4. Ceza Dairesi 2014/47937 E. , 2015/28208 K. "" Tebliğname No : KYB - 2014/374399 Tehdit ve hakaret suçlarından sanıklar .... ve ... haklarında İstanbul Anadolu 36. Sulh Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kovuşturma sırasında, 28/12/2013 tarihinde 0542 797 89 60 numaralı hat ile 0535 683 14 14 numaralı hat arasındaki arama ve mesaj kayıtlarıyla ilgili iletişimin tespiti talebinin reddine dair, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2014 tarihli ve 2014/653 değişik …
**4. Ceza Dairesi 2014/47937 E. , 2015/28208 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : KYB - 2014/374399 Tehdit ve hakaret suçlarından sanıklar .... ve ... haklarında İstanbul Anadolu 36. Sulh Ceza Mahkemesinde görülmekte olan kovuşturma sırasında, 28/12/2013 tarihinde *** *** **** numaralı hat ile *** *** **** numaralı hat arasındaki arama ve mesaj kayıtlarıyla ilgili iletişimin tespiti talebinin reddine dair, İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2014 tarihli ve 2014/653 değişik iş sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/06/2014 tarihli ve 2014/714 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2014 gün ve 374399 sayılı istem yazısıyla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6526 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle değişik 135. maddesi uyarınca "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı Kanun'un 135. maddesinin 7. fıkrasında " Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir. Şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kovuşturma evresinde telefonla yapılan görüşmelere ilişkin detay bilgilerinin yani telefonla yapılan bağlantıların kimlerle ve ne zaman yapıldığının belirlenmesi anlamına gelen tespitin, 5271 sayılı Kanun'un 135/7. maddesi kapsamı dışında kaldığı, hangi suça ilişkin olursa olsun, telefondan kimlerle, ne zaman görüşüldüğüne dair tespitin, 5271 sayılı Kanun'un 135/1. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla mümkün olacağı, iletişimin tespiti tedbirinin geriye dönük olarak ta istenebileceği, somut olayda da adı geçen sanıklara ait olan cep telefon numaralarının arayan ve aranan telefon dökümlerini içerecek şekilde detay bilgilerinin istendiği dikkate alınmaksızın itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: