10. Hukuk Dairesi 2024/14609 E. , 2025/5365 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/421 E., 2024/376 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekil
**10. Hukuk Dairesi 2024/14609 E. , 2025/5365 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/421 E., 2024/376 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.12.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maluliyetinin %12'den fazla olduğunu, en az %60 olması gerektiğini beyanla, maluliyet oranının tespitine karar verilmesi yönünde talepte bulunmuş, 10.10.2020 tarihli duruşmada davacı vekili, taleplerinin iş kazası sonucu oluşan kısa vadeli sigorta kolları kapsamında gelir bağlanması gereğini öngören sürekli iş göremezlik oranının tespiti olduğu yönünde beyanda bulunmuştur. II. CEVAP 1- Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. 2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 15.12.2006 tarihinde uğradığı iş kazası ile ilgili Kuruma müracaatının olduğunu ve maluliyetinin tespitini istediğini, müracaatı üzerinde davacının hastaneye sevkinin yapıldığı ve ilgili hastane raporunda maluliyet oranının belirtilmediğini, Ankara Kocatepe Hastanesinden iş kazası ile ilgili olarak rapor düzenlenmesinin istendiğini, henüz sonuçlanmadığını ancak sonuçlandığında davacının malul ve maluliyetinin %10 oranı aşması halinde davacıya gelir bağlanacağını, davacının malul kaldığı ve maluliyetinin %60 olması gerektiği iddiasının davacının çalışmalarının bulunması nedeniyle rahatsızlığının iyileşebilir bir rahatsızlık olduğu ve uzuv kaybı bulunmayan bir rahatsızlık olmadığı olgusunu güçlendirdiğini talep etmiştir. 3- Fer'i müdahil işveren vekili cevap dilekçesinde; İzmir 9. İş Mahkemesinin 2011/384 Esas sayılı dosyasında görülen tazminat davasında bu davanın bekletici mesele yapıldığın, iş kazası olayından 5 yıl sonra bu davanın açıldığını, davacının emekli olmak için bu davayı açtığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararı ile davalı Kurum Kocatepe - Ankara Sosyal Güvenlik Merkezinin 23.02.2015 tarihli raporu ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %(0) olarak belirlendiği, dosya kapsamı değerlendirildiğinde Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi kararının, gerek Yüksek Sağlık Kurulu gerekse Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu raporları ile doğrulandığı, davacının iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararı ile “...Davacının geçirmiş olduğu iş kazasından kaynaklı sürekli iş göremezliğe neden olacak düzeyde bir hastalığının bulunmadığı, davacının iddiasındaki sağlık sorunu ile iş kazası arasında illiyetin bulunmadığı Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporunda birbiri ile uyumlu olacak şekilde ortaya konulmuş olmakla İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir...” gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosyada yer alan 05.09.2018 tarihli Adli Tıp 3. İhtisas dairesince verilen raporda "......’in Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’nın 22.11.2010 tarihli epikrizinde L4-5, L5-S1 bulging ve L4-5 listezis nedeniyle L4-5 sağ foraminatomi + L4-5 posterior enstrüman + L5 hemilaminektomi operasyonu yapıldığı ancak dosya içerisinde olay tarihli yeterli tıbbi belge olmadığından 15.12.2006 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası ile illiyetinin kurulamadığı, iş kazasına bağlı yaralanması 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı...” şeklinde tespitinin bulunması karşısında, Mahkemece davacının 15.12.2006 tarihli iş kazası nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin dosya içeriğine alınmamış başkaca tıbbi kayıt ve belgelerinin var olup olmadığı gerekirse davacıdan ve ilgili tıbbi kuruluşlardan sorulmak suretiyle araştırılmalı, buna göre yukarıda anılan prosedür de işletilmek suretiyle davacının iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik durumuna girip girmediği, varsa derecesinin belirlenmesi hususuna ilişkin bir karar verilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 15.12.2006 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası ile illiyeti kurulamadığından iş kazasına bağlı yararlanmasının 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmadığından, sürekli maluliyetinin olmadığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş göremezliğinin kaza tarihinden başlayarak giderek arttığını ve yıllardır ancak baston yardımı ile yürüyebildiğini, iş göremezliğine neden olan olayın geçirdiği trafik kazası olduğunu, işverenin tahsis ettiği araçta trafik kazası geçirdiğini ve ilk tedavisindeki bulgunun da arazlı bölgesinde yumuşak doku travması olması nedeniyle bu aşamadan sonra gelişen tüm komplikasyonların da bu travma ile bağlantılı olmasının hayatın olağan akışı gereği olduğunu, geçirdiği trafik kazası ile iş göremezliği arasında illiyet bağı kurulamadığına ilişkin bilirkişi raporlarına itibar edilemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 15.12.2006 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle kısa vadeli sigorta kolları üzerinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına yönelik sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacının davalı Kurum tarafından belirlenmiş olan ve sürekli iş göremezliğinin olmadığına yönelik Kurum işleminin iptali talepli olarak açılan eldeki davada, alınan raporlara göre yine davacının sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmasına rağmen davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kavramların da karıştırılması suretiyle maluliyetinin bulunmadığı yönünde hatalı olarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3. Diğer taraftan davada iki davalı bulunmasına rağmen infazda tereddüt oluşturacak şekilde vekalet ücreti yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı bulunmuştur. 4. Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının hüküm fıkrasının ilk paragrafının silinmesine, yerine "Davanın reddine" cümlesinin yazılması, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının ilk kelimesi olan "Davalı" ibaresinin silinmesine, yerine "Davalılar" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.