6. Ceza Dairesi 2013/26331 E. , 2016/4386 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hem yasal süresinde ileri sürülmemesi, hem de hükmedilen cezanın süresine göre; duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/…
**6. Ceza Dairesi 2013/26331 E. , 2016/4386 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hem yasal süresinde ileri sürülmemesi, hem de hükmedilen cezanın süresine göre; duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421. maddeleri gereğince REDDİNE, 1-) Oluş ve dosya içeriğine göre; .... Belediyesi'nde itfaiye şoförü olan sanık ...'in, 03.02.2011 tarihinde, saat 11:25 sıralarında, ... plakalı aracı ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken, mağdur ... ...'in kullanmış olduğu ... plakalı tır ile yolda karşılaştıklarında, tırın, aracının önüne kırması ile yolda tehlike atlatan sanığın, bu trafik meselesi yüzünden mağdur ile arasında çıkan tartışmada; eliyle mağduru, dosyadaki mevcut doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaralaması ile neticelenen somut olayda; yakınan ..., olaydan hemen sonra, polise yaptığı ihbar üzerine olay yerine gelen polislere, kendisini, sanık ve yanındaki şahısların darp ettiğini, sorulduğunda, aracına veya herhangi bir malına zarar verilmediğini sözlü olarak belirtmiş olmasına rağmen, hastanedeki tedavisinin ardından kollukta alınan ilk yazılı ifadesinde ise, sanık ve yanındakilerin, kendisinden para isteyip, cebindeki 6.200,00 TL parasını gasp ettiklerini beyan etmiş, savcılıkta alınan ifadelerinde de; iddialarını genişletip, amcası olan ...'ten, sanığın alacağının olduğunu belirtip, bu borç ile kendisinin bir alakası olmamasına rağmen, sanığın, olay öncesinde, kendisini tehdit edip, olay günü de cebindeki 6.200 TL paranın yağmalandığını söylemiş; ayrıca olay sırasında sanığın yanında olduğunu iddia ettiği kardeşleri ..., ... ve ..., mağdurla yüzleştirildiğinde; kendisine gösterilen sanığın kardeşlerinin olay yerinde bulunmadığına dair teşhiste bulunması ile adı geçen kişiler hakkında ek takipsizlik kararı verildiği, yine mağdurun iddiaları arasında bulunan, olaydan birkaç gün sonra, bir şahsın, çalıştığı şirketin ortaklarından olan tanık ...'a ait işyerine gelerek, 6.200 TL parayı bulduğunu söyleyip, kendisine teslim edilmek üzere tanığa bu parayı vermesiyle tanıktan parasını teslim aldığını belirtmiş, tanık da bu hususu doğrulamış ise de; mahkemede sanık ile tanık ...'ın yüzleştirildiği celsede; tanık “yağmalandığı iddia edilen paranın, mağdura verilmek üzere kendisine veren kişinin sanık olmadığını” dile getirmiş; yakınan da kovuşturma aşamasında bu kez, “parasının kavga sırasında düşmüş olduğunu” belirtmekle her aşamada, değişen ve çelişkili iddialarda bulunduğu, buna karşın sanığın, tüm aşamalarda, istikrarlı bir biçimde mağdur ile trafikte yaşanan olay nedeniyle tartışıp, birbirlerini iteklediklerini, mağdurun parasını ise, yağmalamadığını savunmuş, böylece tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın, mağduru yaraladığı, ancak parasını aldığının sabit olmadığı anlaşılmakla, sübut bulan eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesindeki şikayete tabi olan kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve yakınanın da sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yağma suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-) Kabule ve uygulamaya göre de; sanığın, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK'nın 53/1-a, b, c, d, e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; ancak, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildiği takdirde, kendi altsoyu üzerinde TCK'nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluğunun sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140, 2015/85 esas ve karar sayılı kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesinde yazılı, "Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibaresinin iptal edilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 25.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.