakın mesafeden seyir eden sanıklar ... ve ...’nin içerisinde bulundukları 06 ... 8... plaka sayılı aracın üzerinde mermi giriş deliğine rastlanmadığı ancak sanık beyanlarına göre yoğun atış sırasında sanıkların içerisinde bulundukları 06 .....8... plaka sayılı araç ile yakın mesafeden takip ettikleri maktul ve sanık ...'ın içinde bulundukları 49 ..... 07... plaka sayılı minibüsü sollayarak olay yerinden uzaklaştıkları ve bu sollama neticesinde sanıkların aracına mermi isabet etmediği ancak olay yerinde bulunan boş kovanlardan da anlaşılacağı üzeri atışın yoğun olduğu ve atışların uzun namlulu ve uzun menzilli tam otomatik silahlardan yapılmış olması sebebiyle olay esnasında olay yerinde bulunan ve maktulün aracını sollayan 06 ... 8... plaka sayılı aracın isabet almamasının anlaşılamadığının belirtildiği, Sanık ... müdafii tarafından 08.04.2010 tarihli dilekçe ekinde; sanığın her iki ... parmak kısımlarının olmadığına dair fotoğraflar ve bununla ilgili Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 02.03.2004 tarihli raporu sunduğu, raporda; sanık ...’nin %40 oranında iş gücü kaybına maruz kaldığının belirtildiği, Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün 22.07.2010 tarihli rasat bilgisi konulu yazısında; olay tarihinde saat 21.15 sıralarında Erzurum civarında havanın 12,6 derece olduğu, rüzgârın sakin, semanın 10/8 bulutla kaplı, görüş mesafesinin 20 km civarında olduğu, saat 13.20-13.54 ve 17.24-18.04 saatleri arasında hafif yağmur yağdığı, sis, pus, kuvvetli rüzgar ve fırtına hadiselerinin olmadığının bildirildiği, Özel Dairenin ikinci bozma kararı öncesinde sanık müdafileri tarafından Bingöl Valiliğinin yaptığı 18.06.2012 tarihli basın duyurusu ibraz edildiği, bu duyuruda; 18.03.2011 tarihinde Bingöl, Adaklı ilçesi Maltepe Vadi'sinde 7 teröristin silahlarıyla birlikte ölü olarak ele geçirildiği ve bu silahlardan bir tanesinin 13.06.2005 tarihli maktulün öldürülmesi olayında kullanılan silahlardan olduğunun, bu konuyla ilgili haberin yer aldığı haber sitelerinin bilgisayar çıktılarını sunduğu, Mahkeme kurulan ikinci mahkûmiyet hükmünün temyizi aşamasında sanık müdafileri tarafından PKK terör örgütünün internet sitelerinde yapılan maktulün PKK tarafından yanlışlıkla vurulduğuna ilişkin haberleri sunduğu, bununla ilgili haberlerin Milliyet Gazetesinin 26.02.2011 tarihli nüshasında, Sabah Gazetesi'nin aynı tarihli nüshasında ve değişik internet sitelerinde haber olarak kamuoyuna duyurulduğu ve PKK'nın maktulü yanlışlıkla öldürdüğü için özür dilediğinin belirtildiği, Özel Dairenin ikinci bozma kararında belirttiği, Erzurum Kriminal Laboratuvarında faili meçhul olaylar arşivinde muhafaza altına alınan uzun namlulu tüfeklere ait boş kovanların PKK terör örgütü tarafından suç tarihinden sonraki muhtelif olaylarda kullanıldığına ilişkin sanık müdafilerinin kendi başvuruları sonucu Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığının 17.01.2012 tarih ve 15195, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Müdürlüğü Başkanlığının 03.01.2011 tarih ve 1234, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Müdürlüğü Başkanlığının 30.06.2011 tarih ve 846, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 30.04.2012 tarih ve 892 sayılı raporlarının dosya arasına alındığı, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 30.04.2012 tarih ve 892 sayılı uzmanlık raporuna göre; Van Jandarma Bölge Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından incelenmek üzere gönderilen gövde üzerinde C-2592-1982 ve namlu üzerinde A94017 ibaresi yazılı Bixi marka, ahşap sabit ölçekli tüfeğe ait oldukları bildirilen, 7,62x54 mm çap ve tipinde dört adet mukayese kovanı ile aynı çapta bir adet mukayese mermi çekirdeğinin 13 Haziran 2005 tarihinde Erzurum ili, Çat ilçesi, Çirişli köyü, Çirişli mevkiinde meydana gelen ateşli silahla adam öldürme olayı ile ilgili olarak, Erzurum İl Jandarma Komutanlığınca ekspertize verilen ve haklarında 22.06.2005 tarihli ve 622 uzmanlık sayılı ekspertiz raporu tanzim edilerek laboratuvarda silahı tespit edilemeyen (faili meçhul) olaylar arşivi kod.... sırasında geçici olarak alıkonulan 7,62x54 mm çap ve tipinde 92 adet kovan arasında çeşitli karakteristik izler yönünden uygunluk olduğunun görüldüğü, 92 adet kovanın mukayese kovanlarına ait olduğu bildirilen gövde üzerinde C-2592 1982 ve namlu üzerinde A94017 ibaresi yazılı bixi marka, ahşap sabit dipçikli tüfek ile atılmış oldukları, aynı olayla ilgili 7,62x54 mm çap ve tipinde kapsülleri üzerinde ateşleme iğnesi darbe izi bulunan 5 adet fişeğin kapsülleri üzerindeki ateşleme iğnesi darbe izleri arasında, ateşleme iğnesi darbe izi yönünden uygunluklar bulunduğu, gövde üzerinde C-2592 1982 ve namlu üzerinde A94017 ibaresi yazılı bixi marka ahşap sabit dipçikli tüfeğin ateşleme iğnesi ile husule getirilmiş oldukları, 7,62 mm çapındaki fişeklere ait üç adet mermi çekirdeği gömleğinin (maktulün vücudundan çıktığı belirtilen 1 adet dâhil) mikroskopta yapılan karşılaştırılmalarında bir adet mukayese mermi çekirdeğinin, olay yerinden elde edildiği belirtilen 7,62 mm çapındaki fişeklere ait iki adet mermi çekirdeği gömleğinden bir adedi ve maktulün vücudundan çıktığı belirtilen 7,62 mm çapındaki fişeklere ait bir adet mermi çekirdeği gömleği ile aralarında çeşitli karakteristik izler yönünden uygunluklar bulunduğu görülmüş olup, söz konusu toplam 2 adet mermi çekirdeği gömleğinin mukayese mermi çekirdeğinin ait olduğu bildirilen gövde üzerinde C-2592 1982 ve namlu üzerinde A94017 ibaresi yazılı bixi marka ahşap sabit dipçikli tüfek ile atılmış olduklarının tespit edildiğinin belirtildiği, Mahkemece aldırılan Jandarma Genel Komutanlığınca düzenlenen 18.12.2014 tarihli ve 9154 sayılı uzmanlık raporuna göre; tetkik için gönderilen Erzurum Adli Emanetinin 2014/472 sırasında kayıtlı 28 adet 5,56x45 mm çapında, muhtelif ibareli suç konusu kovan, 14 adet 7,62x39 mm çapında muhtelif ibareli suç konusu kovan, 4 adet suç konusu mermi çekirdeği gömlek parçası (ilgili yazıda 1 adet mermi çekirdeği gömleği, 7,62 mm çapında fişeklere ait 3 adet mermi çekirdeği gömlek parçası), altı adet nüve, bir adet nüve parçası, bir adet bakır renkli metal parça (mermi çekirdeği parçası) iki adet metal parça (mermi çekirdeği nüvesi) ile Jandarmada atıldığı silahı tespit edilemeyen kovan ve mermi çekirdeği arşivinde (JASTEKMAR) mevcut, suç konusu aynı çap ve tipteki kovanların mikroskopta yapılan karşılaştırmaları neticesinde mevcut genel izlere atfen aralarında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığınca gönderilen 26.11.2014 tarihli cevabına göre; Erzurum-Çat Çirişli köyü yakınlarında 13.06.2005 tarihinde müteahhit sanık ...'a ait araca yapılan saldırı esnasında araçta bulunan maktul ile ilgili olarak KONGRA-GEL (PKK)/KCK HPG tarafından http://hezenparastin.org isimli internet sitesinden 25.02.2011 tarihinde açıklama yapıldığı, söz konusu açıklamada; Çavreş bölgesinde bulunan KONGRA-GEL (PKK)/ KCK grubunun, 2005 yılı yaz aylarında, Bingöl- Çat güzergâhını kullanan bir askeri konvoya yönelik eylem düzenlenmek amacıyla söz konusu güzergâh üzerinde pusuya yattığı, örgüt mensuplarınca, eylem grubunun menziline giren konvoydaki son iki aracın hedef alındığı ve eylemin gerçekleştirildiği ancak saldırı gerçekleştiren iki aracın askeri konvoyu yakından takip edin sivil araçlar olduğunun anlaşıldığı, saldırı sonucu araçlardan birinde bulunan Demokratik Toplum Partisi (DTP) Malazgirt İlçe Başkanı ...'ın yaşamını yitirdiği, yanındaki arkadaşının da yaralandığının tespit edildiği, olayda hiçbir kastın olmadığı, olayın tesadüf, dikkatsizlik ve talihsizlik sonucu gerçekleştiği, yurtsever demokrat olarak bilinen ... Berat'ın sözde şehit olarak değerlendirilmesi ve ilan edilmesinin HPG tarafından uygun görüldüğünün belirtildiği, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.08.2011 tarih ve 875 değişik iş sayılı kararı ile; PKK/KONGRA-GEL Silahlı Terör Örgütünün amacı ve güdümünde yayın-propaganda yapan birçok internet sitesine erişimin süresiz engellendiği, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğünce gönderilen 15.07.2014 tarihli yazıda; davaya konu olay hakkında PKK tarafından yapılan açıklamaların yer aldığı internet sitelerinin çıktılarının gönderildiğinin, bu sitelerde ana karargâh komutanlığının talimatı üzerine yapılan araştırma sonucunda maktulün Türkiye Cumhuriyeti ordusuna yönelik eylemde kurulan pusuda yanlışlıkla öldürüldüğünün duyurulduğunun belirtildiği, Çat Jandarma Komutanlığının 30.05.2015 tarihli yazısında; mahkemenin sorduğu mermilerin kendilerinde olmadığının belirtildiği, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün 22.10.2014 tarihli yazısında; olay tarihinde kendileri tarafından yapılmış bir soruşturma konusunda belge ya da bilginin olmadığının belirttiği, Diyarbakır Jandarma Komutanlığının 24.09.2014 tarihli yazısında; aynı konuda belge ya da bilgi bulunmadığının belirtildiği, Erzurum İl Jandarma Komutanlığının 28.11.2014 tarihli yazısında; davaya konu olay hakkında gönderilen bilgi ve belgelerin mahkeme dosyasında bulunan belgelerden ibaret olduğunun, başka belgenin bulunmadığının belirtildiği, Malazgirt İlçe Emniyet Müdürlüğünün 05.11.2014 tarihli yazısında; maktulün dernek ya da parti üyeliği ile ilgili belgenin bulunmadığının bildirildiği, Bingöl İl Emniyet Müdürlüğünün 24.11.2014 tarihli yazısında; Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü kayıtlarında yapılan tetkikte; sanıklar ... ve ...'