10. Hukuk Dairesi 2022/14588 E. , 2023/265 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2022/210 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Ma…
**10. Hukuk Dairesi 2022/14588 E. , 2023/265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2022/210 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kurum vekili özetle; sigortalı ...’in davalı işyerinde çalışırken meslek hastalığına tutulduğunu ve sürekli iş göremez duruma girdiğini, bu sebeple kendisine 49.581,80 TL Peşin Sermaye Değerli Gelir bağlanmış olup şimdilik toplam 49.581,80 TL kurum zararı meydana geldiğini, henüz tedavi masraflarının bildirilmemiş olup bildirildiğinde bu konudaki dava ve istem haklarını saklı tuttuklarını, meslek hastalığının davalının kusuru sonucu meydana geldiğini, yapılan tahkikat neticesi düzenlenen 16.04.2013 tarih ve 123 sayılı denetim raporunda olayın meydana gelmesinde işverenin kusurlu olduğu ve bu itibarla işverenin 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri gereğince sorumlu olduğunun tespit edildiğini beyanla, kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin dava ve istem hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 3.000,00 TL alacağın gelirlerin onay tarihinden, masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; meslek hastalığının tespit tarihini açıklayacak bilgiler verilmek suretiyle dava dilekçesine açıklık getirilmesini talep ettiklerini, meslek hastalığı nedeniyle belirlenen meslekte güç kayıp oranının tespiti ve dayanağı tıbbi belgeler ile idari kararın dayandığı evraklarını özellikle aylık bağlama kayıtlarının aslına uygun örneklerinin davacı tarafından dosyaya sunulmasını sunulmadığı takdirde Kurumdan celbini talep ettiklerini, dosyaya sunulan ve okunması güç olan aylık bağlama kayıtlarından maluliyet oranının %13,80 olduğu tespit edilmiş olup, iş göremezlik oranına itiraz ettiklerini, dosyanın Yüksek Sağlık Kurulu’na gönderilmesini talep ettiklerini, meslek hastalığına ilişikin kararın müvekkile tebliğ edilmeden ve hukuksal tartışmaya açılmadan bağlanan sigortalı maaşının işverenden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde işverenin kusurundan söz edilmesinin doğru olmadığını, Sosyal Sigorta Kurumunun işverene rücu edebilmesi için işverenin ağır kusurlu olması gerektiğini, olayda müvekkil işverenin kastı bulunmadığı gibi, güvenlik tedbirlerine aykırı bir hareketinin de bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden davanın reddini talep ettiklerini, 5510 sayılı Kanundaki özel hükme göre (m.21) sorumlu olmayan müvekkilin genel hükümlere göre de sorumlu olmadığını, müvekkilin makul ölçü kriterine uyan tüm tedbirleri aldığından olay nedeniyle Kuruma karşı sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığını, olayda zararlı sonuç ile alınmayan tedbir, gösterilmeyen özen arasında uygun illiyet bağı olmadığını, sorumluluk koşullarının bu bakımdan da gerçekleşmediğini, dosyadaki meslek hastalıkları hastanesinin ilk raporu 13.08.2010 tarihli olduğuna göre 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinde yer alan düzenleme gereği işverenin sorumlu olabileceği tutarı belirleyen tavan hesabı yapılmasını talep ettiklerini, arz edilen nedenlerle ve davacı Kuruma karşı müvekkilin sorumluluğunu gerektirecek koşulların olayda gerçekleşmemiş olduğundan açılan davanın reddine, ücreti vekalet ve yargı giderlerinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; “Davacının davasının kabulü ile; 117.854,22 TL gelirlerin onay, masraf ve ödemelerin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,”dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece özetle; sigortalının işe girişinde ve devamında periyodik olarak sağlık kontrollerinin yapılıp yapılmadığı, sigortalının bölüm değiştirme talebinin olup olmadığı, meslek hastalığının ortaya çıkmasından önce hastalık bulguları ile işverene başvurusu bulunup bulunmadığı araştırılmalı, değinilen yasal mevzuat ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; sigortalının yaptığı işin özellikleri, yakalandığı meslek hastalığına yol açan etkenler, hastalığın önlenebilmesi için alınması gereken önlemler ile bunların gerçekleştirilme ve önlemlere uyum durumları ile bu tür hastalılarının oluşumunda bir miktar kaçınılmazlık faktörünün de bulunabileceği gözetilerek, somut olayda kaçınılmazlık faktörünün bulunup bulunmadığı ayrıntılı olarak irdelenmesi amacıyla, davaya konu alanda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman kişilerle birlikte, sigortalıda oluşan meslek hastalığıyla ilgili branşta uzman bir hekimden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun, yargısal denetime elverişli, verilen kusur oran ve aidiyetlerinin yanında kusur gerekçelerini de gösteren kusur rapor alınıp, dosyadaki deliller ışığında yapılacak değerlendirmeyle bir sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması ile davalının sorumlu olduğu tutar belirlenirken, sürekli iş göremezlik derecesinin artması halinde ilk gelire giriş tarihi itibariyle yüksek oranlı sürekli iş göremezlik derecesi oranı üzerinden peşin sermaye değerli gelir sorularak, belirlenen tutara fark fiili ödeme tutarının ilavesiyle meydana gelecek meblağ üzerinden hesap yapılmaması da, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “...Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-94.879,22 TL kurum zararının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Islah dilekçesi artırılan miktar yönünden fazlaya dair talebin reddine, fazlaya dair tüm taleplerin reddine” şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili dilekçesinde özetle; kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davacı kurum vekili dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının müvekkili Kurum aleyhine olan “kısmen red” yönü ile bozulması talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı Kurum vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.