11. Hukuk Dairesi 2024/4933 E. , 2025/3211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/848 Esas, 2024/1336 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1210 E., 2023/115 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik
**11. Hukuk Dairesi 2024/4933 E. , 2025/3211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/848 Esas, 2024/1336 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1210 E., 2023/115 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin dayanağı senetteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını, kambiyo senedi niteliği kazandırmak için keşide yerine "İstanbul" ibaresinin sonradan eklendiğini, müvekkilinin Almanya'da yaşadığını, senedin lehtarının ... olduğunu, davalı ... ile müvekkili arasında senet vermeyi gerektirecek hukuki ilişki bulunmadığını, davalı ...'in müvekkilinin kiracısı olduğunu, ekonomik durumu itibariyle müvekkiline senet bedeli olan 4.900.000,00 TL borç vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, senedin ciro edildiği davalı ...'ın da senet bedeli kadar bir hukuki ilişkiye girmesinin ekonomik açıdan mümkün bulunmadığını ileri sürerek takibin iptaline, icra takibi nedeniyle ödenen 98.406,66 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini ve senet bedeli üzerinden kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi, müvekkilinin ciro yoluyla senedin hamili olduğunu ve hamil sıfatıyla senedi takibe koyduğunu, lehtar ve keşideci arasındaki ilişkiyi bilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin avukat olup dava konusu bonoya dayalı icra takibini ... vekili olarak başlattığını, keşideci ve lehtar arasındaki ilişkiyi müvekkilinin ya da senet hamili ...'ün bilemeyeceğini, icra takibine konu senet üzerindeki "Aslının Aynıdır" şeklindeki yazılı imzanın müvekkili ...'e ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesi; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 4.Davalı ... Kavak; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile takibi konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği, raporun hangi metod ve hangi aletler kullanılarak sonuca ulaşıldığı konusunda ek rapor alındığı, davalı taraf her ne kadar ek rapor hazırlanırken senet aslının Adli Tıp Kurumunca incelenemediğini belirterek rapora itiraz etmiş ise de senetteki imzanın davacıya ait olmadığını belirleyen ilk Adli Tıp Kurumu raporu alınırken senet aslının Adli Tıp Kurumuna gönderildiği ve Adli Tıp Kurumunun senet aslını inceleyerek imzanın davacıya ait olmadığını belirlediği; ek raporun sadece ilk raporun hangi metod ve aletler kullanılarak hazırlandığının açıklanması için alındığı, davalıların bu yöndeki itirazlarına itibar edilmediği, senetteki imzanın sahteliği nedeniyle davacının icra takibinden sorumlu olmadığı, davacının icra takibi nedeniyle 98.406,66 TL ödeme yapmak durumunda kaldığı, davalı ...'in lehdar olup senedin ...'a ciro edildiği, icra takibinin davalı ... tarafından başlatıldığı, Avukat ...'in ... vekili olarak icra takibini başlattığı, icra takibi senedin fotokopisi ile başlatılmış olup senet fotokopisi üzerinde Avukat ...'in adı ve imzasının yer aldığı, ...'in yazı ve imzaya itiraz ettiği, Adli Tıp Kurumu raporu ile bu yazı ve imzanın ...'e ait olmadığının belirlendiği, bu hususun kötüniyetli takip tazminatı yönünden önem arz ettiği, davalı ... vekili olarak Avukat ...'in 05.12.2017 tarihinde senedin davalı ... tarafından takibin ve ödeme emrinin iptali davasında dava dilekçesi ekinde icra mahkemesine sunulduğunu bildirdiği, senet aslı bu şekilde ele geçirilip Adli Tıp Kurumunun ilk raporunun alındığı, takip alacaklısı senet aslına sahip değilken ve senet fotokopisi ile takip başlatırken, vekilinin imzasının vekiline ait olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden kötüniyetli takip tazminatına hükmedildiği, davanın niteliği gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, ...'in senedin ciro silsilesinde yer almadığı, sadece vekil olarak takibi başlattığı, bu nedenle davada kendisine husumet düşmediği gerekçesiyle Avukat ... yönünden davanın husumetten reddine, davanın diğer davalılar yönünden kabulü ile davalı ... tarafından başlatılan icra takibinde, senetteki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması sebebiyle davacının davalılara borçlu olmayacağı tespit edildiğinden icra takibinin davacı yönünden iptaline, davacının icra takibi sebebiyle ödediği 98.406,66 TL'nin faiziyle birlikte davalı ...'den tahsiline, davacının kötüniyetli takip tazminatı talebinin diğer davalılar yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile senet bedeli üzerinden %20 kötüniyetli takip tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu senetteki imzanın sahteliği iddiasına dayalı olarak icra takibinin iptali ve yapılan ödemenin istirdadı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.