14. Hukuk Dairesi 2015/7461 E. , 2015/7088 K. "" MAHKEMESİ : Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2014 NUMARASI : 2013/146-2014/71 Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.08.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten …
**14. Hukuk Dairesi 2015/7461 E. , 2015/7088 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2014 NUMARASI : 2013/146-2014/71 Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.08.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava, suya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu çeşmenin ataları tarafından yapıldığını, ancak bu çeşmenin aharlarının davalı tarafından yıkıldığını ve bu şekilde mevcut suyu davalıya ait tarlaların bulunduğu tarafa götürerek oraya yeni bir çeşme yaptırdığını belirterek davalının müdahalesinin önlenmesini ve eski hale getirilmesini istemiştir. Davalı vekili, dava konusu çeşmeyi müvekkilinin yıkmadığını, suyunu bir yere götürmediğini, yeni çeşmeyi ve bu çeşme için suyun akıtılması işini E.... Muhtarlığı'nın yaptığını, husumetin hatalı yöneltildiğini, Hiçbir zaman bu suyu kendi ihtiyacı için kullanmadığını, yakınında bir tarlasının da olmadığını, davacının babasının suyu kullanmak istediğinde köylünün engel olduğunu, davacının zilyetliği olmadığını, tapusuz yerden çıkan suyun genel su niteliğinde olduğunu, kadimden beri çevreden gelen geçen insan ve hayvanlar tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu eski çeşmenin D... D.. Ormanı içerisinde kaldığı, yeni çeşmenin ise M... İ.. isimli şahsa ait taşınmaz içerisinde kaldığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gereğince; Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Gerek Türk Medeni Kanununun 718. maddesi gerekse 756/2. maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır. Kaynak, kökeni yeraltı suyu olan tabi ve sürekli olarak yeryüzüne çıkan özel mülkiyete girecek nitelikte özel bir su olup, suni bir şekilde veya ara sıra yeryüzüne çıkan su kaynak niteliğini kazanmaz (Gürsoy/Eren/Cansel, Türk Eşya Hukuku, Ankara 1978, s.618). Ayrıca, kaynaktan çıkan suyun yararı kamuya ait bir akarsu oluşturacak kadar bol çıkması halinde kaynak artık özel mülkiyete konu olamaz. Yine, yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulü de 167 sayılı Yeraltı Suları Kanununa tabidir.