11. Hukuk Dairesi 2019/4413 E. , 2020/2985 K. "" MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.07.2019 tarih ve 2019/108-2019/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosy…
**11. Hukuk Dairesi 2019/4413 E. , 2020/2985 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.07.2019 tarih ve 2019/108-2019/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının WIPO üzerinden yapmış olduğu 2012/24570, 2012/90111 sayılı ve “MEISTER” ibareli marka başvurularının dava dışı kişiye ait 2002/11525 sayılı ve “meister+şekil” ibareli marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b m. uyarınca 19. sınıfta yer alan mallar yönünden reddedildiğini, oysa ki redde mesnet marka ile başvuru markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, redde mesnet markanın sahibi olan şirketin farklı alanlarda iştigal ettiğini, “MEISTER” kelimesinin Almanca “usta” anlamına geldiğini, her iki firmanın da ticaret unvanlarında bu kelimenin yer aldığını, esasen ibarenin zayıf bir marka olduğunu, redde mesnet marka sahibine yaptıkları müracaat neticesinde anılan şirketin 11, 19 ve 27. sınıflar açısından dava konusu markaların tesciline muvafakat ettiklerine dair noter onaylı belge vermelerine rağmen bu belgeye itibar edilmediğini ileri sürerek başvurunun kısmen reddine dair TPMK YİDK’in 2013-M-8217 ve 2013-M-6552 sayılı kararlarının iptaline karar verlmesini istemiştir. Davalı vekili, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer ve emtiaların da aynı tür olmaları nedeniyle tescilin 19. sınıf açısından mümkün olmadığını, redde mesnet marka sahibinin muvafakat vermesi halinde tescil işlemlerine devam edilmesi gibi bir uygulamanın olmadığını, davaya konu kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.