Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının sigortasız hizmetinin tespiti ile işçi alacağına yönelik olarak "... Tic. Ltd. Şti." ünvanlı şirket aleyhine açılan davaların İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesinin 2011/780 Esas ve İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi'nin 2015/795 Esas sayılı dosyaları üzerinden işlem gördüğü, söz konusu davaların yargılamasının devam ettiği, o davalarda davalı olan şirketin terkin edildiğinin belirlenmesi üzerine ihyası için dava açılmak üzere süre verildiği ileri
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili, ------ tarihine -----olarak çalışmış olduğunu, taraflar arasındaki iş akdinin müvekkili tarafından haklı sebeple tek taraflı olarak fesih edilmiş olduğunu, bundan kaynaklı----- dosyasından dava açılmış ve söz konusu davanın 22/12/2015 tarihinde neticelenmiş olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararına -- dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu----------müvekkiline olan borçları ve daha birçok borç ve icra takibinden kurtulmak amacıyla taraflarınca açılmış bulunan-----devam ederken söz konusu şirketin ---------- seçildiği ilan edilmiş olduğunu, söz konusu şirketin terkini ---------olduğunu, şirket tarafından ------- gerçekleştirilmiş olduğunun ise taraflarınca borçlu ---- gidildiğinde öğrenilmiş olduğunu, borçlu adrese hacze gidildiğinde borçlu tarafın daha önce olduğu gibi yine -- değiştirmiş olduğunun görülmüş olduğunu ve -------taraflarına söylenerek haciz yapılmasının engellendiğini, şirket yöneticilerinin işbu -- haklı olarak yapmamış olduklarını, ----ait borçlardan kurtulmak amacı ile hareket ettiklerini, aşağıda da detaylı açıklanacağı üzere aynı kişilerin pek çok şirket kurarak icra takipleri ve müvekkili gibi alacaklılardan kurtulmayı hedeflemekte olduklarını, bilindiği gibi ihya davasının açma gerekçesinden terkinden önce açılan icra takibi de olabileceğini, ----terkin edilen şirketten işçinin ücret alacağının da olabileceğini, terkin edilen şirketin üzerinde herhangi bir malvarlığı olduğunun daha sonradan anlaşılması da olabileceğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının kazanmış olduğunu ve işbu alacakların taraflarınca icra takibi yapılmış olduğunu, ancak daha sonra borçlunun --- edilmiş olduğunu ve aynı kişilerin farklı isimlerle kurmaya devam ettiği şirketlerin ise borçla alakaları olmadığını iddia etmekte olduklarını, müvekkilinin hak mahrumiyetinin önüne geçilmesi amacıyla huzurdaki davayı açma zarureti doğmuş olduğunu belirterek;--- karar verilmiştir. SAVUNMA: Davalı ... ----- vekili cevap dilekçesinde; davalı ---TTK'nun 32. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, maddede gösterilen usulde şirketin resen terkin edildiğini, tebligat ve --- yerine getirildiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.