ün "Terör örgütü propagandası yapmak ve terör örgütüne yardım ve yataklık yapmak" suçları ile ilgili kayıtlarının bulunduğunun, ancak belirtilen soruşturma ve esas üzerinden şahıslar hakkında yürütülen bir soruşturma olmadığının, sanık ... ile ilgili olarak arşiv kayıtlarına intikal eden bir bilgi ve belgenin olmadığının belirtildiği, Malazgirt İlçe Seçim Kurulu Başkanlığınca gönderilen 26.12.2014 tarihli yazıda; maktulün 13.06.2005 tarihinde ve öncesinde Malazgirt DTP İlçe Teşkilat Başkanlığı yapıp yapmadığı konusunda; Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığına bağlı il ve ilçe Seçim Kurulu Başkanlığındaki evraklar 2 yıl arayla Yüksek Seçim Kurulunca toplatılıp imhası için merkezlere gönderilmesinden dolayı talep edilen hususla ilgili herhangi resmi bir evrak kaydına rastlanmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Balistik Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15.09.2015 tarih ve 81 sayılı raporunda; maktul ve sanık ...’a ait giysiler üzerinde fiziksel ve kimyasal (sodyum rodizonat renklendirme yöntemiyle) inceleme yapılarak atış mesafesi hususunda rapor tanzim edilmiş olduğunun, dolayısıyla bu şekilde incelenmiş giysiler üzerinde bulunan ateşle silahla oluşmuş delikler ve delikler etrafında tekrardan inceleme yapılmasının sakıncalı olacağından tekrar kimyasal inceleme yapılmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 18.12.2015 tarihli raporuna göre; sanıklardaki atış artıklarının maktule dokunmalarıyla mı yoksa ateş edilen ortamda bulunmalarından mı kaynaklandığı konusunda bir görüşe varılamadığı, Turkcell A.Ş.'nin 14.12.2015 ve Vodafane 11.12.2015 tarihli yazı eklerinde sanıklar ve maktulün kullandığı telefon kayıtlarının gönderildiği, maktulün 0537 468...79 numaralı, sanık ...'ın kendi şirketi adına kayıtlı olan 0532 560...41 ve kendi adına kayıtlı olan 0532 452...87, sanık ...'nin 0533 578...17, sanık ... ...'ın 0537920...13 ve 0543 533...85 numaralı telefon hatlarını kullandıkları, Erzurum Emniyet Müdürlüğünün 02.12.2015 tarihli yazısında; sanık ... Bingöl’ün 01.03.2007 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığı, 31.03.2007 tarihinde giriş yaptığı, sanık ...’nin 1995-2001 yıllarında yurt dışına giriş çıkış yaptığı, Anlaşılmıştır. Katılan ... benzer şekilde aşamalarda; maktulün abisi olduğunu, olay günü saat 14.00 sıralarında maktulü aradığını, telefonuna cevap vermediğini, bunun üzerine kardeşi ...'ı aradığını, maktulü sorduğunu, kendisine Karlıova'nın Çiftlik köyüne gittiğini söylediğini, maktulün minibüsünün kapısının kaynağı için Çat ilçesine gittiğini düşünmediğini, Çat ilçesinde doğru düzgün kaynakçı olmadığını, Karlıova ilçesinde kaynak işlerinin daha iyi yapıldığını ve ilçenin daha yakın olduğunu, maktulün olay yerine öldürülmek amacıyla götürüldüğünü, Çat ilçesiyle herhangi bir bağlantılarının olmadığını, Katılan ... benzer şekilde aşamalarda; maktulün abisi olduğunu, olay günü çalışırken saat 13.00-14.00 sıralarında yanına geldiğini, maktulü Çat’a götürdüklerini ve olayın olduğunu, maktulün PKK’nın düzenlediği saldırıda öldüğünü düşünmediğini, sanık ...’nin PKK bildirisinden önce Avrupa’ya gidip bu işleri hallettiğini düşündüğünü, Katılan ... benzer şekilde aşmalarda; maktulün babası olduğunu, olayın nasıl olduğunu görmediğini, maktulün şantiyede çalıştığını, sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araçla sanık ...’nin sevk ve idaresindeki araçla Çat ilçe merkezinde benzinlikte buluştuklarını, Katılan ... benzer şekilde aşamalarda; abisi maktulle birlikte 13.06.2005 tarihinde sabahtan itibaren Karlıova köyündeki deprem konutlarının inşaat işleri ile uğraştıklarını, saat 14.00 sıralarında konutları yapan müteahhatin ortağı olan sanık ...'nin geldiğini, maktule aracı hazırlamasını, Çat ilçesine malzeme almaya gideceklerini söylediklerini, birlikte Çat ilçesine yola çıktıklarını, maktule bir defa telefonundan ulaştığını, daha sonra ulaşamadığını, saat 21.00 sıralarında sanık ...'yi aradığını, sanığın, kendisine; "... bizi taradılar, ancak bizden kimsede bir şey yok, bir araç bulun yanımıza yetişin." dediğini, Katılan ... benzer şekilde aşamalarda; abisi maktulle Karlıova ilçesi, Çiftlik köyünün deprem konutlarının inşaatında çalıştığını, 13.06.2005 tarihinde saat 14.00 sıralarında maktul ve inşaatı yapan müteahhidin ortağı sanık ... ile Çat ilçesine malzeme almaya gittiklerini, maktulü cep telefonundan sürekli aradıklarını, ulaşamadıklarını, olay gecesi abisi ...’ın sanık ...’yi aradığını, maktulün aracının tarandığını, yaralı olduğunu ve durumunun iyi olmadığını söylediğini, maktulün öldüğünü hastanede öğrendiklerini, sanıklar ... ve ...'nin birlikte inşaat işleri aldığını, maktulün de onların taşeronu olarak çalıştığını, sanıklarla maktulün arasında husumet olup olmadığını duymadığını ve bilmediğini, Tanık ... benzer şekilde aşamalarda; Has Bingöl Turizm firmasında şoför olarak çalıştığını, olay tarihi olan 13.06.2005 tarihinde firmaya ait 12 ... 9.. plakalı otobüsle Trabzon'dan hareketle Diyarbakır'a gittiğini, bildiği kadarıyla Erzurum'un Çat ilçesinin köyü olan Çirişli köyünü geçtikten sonra kendisine göre yolun sol tarafında yoldan çıkmış kaza yapmış durumunu andıran bir transit araç gördüğünü, hatta bu aracın farlarının yandığını fark ettiğini, bir kaza olmuş zannıyla yardımcı olmak amacıyla durduğunu, kendisiyle birlikte otobüste bulunan yolcuların da indiğini, aracın içerisinde şoför koltuğunda yan yatmış yaralı bir şahıs gördüklerini, yolcularla birlikte yaralı şahsı en yakın sağlık kuruluşuna götürmeyi düşündüklerini, o ana kadar şahsın yaralı mı yoksa ölmüş mü olduğunu anlayamadıklarını, yaralı olduğu düşüncesiyle yardımcı olmayı düşündüklerini, daha sonra yolcuların aracın etrafında mermi izleri olduğunu, kaza olmadığını, öldürüldüğünü söylemeleri üzerine aracın etrafına baktıklarında mermi izlerini gördüklerini, yaralı şahsı otobüse alıp Çat ilçesinin girişinde bulunan kendilerinin de sürekli durduğu petrole getirdiklerini, maktulü olay yerinden alıp bir süre ilerledikten sonra 112 ve 156'yı aradıklarını, olay yerinde telefonla arayamamalarının sebebinin cep telefonlarının çekmemesi olduğunu, petrole vardıklarında ambulansın geldiğini, sağlık ekiplerinin maktule müdahale ettiklerini, ancak ölmüş olduğunu söylediklerini, jandarmanında geldiğini, maktulün ambulansla Çat ilçesine gönderildiğini, sanık ...'