9. Ceza Dairesi 2021/6881 E. , 2024/4086 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/50 E., 2015/64 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayıl
**9. Ceza Dairesi 2021/6881 E. , 2024/4086 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/50 E., 2015/64 K. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istelerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1.cümle, 107/2-1, 43/1, 109/2, 109/3f, 109/5 maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İnegöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/50 Esas, 2015/65 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın cebir ve tehdit ile mağdurenin zorla dudağından ve boynundan öptüğü, göğüslerini ve bacak aralarını ellediği sabit olduğundan çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1.cümle, 62, 53 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın cinsel istismar eylemini gerçekleştirdikten sonra mağdureye "Bu arabaya binmesin yoksa bunu sinkaf ederim, öldürürüm" şeklindeki sözü ile tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan aynı Kanun'un 106/1-1.cümle, 62, 50 maddeleri gereğince hapisten çevrili 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, gerek olay yerinde sözlü olarak, gerekse de 17-18.03.2015 tarihli facebook yazışmalarında mağdurenin kendisini şikayet etmesi halinde daha önce yaşadığı cinsel ilişki olaylarını babasına ifşa edeceği tehditleriyle şantajda bulunduğu sabit olduğundan şantaj suçundan 5237 sayılı Kanun'un 107/2, 43/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 1yıl 15 gün hapis cezası ve 100 TL adli para cezası ile hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan suçun yasal unsurlarının oluşmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları oluştuğundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, rızası ile öpüştüklerine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1.Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Şantaj ve Tehdit Suçları Yönünden a) Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 107/2, 106/1-1.cümle maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. b) 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.05.2015 tarihli mahkumiyet işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. c) Yukarıda açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden Gerekçenin (A) ve (B-1) bölümlerinde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Şantaj ve Tehdit Suçları Yönünden Gerekçenin (B-2) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-(1) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2024 tarihinde karar verildi.