12. Hukuk Dairesi 2009/16934 E. , 2009/24915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 27/04/2009 tarih, 2009/1502 Esas, 2009/9186 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme talepleri yerinde değil ise de
**12. Hukuk Dairesi 2009/16934 E. , 2009/24915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 22/10/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 27/04/2009 tarih, 2009/1502 Esas, 2009/9186 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme talepleri yerinde değil ise de, Borçlu vekili asıl dosyada, imzaya ve borca itiraz etmiş, birleşen dosyada ise takip konusu senedin keşide tarihi olmadığını, sonradan eklendiğini ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. 11/10/2007 tarihli dilekçesinde de borçlu asil, İİK’nun 167/2. maddesi dışındaki şikayetlerinden vazgeçtiğini belirtmiş, mahkemece de beyana göre konusuz kalan davanın reddine karar verilmiştir. Borçlu vekili ise, 22/10/2008 tarihli oturumda itirazlarının devam ettiğini belirtmiştir. Burada üzerinde dikkatle durulması gereken husus, itiraz ve şikayet müesseselerinin birbirinden farklı unsurlar olduğu, kanunun her birine farklı sonuçlar yüklediğidir. Somut olayda borçlunun asıl dosyada itirazı, birleşen dosyada ise, İİK’nun 168/3. maddesine göre şikayeti söz konusudur. Borçlu asil, her ne kadar, 11/10/2007 tarihli dilekçesinde İİK’nun 167/2. maddesi dışındaki şikayetlerinden vazgeçtiğini belirtmiş ise de, asıl dosyada ileri sürdüğü imza itirazından sarfınazar ettiğine yönelik bir beyanı bulunmamaktadır. Nitekim yukarıda da belirtildiği üzere, borçlu vekili, müvekkilinin beyanına karşı, “Davalara devam ediyoruz, itirazlarımızı yineliyoruz.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Dolayısıyla sadece şikayetlerini geri alan borçlu tarafın itirazları incelenmeksizin, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Mahkeme kararının anılan gerekçe ile bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ: Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 27/04/2009 tarih, 2009/1502 Esas, 2009/9186 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 14/12/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.