ı Bingöl ilinde müteahhitlik yaptığı için tanıdığını, olayın nasıl olduğunu da bilmediğini, sadece vatandaş olarak yoldan geçerken kaza yaptığı düşüncesiyle durup, araçtaki maktule yolcularla birlikte yardımcı olduğunu, Tanık ...benzer şekilde aşamalarda; Çat ilçe merkezinde bulunan petrol ofisinde çalıştığını, maktulün cenazesini saat 21.30 sıralarında otobüsün getirdiğini, jandarma ve ambulansa haber verdiklerini, Tanık ....benzer şekilde aşamalarda; Çat ilçesinde kendisiyle birlikte 3-4 tane kaynakçı olduğunu, kendisinin tarım aletlerine kaynak yaptığını, Tanık .... benzer şekilde aşamalarda; maktulün öldürülmesine ilişkin bir bilgisinin olmadığını, Çat ilçe merkezinde berberlik yaptığını, kendisine jandarmada fotoğrafı gösterilen sanık ...'yi olaydan üç gün önce dükkânında tıraş ettiğini, bu şahsın öncesinde de sürekli tıraş olduğunu, Tanık.... benzer şekilde aşamalarda; Karabey muhtarının yanında bulunan şahısları daha önceden hiç tanımadığını, müteahhit olup olmadıklarını bilmediğini, Tanık ...benzer şekilde aşamalarda; olay günü sanık ...'nin kendisini telefonla arayarak; "Ben Çat’a geleceğim, seninle ve diğer muhtarlarla yapılacak olan afet konutları hakkında görüşelim." dediğini, saat 17.00 sıralarında sanık ... ile buluştuklarını, sanık ...'nin yanında tanımadığı bir şahsın daha olduğunu, kahvede konutlar hakkında konuştuklarını, Tanık ... benzer şekilde aşamalarda; olay günü kahvede sanık ... ile otururken yanlarında diğer muhtarların olmadığını, kahvede bulunduğu süre içerisinde gelmediklerini, kahveye saat 14.00 sıralarında geldiğini, saat 14.20 sıralarında ayrıldığını, sanık ... ile görüştüklerinde yalnızca ...'un olduğunu, Tanık ..... benzer şekilde aşamalarda; maktulün öldürülmesi ile ilgili bir bilgisinin olmadığını, olay günü Hınıs'ta bulunan annesini ziyarete gittiğini, Hınıs’ta sanıklar ... ve ... ile saat 14.30-15.00 civarında karşılaştığını, sanıklarla birlikte saat 19.30 sıralarında Erzurum'a geldiklerini, kendisine Erzurum Öğretmenevi'ndeki tanıdıklarını ziyaret edip gideceklerini söylediklerini, Bilgisine başvurulan ....; olay günü İşkinli köyü sırtlarında kendisine ait hayvanları otlattığını, arazide dikkatini çeken herhangi bir olay olmadığını, herhangi birilerini görmediğini, maktulün öldürüldüğünü 16.03.2005 tarihinde karakola gelince öğrendiğini, mezraya olay öncesi, olay sırasında ve sonrasında gelen gidenin olmadığını, hayvanlarını otlattığı yer ile Çirişli Mevkii arası yaklaşık 5-6 km olduğunu, Tanık ....benzer şekilde aşamalarda; sanık ...’ın müteahhit olduğunu, kardeşi sanık ...'nin sanık ...'ın işlerini düzenlediğini, kardeşi sanık ...'nin hastalıktan dolayı her iki ayağının topuktan ötesi kesilmiş vaziyette sadece topuklarının olduğunu, maktulün de sanık ...’ın kalfası olduğunu, 3 yıldır sanık ... ile çalıştığını, olay günü öğleden sonra saat 14.00 civarında köylerinde inşaatı devam eden Afet evlerinin bulunduğu yerde oturduklarını, sanık ...'ye bir telefon geldiğini, telefondan sonra sanık ...'nin Çat ilçesine gideceğini söyleyince maktulün de; "Abi benim arabanın kapısı bozuk cep telefonumunda bataryası bitti. Sen benim arabanın benzinini koy, beraber Çat'a gidelim, sen iş görüşmesi yaparken bende işlerimi görür, birlikte döneriz." dediğini, sanık ...’nin maktule; "Ben otobüsle gideyim belki oradan Erzurum’a geçerim." demesi üzerine maktulün; "Ben nasıl olsa arabayı tamir ettireceğim, birlikte gidelim." dediğini, sanık ... ve maktulün Çat ilçesine gittiklerini, aynı gün sanık ... müteahhit olduğundan arkadaşı sanık ... ile birlikte Erzurum'da inşaatı devam eden müteahhitliğini yaptığı konutlara kontrole gittiğini, sanık ...'nin giderken kendisine sanık ...'ın Çat'a gelip iş görüşmesi yapacaklarını söylediğini, olay gecesi saat 23.00 sıralarında sanık ...'ın telefonlarına ulaştığını, sanık ...'ın ağlayarak kendisine; "Abi biz dönüşte Çat’tan çıktık. Karlıova’ya gelişte Çürüşlü geçidinde arabamızı taradılar. Ben ... yaralı olduğu için onu alıp Bingöl’e hastaneye götürüyorum. ...'yi de yaralı olan ... ile birlikte bıraktım." dediğini, ayrıca iki araçla dönüş yaparlarken sanıklar ... ve ...’nin aynı araçta, maktul ve ...'ın aynı araçta olduğunu, ... ile ... yaralanınca ...'ı kendi aracına aldığını, ...'nin nereye gittiğini bilmediğini, ...'ın kardeşlerini alıp Çat'a gitmelerini söylediğini, bunun üzerine maktulün 4 kardeşi ve iki işçisiyle olay yerine gittiklerini, Tanık ....benzer şekilde aşamalarda; olay tarihinde ve öncesinde yaklaşık 15 yıldır maktulle birlikte çalıştıklarını, son üç yıldır Bingöl ve çevresinde çalıştıklarını, olay günü sanık ...'nin köyünde saat 13.00'a kadar maktulle çalıştıklarını, daha sonra maktulün saat 14.00 sıralarında sanık ... ile kendisine ait minibüse binip; "Çat’a gidiyoruz." diyerek gittiklerini, niçin gittiklerini bilmediğini, bir köye konut bakmaya gideceklerini söylediklerini, Tanık.... mahkemede; davar çobanı olduğunu, olayın meydana geldiği yere 1,5-2 km uzaklığındaki bir yerde çadırda bulunduğunu, gece saat 21.00-22.00 sıralarında iki el silah sesi duyduğunu, çadırda bulunan çocukları korktuğu için dışarıya çıkıp kontrol etmediğini, Tanık ....mahkemede; Çirişli köyü muhtarı olduğunu, yaklaşık 7-8 yıl önce köyün çıkışında ve yaklaşık 2,5-3 km uzağında bulunan çeşmenin bulunduğu mevkide PKK terör örgütü tarafından yol kesilme olayının meydana geldiğini, bu yol kesilme sırasında iki askerin kaçırılarak Hırhal deresine götürülüp şehit edildiğini, bu olayda silah seslerinin köy içerisine kadar geldiğini, bütün köylünün bu sesleri duyduğunu, sıcağı sıcağına hemen jandarmaya bilgi verildiğini, maktulün öldürüldüğü yerin köylerine tahminen 3-3,5 km uzaklıkta ve Hırhal deresinin karşısı olduğu, olayı ilk kez jandarmanın telefon açıp silah sesi duyup duymadıklarını sorması üzerine öğrendiğini, olayın meydana geldiği zaman kesinlikle silah sesi duymadığını, yaptığı araştırmada da köyde de silah sesi duyanın olmadığını öğrendiğini, hatta çobanlara sorduğunu olaya dair bir bilgisinin olmadığını, her ne kadar olay yeri Çirişli köyü mevkii ise de olayın olduğu yerin köylerine 5 km uzaklıkta olduğunu, ses de duymadığını, Bilgisine başvurulan .....; Çat ilçe merkezinde lastik ve kaynak işleri yaptığını, olayı bir gün sonra jandarmanın gelmesi ile öğrendiğini, olay günü ve öncesinde olaya karışan araç ve sürücüsünü görmediğini, aracı olaydan bir gün sonra jandarmada gördüğünü, söz konusu araca kaynak yapmadığını, Bilgisine başvurulan ....k; 13.06.2005 tarihinde maktulü görmediğini, aracına kaynak yapmadığını, kaynakçılık yapamadığını, asıl işinin sıcak demircilik olduğunu, Bilgisine başvurulan ... Çat ilçe merkezinde demir doğrama işleri yaptığını, maktulün öldürülmesi olayını bir gün sonra duyduğunu, o tarihlerde ve uzun süreden beri araçlara kaynak işi yapmadığını, maktulü tanımadığını, aracına kaynak yapmadığını, Bilgisine başvurulan .... Çat petrol istasyonunda kaynak ve lastik tamiri işleri yaptığını, maktulün aracı ile dükkânına gelip herhangi bir tamir ya da kaynak işlemi yaptırmadığını, Tanık .... mahkemede; maktulün sanık ...’dan iş aldığını, maktulle birlikte çalıştığını, öldürme olayının olduğu mahalle ile kendisinin bulunduğu Karlıova arasında yaklaşık 70 km olduğunu, maktulün Çat ilçesinde öldürüldüğünü, maktulün neden öldürüldüğünü bilmediğini, Beyan etmişlerdir. Sanık ... mağdur sıfatıyla 15.06.2005 tarihinde; Çeltiksuyu köyü sağlık ocağında şoför olarak çalıştığını,12.06.2005 tarihinde akşam saatlerinde sanık ...'ın yeni açtığı sinemada hangi film oynuyor diye bakmaya gittiğini, sanığın aynı yerde inşaat ofisinin de olduğunu, sanık ...'ı ofiste görünce yanına gittiğini, sanığı 2003 depreminden beri tanıdığını, Bingöl il merkezinde Özel Tıp Merkezi’nde tanıştığını, bu tıp merkezinin de sanık ...'a ait olduğunu, ofiste sanık ...'a; "Senin pikaptan ben de alacağım, satıyor musun?" diye sorduğunu, sanığın da kendisine; "Ben arabamı satmıyorum." dediğini, sanığa; "Bu pikaplar Erzurum ilinde çok uygunmuş, Erzurum’a gidip alacağım." deyince sanığın; "Yarın Erzurum’a ben de gideceğim." dediğini, bunun üzerine Erzurum’a gitme konusunda anlaştıklarını, 13.06.2005 tarihinde sabah saat 07.00 sıralarında yola çıktıklarını, sanığın kendisine; "Erzurum'a Hınıs ilçesi üzerinden gidelim oradaki inşaatları (deprem konutları) kontrol edelim. Ondan sonra Erzurum’a geçeriz." dediğini, yolda hiç durmadan Hınıs ilçesine vardıklarını, Hınıs ilçe merkezinde kahvenin önünde indiğini, sanık ...'ın inşaatlarını kontrol etmek için köylere gittiğini, kendisinin de ilçe merkezinde dolaştığını, sanık gelince pikaba bindiğini, öğleden sonra Erzurum'a ulaştıklarını, sanık ...'ın Erzurum'a gelirken telefonda biriyle inşaatlar hakkında görüştüğünü, sanık ...'ın girişte bir mahallede indiğini, işlerini hâlledeceğini söylediğini, kendisine de; "Pikapla galerileri dolaş, işini hallet, sonrada gel beni buradan al." dediğini, galerileri dolaştığını, fiyatların kendisine fazla geldiğini, pikap almaktan vazgeçtiğini, sanık ...'ı bıraktığı yere gittiğini, sanık ...'ın tanık Sertif Alagöz ile birlikte olduğunu, üçü birlikte çarşıya bir köfteciye giderek yemek yediklerini, tanık Sertif'i evine bıraktıklarını, yola çıktıklarında havanın karardığını, Bingöl iline gitmek üzere Çat yoluna girdiklerini, sanık ...'ın kendisine; "...Bey bizi Çat’ta bekliyor." dediğini, sanık ...'yi Bingöl'de bir iki defa gördüğünü, tanışıklıklarının 1,5-2 ay öncesine dayandığını, sanık ...'nin ne iş yaptığını bilmediğini, yolda Çat ilçesine yakın bir yerde şarampole kaymış otomobile yardımcı olduklarını, bu sebeple ellerinin çamurlu olduğunu, Çat ilçesi girişinde yolun sağında bulunan petrole girdiklerini, çamurlu ellerini yıkamak için lavaboya girdiğini, geri döndüğünde pikabın yanında beyaz bir minibüsün durduğunu, şoför mahallinde tanımadığı birisi olduğunu, sanıklar ... ve ...'nin ayaküstü konuştuklarını, kendisi gelince sustuklarını, sanık ... pikabın sağ tarafına binmek üzere giderken sanık ...'ın kendisine; "Sen minibüse geç, o benim taşeronumdur." dediğini, minibüse geçmek zorunda kaldığını, kendi kendine sanık ...'ın kendisini minibüse göndermesine bozulduğunu, minibüsün sağ ön kapısını açtığını, şoför mahallinin sağındaki koltuğa oturduğunu, sanık ...'ın kendisini neden minibüse gönderdiğini anlayamadığını, kendileri minibüsle diğerlerinin pikapla önlü arkalı Karlıova'ya doğru yola çıktıklarını, yanlış söylediğini, maktulle minibüsle yola çıktıklarını, çok yorgun olduğu için arkadan pikapla sanıkların gelip gelmediğini bilmediğini, koltukta uyumaya çalıştığını, Çat'tan çıkarken yağmur yağmadığını, şimşek çaktığını, maktulle merhabalaştıklarını, kendisine sanık ...'ın yanında çalıştığını söylediğini, başka bir şey konuşmadıklarını, hem çok yorgun olduğu için hem de sanık ... kendisini minibüsü gönderdiği için çok sinirli olduğunu, o sebeple Bingöl'e kadar uyumaya çalıştığını, olay mahalline geldiklerinde silah sesleri ile uyandığını, mermilerin minibüse isabet seslerini duyunca saklanmak amacıyla şoför tarafına aynı koltuğun üzerine eğildiğini, silah seslerinin sağ taraftan dere yatağından geldiğini hissettiğini, maktulün kendisinden önce eğilmiş durumdayken "Ah!" diye sesini duyduğunu, daha sonra hırıltı seslerini duyduğunu, minibüsün hareket hâlinde olduğunu, bir süre sonra minibüsün geri geri gitmeye başladığını, şarampolde yan yatmak üzereyken minibüsün durduğunu hissettiğini, ateşin minibüs durana kadar devam ettiğini, silah sesleri kesilinceye kadar eğik konumda 15 dakika kaldığını, ateşin kesildiğine emin olunca doğrulduğunu, hareket esnasında sol kolundan vurulduğunu anladığını, gömleğini zorla çıkararak koluna tampon yaptığını, arka taraftan bir araba ışığı gelince inmek istediğini, minibüsün kapısını açtığında yere düştüğünü, maktule ne olduğunu düşünmeden kendi derdine düştüğünü, minibüsten inmeden önce maktulden gelen hırıltı sesini duyduğunu, maktulün sonra hareket etmediğini gördüğünü, kamyon şoförünün kendisini düştüğü yerden kaldırdığını, şoföre; "Ben yaralandım, ne olursun beni hastaneye yetiştir, bizi taradılar." dediğini, tarandıklarını söyleyince kamyon şoförünün de korktuğunu, kamyona binip olay yerinden çabucak uzaklaştıklarını, kamyoncuya nereli olduğunu sorduğunu, kendisine; "Afyonluyum ya da Tokatlıyım." dediğini, yaklaşık 4-5 km Karlıova ilçesine ilerlediklerini, bir ara sağ tarafına baktığında göçebe çadırlarını gördüğünü, önlerinde 2-3 kamyonun ve bir siyah pikabın durduğunu görünce durduklarını, pikabın gidiş istikameti yönünde yolu kapattığını, pikaba yönelerek; "Beni kurtarın, hastaneye yetiştirin." deyince sanıkların kendisini pikaba bindirdiğini, sanık ...'a yolda telefonun ilk çektiği yerde 155'i aramasını söylediğini, yolda çok sancısı olduğu için sanık ... ile konuşmadığını, sanık ...'ın kendisini Karlıova Devlet Hastanesine götürdüğünü, sanık ...'ın Bingöl ve çevresinde zengin bir iş adamı müteahhit olarak tanındığını, bildiği kadarıyla Bingöl il merkezinde Özel Tıp Merkezi, bir sineması, bir yem fabrikası, birçok dairesinin olduğunu, Bingöl ili ve ilçelerinde deprem konutları yaptığını, olay başladığı anda kapandığı için önde veya arkada araç sesi ve ışığı görmediğini, sadece silah seslerini ve mermilerin minibüse isabet sesini duyduğunu, minibüste bulunmasının tesadüf olabileceğini, olayın nedenini hiç bilmediğini, 29.05.2006 tarihli celsede mahkemede; daha önce verdiği savunmalarının doğru olduğunu, maktulün öldürülmesiyle bir alakasının olmadığını, hâlâ tedavi gördüğünü ve kolunun felçli olduğunu, maktulü yakından tanımadığını, minibüsüne binerken gördüğünü, maktule selam verip minibüse bindiğini, yağmur yağdığını, araçta uyumaya çalıştığını, yol çukurlu olduğu için ister istemez insanın uykusunun geldiğini, olay yerine geldiklerinde bir patlama sesi duyduğunu, patlama sesini duyunca aracın koltuğunun göğüs arasına sıkıştığını, maktulün de yanında aracı kullandığını, olayın olduğu yerden silah sesleri geldiğini, kolunda yara aldığının dahi farkına varmadığını, atış sesi kesildikten sonra arkalarından bir kamyon geldiğini gördüğünü, kamyonun kendilerini aldığını, kamyondakilere; "Biz kaza geçirmedik, bizi taradılar." deyince onlarında korktuğunu, koluna tampon yaptıklarını, daha sonra kamyona bindirdiklerini, sanık ...'ın araçların önünü kestiğini, kendisini kamyondan indirip bir taksiye bindirdiklerini, Karlıova Devlet Hastanesine kaldırıldığını, olay sırasında havanın karanlık olduğunu, silah sesinin ne taraftan geldiğini dahi görmediğini, kendisini korumak için koltuğa sıkıştırdığını, arkadan gelen kamyonun 15 dakika sonra mı yoksa daha uzun mu yoksa daha kısa bir sürede gelip gelmediğini bilmediğini, olay sırasında üzerinde takım elbisesinin olduğunu, üzerindeki ceketi çıkardığını, uzun kollu gömlek ve pantolon olduğunu, kamyon şoförünün yardımı ile tampon yaptığını, kamyoncunun peçeteyi koluna bastırdığını, merminin geliş istikametini bilmediğini, olay olduğunda gömleğinin kollarını katlayıp katlamadığını bilmediğini, sağ elini kullandığını, kamyona geldiğinde sanık ...'ın kendisini götürdüğünü, sanık ...'nin orada kaldığını, 08.05.2009 tarihinde keşifte; olay olduğunda etrafın karanlık olduğunu, bir anda patlama sesi duyduğunu, sonrasında birçok yerden silah sesi geldiğini, o anda oturduğu koltuğun önüne çömeldiğini, kendisini korumak istediğini, ateşin ne kadar sürdüğünü hatırlamadığını, araba durduktan ve ateş kesildikten sonra sol kolundan yaralandığını anladığını, şoför koltuğunda olan maktule seslendiğini, maktulden hırıltı sesi geldiğini, bir süre sonra bir kamyoncunun kendisini aldığını, mermilerin isabet yerlerine ve atış mesafesini bilemediğini, gece olduğu için kimseyi görmediğini, Sanık ... 14.05.2006 tarihinde müdafisiz ifade alma tutanağında; inşaat ve emlak işleri ile Çiftlik, Geçitli ve Mollaşakir köylerinde deprem konutlarını yaptığını, Bingöl ve Karlıova merkezde de devam eden inşaatlarının olduğunu, sanık ...'nin teyzesinin oğlu olduğunu, sanık ...'nin Çiftlik köyünde ikamet ettiğini ve köyün eski muhtarı olduğunu, sanık ...'nin kendisine inşaat işlerinde yardımcı olduğunu ve işlerini takip ettiğini, maktulü 2003 yılından beri tanıdığını, maktulün inşaat ustası olduğunu, şu an Çiftlik köyündeki inşaatında çalıştığını, sanık ... ...'ı bir yıldır tanıdığını, sanığın Bingöl Devlet Hastanesinde çalıştığını, 12.06.2005 tarihinde yazıhanesindeyken sanık ... ...'in geldiğini, sohbet esnasında sanığa; "Yarın Erzurum'a gideceğim." dediğini, sanık ...'ın da; "Ben de gelebilir miyim?" dediğini, sanığın teklifini kabul ettiğini, 13.06.2005 tarihinde sabah saat 06.00 sıralarında sanık ... ...'ı evinden 06 ... plakalı Nissan marka pikabı ile aldığını, Solhan ilçesi üzerinden Erzurum ili Hınıs ilçesine gittiklerini, Hınıs ilçesine yeni yapacakları konutlar için gittiğini, Hınıs ilçesine saat 09.00 sıralarında vardıklarını, Hınıs ilçesinde Derviş Ali ve Güzeldere köy muhtarları ile görüşüp evrak imzalattıklarını, ayrıca noterde 3 adet konut vekaleti aldığını, saat 15.00-15.30 arasında Tekman ilçesine geçtiklerini, Tekman'da sanık ... ile telefonla görüştüklerini, Şekan muhtarını aramasını söylediğini, tekrar aradığını, kendisine nerede olduğunu sorduğunu, Çat ilçesinde olduğunu söylediğini, bunun üzerine; "Bekle, birlikte döneriz." dediğini, Şekan muhtarı ile ile görüşüp kendisine konutlarla ilgili evrakları imzalattıklarını, saat 18.00 sıralarında Erzurum'a geldiklerini, Derviş Ali köyü muhtarı ile görüştüğünü, saat 21.00 sıralarında Bingöl'e doğru yola çıktıklarını, yolda 1-2 sefer daha sanık ... ile görüştüğünü, kendisine petrolde beklediğini söylediğini, sanık ... ve maktul ile saat 22.00 sıralarında Çat ilçesinde bulunan petrolde buluştuklarını, maktulün minibüsünün şoför mahallinde oturduğunu, sanık ...'nin kendi yanına geldiğini, sanık ... ...'ın da maktulün yanına gittiğini, petrolde beklemeden minibüs önde kendileri arkada hareket ettiklerini, minibüsün kendilerinden 15-20 metre mesafede önde gittiğini, yaklaşık 90 km hızla gittiklerini, aracının kapılarının camlarının kapalı olduğunu, yolda işleri ile ilgili konuştuklarını, Çat ilçesini geçtiklerinde hafif yağmur yağdığını, Çirişli mevkiine geldiklerinde birden bire kıvılcımlar gördüklerini ya da öyle algıladıklarını, sanık ...'nin elektrik telleri birbirine çarptığını söylediğini, o esnada silah seslerini duyduklarını, hatta mermilerin araca çarptığını da duyunca korktuğunu, gaza basıp minibüsü solladığını, minibüse geçtikten sonra 10-15 metre mesafeden araç içerisinden minibüse baktığını, minibüsün yolun sağında olduğunu, minibüsün gelmediğini fark edince suretle oradan uzaklaştıklarını, 500-1000 metre sonra durup minibüsü beklemeye başladıklarını, bulundukları noktadan minibüsün ışıkları ve kendisinin görünmediğini, olay yerinde seri şekilde 10-15 el silah sesi duyduğunu, yaklaşık 5 dakika sonra Bingöl istikametinden 49 plakalı kırmızı Kargo marka kamyonun geldiğini gördüklerini ve kamyonun durduğunu, şoföre aşağıda araçları taradıklarını söylediklerini, o esnada Erzurum istikametinden bir kamyonun geldiğini, plakasını ve rengini hatırlamadığını, kamyon şoförünün kendilerine yaralı içeride dediğini, sanık ... ...'ın bağırdığını, sanık ... ...'ı kamyondan indirip pikaba bindirdiklerini, Erzurum istikametine giden kamyona sanık ... ile yoldaki yaralıyı Çat'a götürmesini söylediğini, sanık ... ...'ın Karlıova'nın daha yakın olduğunu söylediği için oraya götürdüğünü, kendisinin asıl Erzurum'a götüreceğini, sanık ... ...'ın sol kolundan yaralı olduğunu, üzerinde bulunan cep telefonu ile telefonun çektiği ilk noktadan 155'i aradığını, Karlıova'da ilk tedavisinin yapıldığını, daha sonra Bingöl Devlet Hastanesine sevk edildiğini, olayın olduğu yerde çadır, insan ve benzeri bir şey görmediğini, 29.06.2006 tarihinde mahkemede; olayla ilgili daha önce yaptığı savunmayı tekrarladığını, kullandıkları pikabın arka kısmının stabilize yolda çok sarsıldığını, sanık ... ...'ın da Tekman-Erzurum arasında arka koltukta oturduğunu, kendisinin Bingöl'de oturduğu için çiftlik yol ayrımına kadar sanık ... ile ne yaptıklarını, sormak için yanına aldığını, sanık ...'nin kendi aracından inip diğer araca bineceğini, maktulle bir sorununun olmadığını, maktulün her zaman kendisine yardımcı olduğunu, 08.05.2009 tarihinde keşifte; olay tarihinde yanında sanık ... olduğu hâlde pikapla maktulün kullandığı aracın arkasından gittiğini, zeminde gösterdiği gibi gidiş istikametine göre sağ taraftan öndeki minibüse ateş edilmeye başlandığını, ateş edildiğini fark edince yanındaki sanık ...'nin de uyarısıyla hızlandığını, önündeki maktulün kullandığı minibüsü geçtiğini, öncesinde sanık ...'nin elektrik tellerinin elektriklenmesinden dolayı ışık çıktığını patlama olduğunu söylediğini, kendi aracının mazot kapağının önüne minibüsten sıçrayan saç parçalarının isabet ettiğini, araçla ileride durduklarını, sonra gelen iki aracı durdurduklarını, yaklaşık 10 dakika sonra bir kamyonun içerisinde kolundan yaralanmış şekilde sanık ...'ı gördüklerini, kendisinin sanık ...'ı hastaneye götürdüğünü, sanık ...'nin maktulün yanına döndüğünü, Bozmadan sonra; maktulün aracından çıkan 3 adet mermi çekirdeğinin de kendi araçlarına isabet ettiğini ancak bu hususu tespit yapan kolluk görevlilerine inandıramaklarını, olay yerinden yüz otuzun üzerinde kovan toplandığını bildiğini, Sanık ... 14.06.2005 tarihinde bilgi alma tutanağında; Karlıova ilçesi, Çiftlik köyünde ikamet ettiğini, olay günü gündüz abisi tanık... ile birlikte evde kağıt oynadığını, evde öğle yemeği yerken eniştesi sanık ...'ın sıva işlerini yapan maktulün geldiğini, maktule kendisini Çat'a bırakmasını söylediğini, maktulünde minibüsünün kapılarının kırık olduğunu, ilçede kapılarını yaptıracağını söylediğini, maktulle birlikte Çat ilçesine geldiklerini, kendisinin orta havuzun bulunduğu yerdeki kahveye çay içmeye gittiğini, maktulün de minibüsün kapılarını yaptırmaya gittiğini, kahvede yanında Göbekören köyünden ..., Karabey muhtarı ... ve Bağlıca muhtarı ile yeni yapılacak olan deprem konutları hakkında biraz konuştuklarını, bu sırada maktulün de aracını yaptırıp gelip yanlarına oturduğunu, konuştuğu kişilere maktulü tanıttığını, sonrasında onların gittiğini, Paşa Köyü Lokantası'nda maktulle yemek yedikten sonra tanık ...'ın berber dükkânında tıraş olduğunu, berber dükkânından kalktıktan sonra eniştesi sanık ...'ın Erzurum'da olduğunu ve geri döneceğini telefonla öğrendiğini, Çat'taki petrolde beklemeye başladıklarını, sanık ...'ın yanında sanık ... ... ile pikapla geldiğini, sanık ... ...'ın pikabın çok sallandığını, minibüse bineceğini söylediğini, bunun üzerine kendisinin sanık ...'ın pikabına bindiğini, yolda seyir hâlindeyken Çirişli köyündeki çeşmeyi geçtikten sonra ses gelmeye başladığını, sanık ...'a; "Yüksek gerilim hattında arıza mı var?" diye sorduğunu, atılan mermilerin ışık saçtığını, sanık ...'ın kendisine; "Bizim arabaya ateş ediyorlar. Bu elektrik arızası falan değil mermiler ışık saçıyor." dediğini, mermiler aracın gidiş istikatine göre sağ taraftan dere yatağından ve yükseklikten geldiğini, bu arada minibüsün yolun sağında durduğunu, durmadan minibüsün sol tarafından geçerek 1-1,5 km sonra durduklarını, Bingöl tarafından kamyonları durdurduklarını, farlarını söndürmelerini, kendilerini aşağı tarafta taradıklarını söylediklerini, telefonuna sarıldığını, şebekenin olmadığını, sanık ...'ın pikaba baktığını, mermi izi olmadığını söylediğini, sanık ...'ın kendisine bir kamyonun farları ile mermi izlerini gösterdiğini, aradan biraz zaman geçtikten sonra Çat tarafından gelen bir kamyon şoförünün bir yaralıyı getirdiğini söylediğini, kamyondan inen sanık ... ...'ın sanık ...'a kendisini Bingöl'e götürmesini söylediğini, sanığın kendisine de olay yerine gidip yaralıyı bir yere götürmesini söylediğini, Çat istikametine doğru iki kamyonun geçtiğini, kamyonculardan biriyle minibüsün yanına geldiğini, minibüsün aynı yerde farlarının açık olduğunu gördüğünü, Çat ilçesine gelirken telefonun çektiği yerde 155'i aradığını, polisin yaralının sağlık ocağında olduğunu söylediğini, Çat Devlet Hastanesine geldiğinde maktulün öldüğünü öğrendiğini, kendi köyü ile civar köylerdeki deprem konutlarını sanık ... ile birlikte yaptıklarını, maktulün 3 yıldır taşeron olarak yanlarında verilen işleri yaptığını, maktulle kardeş gibi olduklarını, maktule borçlarının olmadığını, Mahkemede; olaya ilişkin önceki savunmalarını aynen tekrar ettiğini, sanık ... ...'ın kamyonla geldiğinde onları gördüğünü, sanık ... ...'ın kendisine kolunun yaralandığını söylediğini, maktulü sorduğunda arabada olduğunu söylediğini, 08.05.2009 tarihinde keşifte; sanık ...'ın kullandığı arabada seyrederken yüksek gerilim hatlarında elektriklenme olduğunu fark ederek sanık ...'ı uyardığını, hızlanarak önlerindeki maktulün aracını geçtiklerini, o sırada seyir istikametine göre sağ taraftan birden fazla kişinin ateş ettiğini anladıklarını, korkuyla gidip ileride durduklarını, durdukları yerde kamyonların olduğunu, bir kamyonla geri döndüğünü, daha öncesinde bir kamyonla sanık ... ...'ın 10-15 dakika önce geldiğini, sanığın yaralandığını ve sol kolunu tuttuğunu, kamyonla geri döndüğünde de maktulün minibüsün gösterdiği yerde yan yattığını, aracın içerisinde kimse olmadığını, maktulü bir aracın hastaneye götürdüğünü, maktulün aracını sollarken korkudan kafalarını öne eğdiklerini, aracın üzerinden 4-5 tane merminin geçtiğini, Bozmadan sonra Mahkemede; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, uzun namlulu ateşli silahlarla maktulün bulunduğu aracın tarandığını, arkasından sanık ... ile araçla geldiklerini, Savunmuşlardır. V. GEREKÇE A. Kasten öldürme eyleminin sanıklar tarafından mı yoksa PKK silahlı terör örgüt mensuplarınca mı gerçekleştirdiği 1. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konularına İlişkin Görüşler Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan maddi gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. 2. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme 13.06.2005 tarihinde saat 22.30 sıralarında Çat-Karlıova kara yolunun 22. kilometresindeki Çirişli köyü yakınlarında 49 ... 07.. plakalı ve beyaz renkli minibüsünün içerisinde uzun namlulu ateşli silahlar kullanılmak suretiyle öldürüldüğü olayla ilgili olarak her ne kadar sanık ... maktule ait minibüsü kendi kullandığı 06 ... 8... plaka sayılı araçla yaklaşık 10-20 metre mesafeden takip ettiği sırada her iki aracında yoğun ateşe maruz kaldığını, olay esnasında maktulün kullandığı minibüsü sollayarak aracını durdurduğunu, yaptığı kontrolde kendi aracının da isabet aldığını belirlediğini, aynı araçta bulunan sanık ... ise olay esnasında bulundukları araca da mermi isabet ettiğini duyduğunu savunmuş ise de 13.06.2005 tarihinde kolluk görevlilerince düzenlenen tespit tutanağında sanıklar ... ve ...'nin bulundukları aracın isabet almadığına, keşif sonrası tanzim edilen18.05.2009 tarihli raporda ise yoğun ateş altında bulundukları sırada adı geçen sanıkların bulundukları aracın maktul ve sanık ...'in yer aldıkları aracı solladığı belirtilmesine rağmen sollayan araçta herhangi bir mermi isabetine rastlanmamasının anlaşılamadığına yer verilmesi sebebiyle her iki sanığın da bu yöndeki ifadelerinin gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılması, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 22.06.2005 tarihli ve 211 sayılı uzmanlık raporunda maktuldeki ateşli silah yaralanmalarının yakın ateş mesafesinden yapıldığı yönündeki tespitin sanıklar ... ve ...'nin yolun sağ tarafından ve uzak mesafeden kendilerine ateş açıldığı yönündeki savunmaları ile örtüşmemesi, aynı Müdürlük tarafından tanzim edilen 16.06.2005 tarihli ve 207 sayılı uzmanlık raporunda sanıklar ...ve ...'ın savunmalarında yer verdikleri oluşa aykırı şekilde el svaplarında atış artığına rastlandığının belirtilmesi, Çat Jandarma Komutanlığının 14.06.2005 tarihli tutanağına göre olay sonrası hayvanlarını otlatan çadır sahipleri ile görüşüldüğünde olayın gerçekleştiği tarihlerde olay yerine yakın yabancı kimsenin görülmediğinin anlaşılması, bu hususun Çat Jandarma Komutanlığınca çekilen 8242 sayılı mesaj formu üzerine Çirişli köyü yakınlarında yapılan arazi taramasında PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne dair herhangi bir iz ve emareye rastlanmadığına dair tespitle de desteklenmesi, olay sırasında kullanılan uzun namlulu silahların ele geçmemesi ve olaydan sonra silahların el değiştirme ihtimalinin bulunması nedeniyle sanık müdafileri tarafından ikinci mahkûmiyet hükmünün temyizi aşamasında ileri sürülen saldırının örgüt mensuplarınca askeri konvoy hedef alınırken konvoyu takip eden iki sivil araca yöneldiğinin örgütün internet sitesinden 25.02.2011 tarihinde açıklandığına ilişkin savunmanın, sanıklar ...ve ...'ın olay sırasında önlerinden giden askeri bir konvoydan bahsetmemeleri de dikkate alındığında, inceleme konusu açısından geçerliliğinin bulunmaması, 19.12.2005 tarihli tutanakta da yalnızca 13.06.2005 tarihinde Çat ilçesi Çimenözü köyü civarında yapılan bir operasyondan söz edilerek maktulün kullandığı araca benzer bir aracın operasyon faaliyetlerinde kullanılmadığına yer verilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde maktulün öldürülmesi eyleminin PKK/KONGRA-GEL terör örgütü tarafından gerçekleştirilmediği kabul edilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Başkanı;"Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan uyuşmazlık kasten öldürme eyleminin sanıklar tarafından mı yoksa PKK silahlı terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirildiğinin belirlenmesine ilişkindir. Ceza Genel Kurulunun Sayın Çoğunluğu eylemin sanıklardan ... ve ... tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varmış olup, bu görüşe aşağıdaki nedenlerden dolayı iştirak edilmemiştir. Maktül ... ... 14.06.2005 tarihinde gece vakti Çat-Karlıova karayolu üzerinde 49 ... 07 plakalı minibüs ile seyir hâlinde iken silahlı saldın sonucu öldürülmüştür. Yapılan soruşturmada; Bahsedilen 49 ... 07 plakalı minibüsün, şarampole girdiği; Karlıova istikametinde, ön iki lastiğinin patlak olduğu, mermi giriş deliklerinin bulunduğu, farlarının açık, kontak anahtarının üzerinde, el freninin çekik durumda, sağ yan bölümünün değişik yerlerinde on dört adet mermi giriş deliğinin, arka bölümünde ise dört adet mermi giriş deliği, şoför mahali kapısının camının kırık olduğu, sağ ön koltuk üzerinde kan lekeleri ve koltuğun sırt kısmının üst köşesinde içeriden dışarıya doğru bir adet mermi giriş deliğinin bulunduğu, yolun Karlıova istikametinde 62 mt mesafede altı adet deforme olmuş metal ve nüve parçalarının olduğu, yolun Kuzeybatı istikametinde dere sonrası karayoluna 70 mt mesafede, on dört adet 7,62 mm çapında Kalaşnikof mermilerin, 115 mt mesafede 92 adet 7,62 mm çapında Bixi adı verilen silaha ait kovan ile bu silaha ait 5 adet Bixi fişeğinin, 175 mt mesafede 28 adet 5,56 mm çapında kovanın bulunduğu tespit edilmiştir. Maktulün cesedi üzerinde yapılan ölü muayene ve otopsi tutanaklarına göre, kafasında frontal sağ tarafta 8x5 cm'lik çevresinde yanık izi ve vurma halkası olan kemik doku kaybının olduğu, beyin dokusunun göründüğü, muhtemel av tüfeği giriş deliği, sırtta sol kürek kemiği üzerinde 3x3 cm çaplı çevresinde yanık izi olan muhtemel av tüfeği giriş deliği, bu yaranın 1 cm üzerinde ve 1 cm altında 1x0,5 cm'lik 2 adet müstakil yara, bu yaranın 5 cm üzerinde 2x2 cm'lik yamk alan olan 05x05 cm’lik muhtemel av tüfeği giriş deliği, sağ dirsek dış kısmında etrafında 05 cm'lik yanık alan olan, 05 cm'lik muhtemel av tüfeği giriş deliği, sağ ön kol 1/3 orta dış kısımda deri altından mermi çekirdeğini çıkarmak amacıyla açılmış 2 cm'lik keşi olduğu, başkaca darp, cebir, kesici-delici alet yarası bulgusuna rastlanmadığı, sol diyafram üzerinde kanamalı alanlar olduğu, bunlardan biri deforme, diğeri ise formel iki adet muhtemel ateşli silah av tüfeği saçma tanesinin çıkarıldığı, maktulün beyin ve iç organ hasarına bağlı iç ve dış kanama sonucu öldüğü yönünde görüş belirtilmiştir. Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 22.06.2005 tarihli ve 622 sayılı ekspertiz raporuna göre, olay yerinden elde edilen 7,62x54 mm çap ve tipindeki 92 adet kovanın tek bir ateşli silahtan atılmış olduğu, 7,62x39 mm çap ve tipindeki 14 adet kovanın tek bir ateşli silahtan atılmış olduğu, 5,56x45 mm çap ve tipindeki 28 adet kovanın tek bir silahtan atılmış olduğu, 7,62 mm çapında 2 adet olay yerinden ve bir adedi maktulün vücudundan çıkan toplam 3 adet mermi çekirdeği gömleğinin aşırı deformasyona uğraması nedeniyle olay yerinden elde edilen kovanlar arasında birebir karşılaştırma yapılamadığı beyan edilmiştir. Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarının 22.06.2005 tarihli ve 211 sayılı ekspertiz raporunda ise; maktulün montunda 5 adet delik bulunduğunun, montun arka tarafında yaka dikişinin 19 cm aşağısında sol dikişine 16 cm mesafede 6,5x5 cm ebadındaki delik etrafında atış artıklarının tespit edildiğini ve deliğin m e mu çekirdeği giriş deliği olduğu atış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre, bitişik atış mesafesinden yapıldığı, montun sağ kol dikişinin 2,5 cm aşağısında 2x1 cm ebadında atış artıklarının tespit edildiği, dağılım yoğunluğuna göre yakın arış mesafesinden olduğu, diğer 3 adet deliğin atış mesafesi hususunda herhangi bir kanaat belirtilmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... hakkında Karlıova devlet hastanesince düzenlenen 13.06.2005 tarihli raporda sanığın sol kol dirseğinin üst tarafında 3x1 ebadında ateşli silah yaralamasına bağlı kesi bulunduğu, ortopedi açısından tedavisi için Bingöl Devlet Hastanesine sevk edildiği, Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen 20.01.2006 tarihli raporda sanığın sol kolunda kemik kırığının oluştuğu belirlenmiştir. Sanıklar ... ve ... maktul ... ... ile aralarında herhangi bir husumet olmadığını, inşaatlarında taşeron olarak çalışması nedeniyle tanıdıklarını, olay gecesi Erzurum'dan Bingöl'e dönüş yaparken PKK terör örgütünün silahlı saldırısına uğradıklarını, maktulün bu saldırı sonucunda öldürülmüş olabileceğini savunmuşlardır. Sanık ... olay gecesi maktulün minibüsü ile Çat-Karlıova yolunda iken uyuduğunu, silah sesine uyandığında maktulün minibüsüne yoğun atış yapıldığını, kendisinin kolundan yaralandığını, maktulün de bu saldın sırasında yara almış olduğunu, olay yerinden geçen bir kamyon vasıtasıyla Karlıova Devlet Hastanesi'ne gittiğini beyan etmiştir. Yerel Mahkeme ve Özel Daire özellikle maktuldeki bitişik ve yakın atışın oluşa ilişkin savunmayı çürüttüğü, eylemin PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirildiğine dair belirli emare olmadığı, mevcut delillerin sanıklar tarafından kurgulandığı görüşüyle her üç sanığın iştirak halinde eylemi gerçekleştirdikleri düşüncesiyle mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Sanıklar lehine tespit edilen deliller şunlardır; PKK terör örgütüne müzahir internet sitelerinde maktulün örgüt tarafından yanlışlıkla vurulduğuna ve ailesinden özür dilendiğine ilişkin açıklamalara yer verildiği ve bu açıklamaların ulusal basında yer aldığı görülmüştür. Bingöl Valiliği'nin 18.06.2012 tarihli basın duyurusuna göre. 18.03.2011 tarihinde Bingöl Adaklı ilçesi Maltepe Vadisinde çıkan çatışmada ölü olarak ele geçen 7 teröristten birisinin silahının maktulün öldürülmesinde kullanılan silahlardan olduğu bildirilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Müdürlüğü Başkanlığının 03.01.2011 tarihli ve 1234 sayılı raporuna göre; olay yerinde bulunan iki adet ve maktulün vücudundan çıkarılan bir adet olmak üzere üç adet mermi çekirdeği gömleğinin mikroskopta yapılan karşılaştırmalarında iki adet mermi çekirdeği gömleğinin Bixi marka ahşap sabit dipçikli tüfekle atılmış olduğunun tespit edildiği. Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığınca gönderilen 26.11.2014 tarihli müzekkere cevabına göre; Olayla ilgili KONGRA-GEL (PKK/KCK/HPG) tarafından http://hezenparastin.org isimli internet sitesinden 25.02.2011 tarihinde açıklama yapıldığı söz konusu açıklamada; 2005 yılı yaz aylarında PKK/KCK terör örgütünün Bingöl-Çat güzergâhında bir askeri konvoya eylem düzenlemek amacıyla pusuya yattığı menzile giren konvoydaki son iki aracın hedef alındığı, ancak askeri konvoyu takip eden sivil iki araçta bulunan ve olayda ölen Demokratik Toplum Partisi Malazgirt ilçe başkanı ...’m hiçbir kasıt olmaksızın tesadüf, dikkatsizlik ve talihsizlik sonucu gerçekleştiği, yurtsever demokrat olarak bilinen ...'ın sözde şehit olarak değerlendirilmesi ve ilan edilmesinin HPG tarafından uygun görüldüğünün belirtildiği. Maktul ile sanıklar arasında öldürmeyi gerektirebilecek herhangi bir husumetin varlığı tespit edilememiştir. Olay günü sanıklardan ...’ın kendi işi nedeniyle diğer sanık ... ile birlikte Erzurum iline, sanık ...'nin ise maktul ile birlikte Çat ilçesine araç tamiri için gittikleri, işlerini bitirdikten sonra Bingöl'deki ikametgâhlarına dönmek üzere iki ayrı araçla hareket ettikleri, Çat ilçesinde karşılaşarak önlü arkalı Karlıova yoluna doğru hareket ettikten sonra hadisenin meydana geldiği, sanıkların kendi aralarında ve maktulle olan telefon irtibatlarında olağan dışı bir duruma rastlanmadığı görülmüştür. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 27.11.2013 tarih. 2013/3707 esas. 2013/6981 sayılı kararla sanıkların savunmalarının araştırılması, meydana gelen ölüm olayının tam olarak aydınlatılması ve gerçek failin tespit edilmesi amacıyla önceki mahkûmiyet hükmünü ayrıntılı gerekçelerle bozmuştur. Yerel Mahkeme bozma karan doğrultusunda eksik hususları araştırdığı özellikle maktulün yaralarındaki atış mesafesinin tayini için Adli Tıp ilgili ihtisas kumlundan görüş sorduğu, ancak daha önce inceleme yapılan giysilerin tekrar incelemeye konu edilemeyeceği düşüncesiyle bu konuda görüş bildirilemediği, otopsi tutanağında maktulün baş bölgesindeki yaranın av tüfeği mermisi tarafından oluşturulabileceği ifade edilmiş ise de, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Müdürlüğü Başkanlığının 03.01.2011 tarihli ve 1234 sayılı raporuna göre; maktulün vücudundan çıkan mermilerin deforme olduğu ancak Bixi silahına ait olabileceği yönünde düzenlenen raporun maktulün av tüfeği ile yakın mesafe ile ateş edilerek öldürüldüğü tezini çürütmüş olduğu, kaldı ki av tüfeği mermisindeki saçma tanelerinin çok sert cisime çarpmaması halinde deforme olma ihtimalinin bulunmadığı, suç tarihinde PKK/KCK terör örgütünün sözde ateşkes sürecinde bulunduğu, dolayısıyla askeri birlikler tarafından operasyonların yapılmadığına ilişkin görüşün isabetli olmadığı, zira olay tarihinden önce örgüt tarafından sözde ateşkes sürecinin sonlandırılmış olduğu, özet olarak Özel Daire’nin bozma kararından sonra sanıklar aleyhinde elde edilmiş yeni delil olmadığı hâlde bozma kararım etkisiz hâle getirecek şekilde hüküm kurulmuştur. Bu açıklamalar ışığında; amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada: "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti: toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceğinden sanıklardan ... ve Velimin maktule yönelik eylemi gerçekleştirdikleri sabit olmadığından itirazın kabulü yerine reddine ilişkin,", Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...;"Sanıkların olay günü geceleyin olay mahallinde iki ayrı aracıyla seyir halindeyken uğradıkları silahlı saldırı sırasında maktülün öldüğü sanıklardan ... ...'ın kolu felç kalacak şekilde yaralandığı olayda diğer iki sanığın binili olduğu araca hiçbir kurşun isabet etmemesi ve sanıkların ellerinde atış artığına rastlanması nedeniyle kasten öldürmek suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Sanıkların olay tarihinde ilk başta aynı yerde bile olmadıkları sanıklardan iki tanesinin araç ile 1,5 - 2 saat süre tahmin edilen uzaklıkta bulundukları olaydan hemen önce buluşup birlikte yola çıktıkları konusunda getirtilen HTS kayıtlarına göre herhangi bir tereddüt yoktur. Söz konusu olayın sanıkların buluşması ile kolluk kuvvetlerine ihbar arasında kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği hususu da sabittir. Sanıklar ile maktül arasında herhangi bir husumet yoktur. Sanıkların maktülü öldürdüklerine ilişkin ellerinde sonradan bulaşma ihtimali de olduğu kriminal raporu ile teyit ve tespit edilen atış artıklarının haricinde hiçbir delil yoktur. Buna karşın 3 ayrı uzun namlulu silahtan çıkan çok sayıda mermi kovan ele geçirildiği vücuttan çıkarılan parçaların sonradan yakalanan silahlardan atıldığı balistik inceleme ve kriminal raporu ile de sabit olduğu açıktır. Söz konusu silahlar olaydan uzunca bir süre sonra PKK terör örgütü elemanlarınca başka suçta kullanılırken ya da kendilerini yakalandığı durumlarda ele geçirilmiştir. Terör örgütü tarafından söz konusu cinayetin yanlışlıkla işlendiği resmi olarak kabul edilmiştir. Kabule yönelik çoğunluk görüşünde olay ile açıklama arasında uzunca bir zaman geçmesi sanıkların aleyhine değerlendirilmiştir. Halbuki ilk başta silahlar ve aidiyeti mechul kalmış 2011 yılı civarında ise silahlar tek tek ele geçirilmiştir. Öldürülen kişinin BDP İlçe Başkanlığı da yapmış olması silahların da PKK tarafından kullanıldığının anlaşılmasından sonra terör örgütü tarafından olay hata ile gerçekleştiği belirtilerek kabul edilmiştir. Yani silahların ve suçta kullanıldığının anlaşılmasından hemen sonra terör örgütü suçlamayı kabul etmiştir. Silahın terör örgütüne ait olduğu ve ölüm olayınında bu silahlarla gerçekleştirildiği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak sonradan örgüte verilmiş olabileceği kanaati ile ve elde gerçekleşme ihtimali şüpheli bulunan atış artıklarının varlığı gerekçesine dayanılarak sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede in dubio pro reo olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkumiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanıkların atılı suçu işlediği konusunda şüphenin ötesine geçecek bir delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği," , Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Üyesi ...; "Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların Çat ilçesinden Karlıova istikametine doğru yola çıktıkları, maktulün idaresindeki minibüs ile sağ koltukta sanık ... ... oturduğu halde önde, sanıklar ... ve ...'nin de ...’ın kullandığı pikapla arkadan seyrederken saat 22.00 sıralarında, Çat İlçesi Çirişli Köyü mevkiinde yolun sağ tarafından maktulün bulunduğu minibüse uzun namlulu silahlarla ateş edilmesi sonucunda, maktulün minibüsünün sağ tarafında 14 adet mermi giriş deliği oluştuğu, maktulün başının sağ tarafından sağ kolundan birer adet sırtından iki adet ve sol kol dirsek bölgesinden bir adet mermi girişine maruz kaldığı, sol dirseğinin üst tarafındaki yarasının bitişik atış, sırtındaki ve sağ kolundaki yaraların yakın atış mesafesinden yapıldığının tespit edildiği, maktulün sağ tarafında oturan sanık ... ...'ın sol kolunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, maktulün arabasının arka tarafına 4 adet mermi isabet ettiği, aynı zamanda maktulün oturduğu şoför koltuğunda arkadan öne doğru mermi giriş deliğinin bulunduğu, maktulün minibüsünün ön tekerlerinin patladığı ve ateşleme yerinden geriye giderek yolun sol tarafındaki şarampolde toprak zeminde sağa doğru yan yatmak üzereyken durduğu, olay yerinde yolun sağ tarafında ateşlemenin yapıldığı belirtilen yerde ve tepelik alanda 70 metre mesafede 14 adet kaleşnikof mermisi, 170 metre mesafede 92 adet bixi silahı kovanı ve 5 adet mermisi, 115 metre mesafede 28 adet M16 tüfeği mermisi kovanın bulunduğunun tespit edilmiştir. Sanıklar aşamalardaki tüm savunmalarında suçu işlemediklerini söylemişlerdir. Olayın görgü tanığı da bulunmamaktadır. Çat Jandarma Komutanlığınca yapılan araştırmaya göre düzenlenen tutanakta, maktül ... ile sanık ... arasında alacak veya namus meselesi tespit edilmediği bildirilmiştir. 