(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/3432 E. , 2008/6629 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, yanlar arasında sözlü olarak yapıldığı ileri sürülen “mutfak dolabı ve mutfak tezgahı” işine ilişkin sözleşmeye dayalı olarak yapılmış olup, ödenen 2.000,00 YTL be
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/3432 E. , 2008/6629 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, yanlar arasında sözlü olarak yapıldığı ileri sürülen “mutfak dolabı ve mutfak tezgahı” işine ilişkin sözleşmeye dayalı olarak yapılmış olup, ödenen 2.000,00 YTL bedelin iadesi istemine ilişkindir. Yanlar arasında “mutfak dolabı ve mutfak tezgahı” yapımı işinin davalı tarafından yüklenilmesi ve davacının da bedel olarak 2.000,00 YTL ödemesi hususunda “sözlü” sözleşme yapıldığı çekişmesizdir. Borçlar Kanununun 355. maddesi hükmü gereğince, yanlar arasındaki akdî ilişki, hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesidir. Davacı iş sahibi; davalı ise yüklenicidir. Dava dosyası kapsamından; işin hangi tarihte davacıya teslim edildiği tespit olunamamaktadır. Ancak, yüklenici tarafından işin yapılarak davacıya teslim edilmiş olduğu da çekişmesizdir. Davacı, yapılan işin kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğunu ileri sürerek ödediği iş bedelinin iadesini talep etmiştir. Davalı ise, ayıp ihbarının davacı tarafından süresinde yapılmadığını savunmuştur. Ayıp, bir malda, sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Yüklenicinin, iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; açık ayıplardaki Borçlar Kanununun 359; gizli ayıplarda ise 362. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde Borçlar Kanununun 360. maddesinde kendisine tanınan hakları iş-eser sahibi kullanabilir. Eserin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin olağan gidişine göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa derhal yükleniciye bildirmek zorundadır. Bu nitelikteki “açık” ayıpların belirtilen sürede yani Borçlar Kanununun 359. maddesinde öngörülen sürede bildirilmemesi halinde; yüklenici, her türlü sorumluluktan kurtulmuş olur. Ancak, yüklenicinin kasten sakladığı bozukluklarla usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar yönünden ise, yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemiş ise, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi öğrenir öğrenmez yükleniciye derhal bildirmek zorundadır. Aksi halde eseri kabul etmiş sayılır (BK’nın 362. maddesi). Bu yasal çerçeve dahilinde somut olayın değerlendirilmesine gelince; Bilirkişi raporları kapsamından, mutfak dolabı ve mutfak tezgahının davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede “ayıplı” olduğu anlaşılmaktadır. Belirlenen ayıpların ise “açık ayıp” niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır. Buna göre, davacı iş sahibinin, Borçlar Kanununun 359. maddesi hükmünde öngörülen şekilde ve süresinde yükleniciye ayıp bildiriminde bulunduğunu her türlü yasal delillerle kanıtlaması durumunda; Borçlar Kanununun 360 ve 108. maddeleri gereğince sözleşmenin feshini ve yükleniciye ödediği iş bedelinin iadesini talep edebilir. O halde, davacı iş sahibinin süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayabilmesi için yasal delillerini; davalının ise, karşı delillerini sunabilmesi için mahkemece taraflara olanak verilmelidir. Bu hususların mahkemece gözetilmemiş olması, doğru olmamıştır. Diğer yandan; mahkemece, davanın kabulüne ve ödenen iş bedelinin iadesine karar verildiği halde, yüklenici tarafından yapılan mutfak dolabı ve tezgahının ona iadesine karar verilmemiş olması da kabul şekli bakımından doğru değildir. Mahkemece yapılması gereken iş; az yukarıda açıklandığı üzere; davacı tarafından yasal delillerle ayıp ihbarının süresinde yapılmış olduğunun kanıtlanmış olması durumunda davanın kabulüne; ödenen iş bedelinin davalıdan tahsiline ve mutfak dolabı ve tezgahının ise yükleniciye iadesine, aksi halde ise davanın reddine karar vermekten ibaret olmalıdır. Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.