3. Hukuk Dairesi 2015/13989 E. , 2016/869 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kanal katılım ve şebeke hisse bedeli davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; Müvekkilini…
**3. Hukuk Dairesi 2015/13989 E. , 2016/869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kanal katılım ve şebeke hisse bedeli davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesi ile; Müvekkilinin ... numaralı bağımsız bölüm halindeki mesken için, davalı idare nezdinde su akışının sağlanması amacı ile ferdi su abonesi olmak istediğini, bu aşamada davalı idare ASKİ görevlileri tarafından müvekkilden kanal katılım payı ve şebeke hisse bedeli talep edildiğini iddia ederek; davalı idarece talep edilen kanal katılım payı ve şebeke hisse bedelinden müvekkilinin sorumlu tutulmamasına ve abonelik tesis edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; idarece haksız olarak kanal katılım bedeli ve şebeke ücreti talep edildiği iddiasının yerinde olmadığını savunup, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davacının su aboneliği nedeniyle kanal katılım payı ve şebeke hisse bedeli olarak 271,90 TL'den sorumlu olduğunun, bunu aşan miktardan (5.928,36 TL) sorumlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin ... Karar sayılı ilamı ile ".....Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi; bozma sonrası yargılamanın devamı, uyup uymama yönündeki kararın verilebilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden usulünce haberdar edilmesi ve böylece taraf teşkilinin sağlanması ile mümkündür. 1086 sayılı Yasanın 73 mad., 6100 sayılı Yasanın 27.maddelerine göre "Hukuki Dinlenilme Hakkı" iddia ve savunmada bulunma hakkında daha geniş olarak ve Anayasanın 36.maddesine uygun bir düzenleme olup; (6100 sayılı Yasanın 27.mad. Hükümet Gerekçesi) 6100 sayılı Yasanın 27, Anayasanın 36.maddesi ışığında "Hukuki Dinlenilme Hakkı" sağlanmadan taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunmaları için mahkemeye çağrılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. ./.. -2- Somut olayda ise; dava konusu taşınmazın tapuda ....adına kayıtlı olduğu, adıgeçenin dava konusu taşınmaza ilişkin ASKİ'deki işlemler için leh veya aleyhinde açılmış/açılacak davaları takip etmek üzere Av. ... ve... vekil olarak tayin edildiği ancak eldeki davanın davacısının ise ... olduğu ve mahkemece yargılamanın yapılarak hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, taşınmaz malikinin veya vekilinin usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir