Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15886 E. , 2024/13131 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/15886 Karar No : 2024/13131 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hü
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15886 E. , 2024/13131 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/15886 Karar No : 2024/13131 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir Bank Asya isimli bankada ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, davacının 25.03.2014 tarihinde 50.596,10-TL tutarlı 31 günlük, 09.11.2014 tarihinde 54.286,57-TL tutarlı 31 günlük katılım hesabı açtığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından temin edilen bilgilerde davacının FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle kapatılan Doruk Eğitim Hizm. Tic. A.Ş.'de 27/02/2007-28/04/2011 tarihleri arasında çalışma kaydı bilgisinin bulunduğu anlaşıldığından davacının FETÖ/PDY terör örgütüne irtibatı ve iltisakı olduğu şeklinde değerlendirmenin makul olduğu ve hakkaniyete uygun düştüğü değerlendirilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın, davacıya usulüne uygun olarak 03/07/2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından verilen istinaf dilekçesinin 18/01/2022 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği, 03/07/2020 tarihinde tebliğ edilen Mahkeme kararına yönelik (30) günlük istinaf süresinin haftasonuna müteakip 03/08/2020 tarihinde (Pazartesi günü) sona ermesine karşın davacı tarafından, istinaf süresi geçirildikten sonra 18/01/2022 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşıldığından; yukarıda anılan Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uzun süredir ... Mahallesi, ... Sokak, ... Sitesinde ikamet ettiği, tebligat muhtara tebliğ edilmişse de muhtar tarafından kendisine ulaşan bir tebligat olmadığı, Bank Asya hesabında örgüt liderinin talimatı ile işlem yapmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, yapılan tebligat usulsüz olduğundan istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma sebeplerinden hiçbirine uymadığı belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı idare bünyesinde infaz ve koruma memuru olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunulmuş, bu başvuru Komisyonun... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Anılan işlemin iptali istemiyle açılan dava, ...İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmişir. Anılan karar, davacının bilinen adresine tebligata çıkarılmış ve bu adresin bağlı olduğu mahalle muhtarına 03/07/2020 tarihinde bırakıldığı belirtilmiştir. Davacı tarafından 18/01/2022 tarihinde bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Anılan karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı; ikinci fıkrasında, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı; aynı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, kendisine tebligat yapılacak kimse veya Kanun mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildireceği, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince, bilinen adrese yapılacak tebligatlarda muhatabın adreste bulunmaması durumunda tebliğ memurunca muhatabın o adreste oturup oturmadığının araştırılması; şayet muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış ise tebligatın çıkış merciine iade edilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; İdare Mahkemesi kararının davacının bilinen adresi olan " ... Mahallesi, ... Sokak, ... Sitesi ... Blok No... ... / ..." adresine tebligata çıkarıldığı, tebliğ mazbatasında komşusu S.K.'nın muhatabın çarşıda olduğunu beyan ettiğine yönelik ibarenin yer aldığı, tebligat alındısında tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapıldığı ve bu adresin bağlı olduğu mahalle muhtarına 03/07/2020 tarihinde bırakıldığının belirtildiği görülmüştür. Her ne kadar 03/07/2020 tarihli tebliğ mazbatasında muhatabın çarşıda olduğuna yönelik ibare bulunsa da, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, davacının MERNİS adresini 27/01/2020 tarihinde " ... Mahallesi, ... Sokak, No:... .../ ..." olarak değiştirdiği ve tebligata çıkarılan adresten sürekli olarak ayrıldığı anlaşıldığından, tebliğ memurunca yeterli adres araştırmasının yapılmadığı, dolayısıyla da davacıya yapılan tebligatın usulsüz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacıya yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle istinaf isteminin süresinde olduğunun kabulüyle istemin esası hakkında karar verilmesi gerekirken "istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi" yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.