Başvurucu, derece mahkemeleri önündeki yargılamasının makul olmayan bir süreden beri devam ettiğini ileri sürerek Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, derece mahkemeleri önündeki yargılamasının makul olmayan bir süreden beri devam ettiğini ileri sürerek Anayasa’nın maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru, 17/1/2013 tarihinde Didim (Yenihisar) Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 27/5/2013 tarihinde başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm, 26/6/2013 tarihinde yapılan toplantıda Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca kabul edilebilirlik ve esas hakkındaki incelemenin birlikte yapılmasına karar vermiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 27/6/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 25/7/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 25/7/2013 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, Adalet Bakanlığının görüşüne karşı görüşlerini 21/8/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru dilekçesinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, hakkındaki şikayetler nedeniyle 16/10/2001 tarihinde yakalanarak gözaltına alınmış ve gereği yapılmak üzere Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmiştir. Başvurucu savcılığın tutuklama talebi üzerine Bursa Sulh Ceza Mahkemesinin 16/10/2001 tarih ve 2001/406 sorgu numaralı kararı ile tutuklanmıştır. Başvurucu, Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 1/5/2002 tarih ve E.2002/22 sayılı kararı ile tahliye edilmiştir. Başvurucu hakkında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 17/10/2001 tarih ve 19756 sayılı iddianamesi ile 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesi, maddesinin (2) numaralı ve maddesinin (1) numaralı fıkraları gereğince kamu davası açılmıştır. Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2002 tarih ve E.2002/22, K.2002/413 sayılı kararıyla başvurucunun 4 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 27/6/2005 tarih ve E.2003/21066, K.2005/6842 sayılı ilamı ile başvurucu hakkındaki mahkumiyet hükmü bozulmuştur. Bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 25/5/2006 tarih ve E.2005/430, K.2006/227 sayılı kararıyla başvurucu yeniden 4 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edilmiş, bu karar da başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Başvurucunun temyiz talebi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 17/12/2008 tarih ve E.2008/6557, K.2008/16848 sayılı ilamıyla Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 25/5/2006 tarihli kararı bozulmuştur. Bozma kararı üzerine, Bursa Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada başvurucunun 27/1/2010 tarihinde yeniden 4 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ancak karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 23/2/2011 tarih ve E.2010/17385, K.2011/2613 sayılı ilamıyla bozularak yeniden Bursa Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Bozma kararı sonrasında yapılan yargılama üzerine, Bursa Ağır Ceza Mahkemesinin 7/2/2012 tarih ve E.2011/139, K.2012/18 sayılı ilamıyla başvurucunun 4 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ancak bu karar da başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Başvuru tarihi itibarıyla dava Yargıtay aşamasında derdest olmakla birlikte UYAP üzerinden elde edilen bilgiye göre; başvurucu hakkında Bursa Ağır Ceza Mahkemesince 7/2/2012 tarihinde verilen karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 27/12/2012 tarih ve 2012/4454, K.2012/10047 sayılı ilamıyla onanmıştır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.”