11. Ceza Dairesi 2021/34773 E. , 2024/4536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/335 E., 2016/205 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın dava dosyasında bilinen en son adresi ile Merkezî Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı olan ad
**11. Ceza Dairesi 2021/34773 E. , 2024/4536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/335 E., 2016/205 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın dava dosyasında bilinen en son adresi ile Merkezî Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı olan adresinin aynı olduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın doğrudan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre MERNİS şerhi ile tebliğe çıkarıldığı, bu şekilde yapılan tebligatın usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine hükmü temyiz ettiği ve temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/335 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına, b) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve sanığın 1 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; yokluğunda verilen kararın usulsüz şekilde tebliğ edildiğine, hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ile temyiz dışı sanık ...’nin suç tarihinde ... Danışmanlık İnş. Tem. Tur. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanı ile doğalgaz tesisat bakım ve onarım işi yaptıkları, bu kapsamda katılan ...'ın sanıklara doğal gaz tesisatı bağlatma işini verdiği, toplam 4.700,00 TL olan iş bedelinin 2.000,00 TL'sini peşin ödediği, kalan miktarı 8 taksit hâlinde ödemeyi kararlaştırdıkları, katılanın 5 taksiti elden ödediği, 3 taksit için her biri 335,00 TL bedelli 20.01.2013, 20.02.2013 ve 20.03.2013 ödeme tarihli 3 adet senet verdiği, sanıkların söz konusu senetlerde yer alan bilgilerden yararlanarak katılan ...'ın borçlu, ... şirketinin alacaklı olarak göründüğü, her biri 335,00 TL bedelli 14.01.2013 düzenleme tarihli 20.04.2013, 20.05.2013, 20.06.2013, 20.07.2013, 20.08.2013 ve 20.09.2013 ödeme tarihli olmak üzere 6 senet düzenledikleri, borçlu kısmına katılan ...’ın yerine imza attıkları veya bir başkasına attırdıkları, senetlerin arkasına ... şirketinin kaşesini vurdukları ve temyiz dışı sanık ...’nin kaşelerin üzerini imzalayarak ciro yapıp Samsun ilinde faaliyet gösteren mağdur ...'in sahibi olduğu ... Isı ve Tesisat Tic. Ltd. Şti.ye değişik tarihlerde verip mal aldıkları, mağdur ...'in söz konusu senetlerden 20.06.2013 ödeme tarihli olan senet hakkında Samsun 8. İcra Müdürlüğünün 2013/5871 sayılı dosyası üzerinden, katılan ... aleyhine 23.07.2013 tarihinde icra takibi başlattığı anlaşılmıştır. 2. Sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemekle birlikte suç tarihinde Şencan Doğalgaz mühendislik firmasının sahibi olduğunu, temyiz dışı sanıkla birlikte de doğal gaz işi yaptıklarını, kendi adına işlem yapamadığı ve icra takibinde olduğu için suça konu senetlerin arkasını temyiz dışı sanığın kendi şirketi ... adına cirolayıp mağdur ...’in firmasına gönderdiklerini, karşılığında da kendisinin mağdur ...’ten doğal gaz malzemesi aldığını, ancak borçlu imzasının katılan ...'a ait olduğunu beyan etmiştir. 3. Katılan, mağdur ve temyiz dışı sanığın beyanları dava dosyasında mevcuttur. 4. Katılan ... aleyhine başlatılan icra takibi neticesinde Turhal İcra ve İflas Müdürlüğünce tanzim olunan 25.04.2014 tarihli Haciz Tutanağı ve Turhal Vergi Dairesinin cevabi yazısı dava dosyasında bulunmaktadır. 5. Suça konu senetler üzerinde yapılan imza incelemesi neticesinde 25.12.2014 ve 03.07.2015 tarihlerinde tanzim olunan kriminal rapor içeriklerinde; senet arkasındaki ilk ciranta imzasının temyiz dışı sanığa ait olduğu, ön yüzündeki imza ve yazı örneklerinin sanıklara ve katılan ...’a ait olup olmadıkları belirlenemediği belirtilmiştir. 6. Mağdur ...’e ait ... firması ile sanıklara ait şirket arasında 03.01.2013 ve 01.05.2013 tarihleri arasında muhtelif zamanlarda yapılan satış sözleşmelerine dair fatura örnekleri dava dosyasına eklenmiştir. 7. Mahkemece tüm senetlerin duruşmada incelediği, tamamının kambiyo senedi vasfında olduğunun belirlendiği ancak aldatıcı nitelikte olup olmadıklarına dair herhangi bir kanaat açıklanmadığı belirlenmiştir. 8. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Her iki suç yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci bendine 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, hakkında tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezaların ertelenmeleri hâlinde tekrar suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaatin oluştuğu gerekçesi ile cezaları ertelenen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması yönünde talebi olan sanık hakkında şartları oluştuğu hâlde sanığın adli sicil kayıtları gözönünde bulundurularak koşulları oluşmadığından şeklindeki gerekçeye istinaden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabul ve uygulama yönünden; a) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçu yönünden; Turhal Vergi Dairesinin cevabi yazısı ve Mahkemenin kabulüne göre sanığın, ... adlı şirketin sahibi ya da yetkilisi olmadığı, savunmaya göre kendi adına işlem yapamadığı için adı geçen şirket sahibi temyiz dışı sanık ...'den, suça konu senetler şirketi adına ciro yapmasını istediği anlaşılmakla, temyiz ışı sanık ...'nin, suça konu senetlerin sahte olup olmadıklarını bilip bilmediği araştırılarak sahte olduklarını bilerek kendi şirketi adına ciroladığının tespiti hâlinde sanık ...'ın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında; "... suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur." şeklinde yer verilen bağlılık kuralı uyarınca, azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla 5237 sayılı Kanun'un 38 ve 39 inci maddeleri kapsamında sorumlu tutulabileceği gözetildiğinde; temyiz dışı sanık ...'nin, senetlerin sahte olduklarını bilmediğinin belirlenmesi halinde sanık ...'ın eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma hükümleri kapsamına alınan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarını taşıyacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hüküm kurulması, b) Her iki suç yönünden; mağdur ...’e ait ... firması ile sanıklara ait şirket arasında 03.01.2013 ve 01.05.2013 tarihleri arasında muhtelif zamanlarda yapılan satış sözleşmelerine dair fatura örnekleri karşısında sanığın suça konu senetleri aynı borç mukabilinde mi yoksa farklı borçlar karşılığında mı verdiğinin tespiti ile farklı borçlar karşılığında vermiş olması durumunda, aynı mağdura karşı farklı zamanlarda, aynı suçun birden fazla kez işlenmesi hâlinde sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceğinin ve suça konu sahte bonoların tamamının aynı anda verilmiş olması durumunda belge sayısı gözetilerek temel cezanın tayininde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması, farklı zamanlarda verilmiş olmaları durumunda ise aynı mağdura karşı farklı zamanlarda, aynı suçun birden fazla kez işlenmesi hâlinde sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesini birinci fıkrası uyarınca hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği hâlde, sadece hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/335 Esas, 2016/205 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış haklarının KORUNMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi.