3. Hukuk Dairesi 2017/7625 E. , 2019/2756 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının, kendisine ait taşınmazda eski malik ile imzaladığı kir…
**3. Hukuk Dairesi 2017/7625 E. , 2019/2756 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının, kendisine ait taşınmazda eski malik ile imzaladığı kira sözleşmesine istinaden kiracı olarak bulunduğunu, ödenmeyen kira borçlarına ilişkin olarak ... 14. İcra Müdürlüğünün 2013/8028 esas sayılı dosyasında icra takibine girişildiğini, davalının borca haksız yere itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığını, icra dosyasına sunulan kira sözleşmesinde ise imzasının bulunmadığını, davacıya yeni malik olarak yeni dönem için tüm kira bedellerinin ödendiğini, bu nedenle takibe konu borcu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; her ne kadar davalı tarafça imza inkarında bulunulmuşsa da, davalının mernis adresinin bulunduğu yer mahkemesine yazılan talimatta davalı adına çıkartılan davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen imza örnekleri vermek için mahkemeye gitmediği anlaşıldığından, davacının dayandığı sözleşmeye itibar edilmek suretiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 211. maddesinde “(1) Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir: a) Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir. b) (a) bendi hükmüne göre yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.” hükmüne yer verilmiştir.