25/02/2011 tarihinde silahlı terör örgütü PKK tarafından kullanılan bir internet sitesinde, maktulün ölümü sanık ...’ın yaralanması ile sonuçlanan olayın, örgüt mensubu bir grup tarafından dikkatsizlik sonucu gerçekleştirildiği şeklinde bir açıklama yapılmış, MİT Müsteşarlığının 26/11/2014 tarihli yazısında açıklamanın yapıldığı internet sitesinin örgüt tarafından kullanıldığı bildirilmiştir. Kolluk tarafından düzenlenen tutanakta, 18/03/2011 tarihinde Bingöl'de meydana gelen çatışmada öldürülen teröristlerden elde edilen silahlardan birisinin maktulün vurulduğu olay yerinde elde edilen kovanları ateşleyen silah olduğu bildirilmiştir Hiçbir görgü tanığının bulunmadığı olayda, el svaplarındaki atış artıklarına ilişkin Jandarma ve Emniyet Kriminal ekspertiz raporları arasında çelişki mevcut olması, bitişik atış yapılması durumunda kullanılan silahların niteliği itibarıyla vücutta mermi çekirdeği veya gömleğinin kalmayacağı halde maktulün vücudundan mermi gömleği çıkartılmış olması ve Adli Tıp Kurumunun svaplar ve atış mesafesi konusundaki yazıları karşısında, atış artıkları ve atış mesafesine ilişkin olarak olay ertesinde alınan ekspertiz raporlarının da hükme esas alınabilecek kesinlikte bulunmadıkları anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamından sanıklar ile maktul arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin varlığı kanıtlanamamış, öldürme suçunu hangi nedenle ve ne şekilde işledikleri hususunda sanıkların kendi anlatımları dışında bir beyan veya delil de elde edilememiştir. Maktulün ateşli silah yaralanması sonucunda ölmüş olması gerçeği karşısında suçun sebebinin tespit edilememesinin bir önemi bulunmamakta ise de, maddi olayın ne şekilde gerçekleştiği ve sanıkların eyleme ne şekilde iştirak ettikleri hususlarının hiç bir şüphe kalmayacak şekilde ispat edilmesi gerekir. Ancak dosyada, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair aleyhlerine cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, soyut ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayan yetersiz gerekçe ile kasten öldürme ve 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçlarından sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu,", Çoğunluk görüşüne katılmayan beş Ceza Genel Kurulu Üyesi de; kasten öldürme eyleminin PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği, Düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. B. PKK silahlı terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmediği kabul edilen olayda, sanıkların kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları bakımından hukuki durumları Suç tarihinden önce Bingöl'de meydana gelen depremden dolayı devlet tarafından yaptırılan deprem konutlarının bir kısmının sanık ... ile teyzesinin oğlu ve ortağı olan sanık ... tarafından yapıldığı, sanıkların Çiftlik ve Molla Şakir köylerinde üstlendikleri deprem konutları yapım işinde, maktulün de taşeron olarak bu inşaatlarda kardeşleriyle birlikte sıva işleri yaptığı, bu işleri yaparken 49 .... 07...plaka sayılı Ford Transit marka beyaz renkli beyaz minibüsü kullandığı, sanık ...'ın ise 06 .... 8... plaka sayılı Nissan marka siyah renkli bir pikabının bulunduğu, suç tarihi olan 13.06.2005 tarihinde sabah erken saatlerde sanıklar ... ve Mehmet ...'ın, iddialarına göre sanık ... ...'a araç bakmak amacıyla sanık ...'ın aracı ile Bingöl'den Erzurum'a yola çıktıkları, sanık ... ve maktulün de aynı gün inşaat işleri yaptıkları Karlıova ilçesinin Çiftlik köyünde bulundukları, saat 14.00 sıralarında sanık ... ve maktulün, maktule ait araçla Çat ilçesine doğru yola çıktıkları, Erzurum ilinden sanık ... ... ile ayrılan sanık ...'ın sanık ...'yi arayarak sanık ... ve maktulün Çat ilçesinde olduğunu öğrenmesi üzerine sanık ...'ye kendilerini beklemesini söylediği, sanıklar ve maktulün Çat ilçe merkezinde bulunan akaryakıt istasyonunda saat 22.00 sıralarında buluştukları, sanık ... ...'ın maktulün kullandığı araca, sanık ...'nin sanık ...'ın kullandığı araca bindikleri ve maktulün kullandığı araç önde, sanık ...'ın kullandığı araç ise arkada olacak şekilde Karlıova istikametine doğru yol aldıkları, her iki aracın da Erzurum-Bingöl kara yolunda seyrederek Çirişli köyü yakınlarına geldikleri sırada sanıklar ... ve ...'nin uzun namlulu silahlarla ateş etmek suretiyle belirlenemeyen bir sebepten dolayı minibüsün içerisinde bulunan maktulü öldürdükleri, Her ne kadar sanıklar alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmeyerek maktulün ölümünün yolun sağ tarafından her iki araca doğru uzak mesafeden uzun namlulu silahlarla yapılan atışlardan kaynaklandığını sürmüş iseler de; Ayrıntıları (1) numaralı uyuşmazlık kapsamında açıklanan delillere ek olarak sanık ...'nin, maktulün kullandığı minibüsün kapılarına kaynak yaptırmak amacıyla kendisiyle Çat ilçe merkezine geldiği yönündeki savunmasının, Çat ilçe merkezinde kaynakçılık işleri yapan tanıklar .......'nin maktulün aracına kaynak yapmadıkları şeklindeki beyanları ile maktulün kardeşleri olan tanıklar ... ve ... ile katılan ...'in sanık ...'nin isteği üzerine minibüsüyle Çat ilçe merkezine gittiği yönündeki anlatımlarıyla çelişmesi, telefonunun ilk çektiği yerde 112 ve 156'yı aradığına dair savunmasının da Turkcell A.Ş.'nin gönderdiği iletişim kayıtlarında yer alan sanık ...'nin 155 ihbar hattını saat 23.06'da aradığı, 155 ihbar hattını aramadan önce iki kez sanık ...'ı aradığı bilgileriyle çürütülmesi, sanık ... ve ...'ın normalde gün içerisinde bir iki kez görüşürken olay tarihinde birbirleri ile on kez görüşmüş olmaları, olay yeri inceleme raporundaki sağ ön koltuğun sırt kısmının sol üst köşesinde içeriden dışarıya doğru bir adet mermi giriş deliği bulunduğu, şeklindeki tespitin sanık savunmalarındaki oluşla örtüşmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıklar ... ve ...'nin maktule yönelik kasten öldürme suçu ile 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını işlediklerinin sabit olduğu, Sanık ... ... ile maktulün olay öncesinde birbirlerini tanımamaları, sanık ... ...'ın aşamalarda maktulün kullandığı minibüse kendisini sanık ...'ın gönderdiğini beyan etmesi, sanığın kendisinin de olay nedeniyle yaralanmış olması ile dosyaya yansıyan diğer deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mahkûmiyet kararı verilebilmesi için suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiğine ve gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlanmamış olaylar ve iddiaların sanık aleyhine yorumlanamayacağına dair şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca sanık ... ...'ın, yüklenen suçları işlediğinin sabit olmaması sebebiyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği, Kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının; sanıklar ...ve ... yönünden reddine, sanık ... ... yönünden ise kabulüne karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Ceza Genel Kurulu Üyesi de; sanık ... ...'a atılı suçların sabit olduğu düşüncesiyle, Karşı oy kullanmışlardır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının sanıklar ... ve ... yönünden REDDİNE, sanık ... yönünden ise KABULÜNE, 2- Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 3018-10247 ile 08.03.2011 tarihli ve 5100-1350 sayılı sayılı onama kararlarının sanık ... ... bakımından KALDIRILMASINA, 3- Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.03.2010 tarihli ve 89-34 sayılı ile 24.03.2016 tarihli ve 21-92 sayılı kararların sanık ... ...'ın kasten öldürme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarını işlediğinin sabit olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır kuralı uyarınca CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilip Özel Dairenin sanık hakkındaki onama kararı kaldırılarak Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanığın cezasının İNFAZININ DURDURULMASINA ve yüklenen suçtan sanığın cezaevine alınmış olması hâlinde TAHLİYESİNE, başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde derhâl salıverilmesi için YAZI YAZILMASINA, 5- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, ilk uyuşmazlık konusu ile sanıklar ...ve ... bakımından 13.03.2024 tarihinde yapılan birinci müzakerede, sanık ... ... yönünden ise ilk müzakerede yeterli yasal çoğunluk sağlanamadığından 27.03.2024 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.